ABD, Orta Asya’daki ekonomik ve siyasal ilişkilerini genişletmek için yeni bir diplomatik hamle başlattı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Özbekistan’ın zamanı Semerkant kentinde Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan’ın dışişleri bakanlarıyla görüştü. Washington yönetimi, naturel kaynaklar bakımından varlıklı bölgeyle ilişkileri güçlendirmeyi ve Amerikan şirketlerinin tecim ve yatırım olanaklarını artırmayı hedefliyor. ABD heyetinde 200’den fazla iş dünyası temsilcisi yer alırken, görüşmelerde bilhassa tehlikeli sonuç maden tedariki ve ekonomik iş birliği öne çıkıyor.
İŞTE WASHINGTON’IN HEDEFİ
Orta Asya, enerji kaynakları ve tehlikeli sonuç maden rezervleri sebebiyle küresel güçlerin ekonomik rekabetinde ehemmiyet taşıyor. ABD, bilhassa ileri teknoloji üretiminde kullanılan ve tedariki belirli ülkelere yoğunlaşan madenlere erişimini çeşitlendirmek istiyor. Rubio, Semerkant’ta yapmış olduğu açıklamalarda tehlikeli sonuç madenlerin geleceğin sanayisi ve teknolojileri açısından önemine dikkat çekti. ABD’nin hedefinin yalnızca kendi tedarik güvenliğini sağlamak olmadığını belirten Rubio, kaynak sahibi ülkelerin de madenlerini geliştirmek ve işleme kapasitesi oluşturmak için yeni yatırımlardan yararlanabileceğini söylemiş oldu. Euronews’e konuşan Rubio, Amerikan şirketlerinin Özbekistan’da yeni ticari anlaşmalar üstünde çalıştığını ve milyarlarca dolar değerinde olabilecek iş birliklerinin görüşüldüğünü belirtti.
C5+1 ZİRVESİYLE BAŞLAYAN SÜREÇ
ABD ile beş Orta Asya ülkesi arasındaki C5+1 diyaloğu, 2015’te Semerkant’ta başlatıldı. Zaman içinde dışişleri bakanları düzeyindeki görüşmelerin ötesine geçen mekanizma, tecim, yatırım, güvenlik ve bölgesel iş birliği başlıklarını kapsıyor. ABD Başkanı Donald Trump, Kasım 2025’te beş ülkenin liderlerini Washington’da ağırlamıştı. Bu toplantılarda tecim, havacılık, demiryolu altyapısı, ziraat ekipmanları ve maden geliştirme alanlarında 25 milyar doların üstünde ticari antak kalma ve taahhüt açıklanmış olduğu bildirilmişti.
