Avrupa’nın otomotiv sanayisini korumak amacıyla hazırladığı “Made in Europe” düzenlemesinde Türkiye’yi yakından ilgilendiren yeni bir gelişme yaşandı. Fransa ve Almanya, Avrupa Birliği’nin otomotiv kurallarında uzlaşarak İngiltere’nin belirli koşullarla Avrupa üretimi kapsamına alınmasına kapı açtı. Sadece aynı öneride Türkiye’ye benzer bir hak tanınmadı. Fransa-Almanya uzlaşması hemen hemen Avrupa Birliği’nin yürürlüğe girmiş sonucu değil. Önerinin öteki üye ülkeler ve Avrupa Parlamentosu tarafınca da kabul edilmesi gerekiyor. Sadece Türkiye’nin Avrupa otomotiv üretimindeki kuvvetli konumuna rağmen hususi düzenlemenin haricinde kalmasının, sektörün geleceği açısından kaygı yarattığı belirtiliyor.
41,5 MİLYAR DOLARLIK OTOMOTİV İHRACATI RİSKTE
Türkiye otomotiv sektörü 2025 senesinde 41,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmiş oldu. Bunun 30,1 milyar dolarlık kısmı Avrupa Birliği ülkelerine yapılmış oldu. Başka bir ifadeyle Türkiye’nin otomotiv ihracatının ortalama yüzde 72,5’i AB pazarına gidiyor. AB’nin planı, kamu alımlarında ve belirli devlet desteklerinde Avrupa’da üretilen vasıta ve bileşenlere öncelik verilmesini öngörüyor. Düzenlemenin otomotiv hükümlerine gore kamu alımları yada desteklerden yararlanacak elektrikli, şarj edilebilir hibrit ve yakıt hücreli araçların AB içinde monte edilmesi; batarya hariç bileşen değerinin minimum yüzde 70’inin de AB kaynaklı olması şartı getiriliyor.
İNGİLTERE’YE HANGİ ŞARTLARLA İZİN VERİLİYOR?
Fransa ve Almanya’nın ortak önerisi, 1 Ocak 2020 tarihinde AB tek pazarının parçası olan Avrupa ortaklarının otomotiv düzenlemesine belirli koşullarla dahil edilebilmesini öngörüyor. İngiltere, bu tarih itibarıyla tek pazarın parçası olduğundan kapsama alınabilecek ülkeler içinde yer ediniyor. Sadece İngiltere’ye oluşturulan kapı koşulsuz değil. Tavsiye, karşılıklılık anlaşması yapılmasını ve üçüncü ülke yatırımları ile ticari koruma önlemlerinde AB kurallarına uyum sağlanmasını koşul koşuyor. Bu çerçevede İngiltere’nin Çin üretimi elektrikli ve hibrit araçlara yönelik AB önlemleriyle uyumlu hareket etmesi de gündeme gelebilir.
YATIRIMLARI ETKİLEYEBİLİR
Türkiye ise AB ile ortalama 30 senedir Gümrük Birliği içinde olmasına ve Avrupa otomotiv sanayisinin üretim zincirinde mühim bir yere haiz olmasına karşın Fransa-Almanya önerisindeki hususi kapsamda yer almıyor. Türkiye’de otomotiv üretimi yalnızca yerli markalardan ibaret değil. Renault, Stellantis bünyesindeki markalar, Ford, Hyundai ve Toyota şeklinde internasyonal üreticiler Türkiye’de üretim yapıyor yada Türk tedarikçilerinden parça alıyor. Sektör temsilcileri, Türkiye’nin kapsam haricinde kalmasının Avrupa’ya yönelik üretim kararlarını ve yeni yatırım planlarını etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
