Türkiye’de vitamin, mineral, kolajen, magnezyum, probiyotik ve bitkisel takviyeler giderek büyüyen bir ticari pazara dönüştü. IQVIA verilerine nazaran 2025 senesinde takviye edici besin sektörü kıymet bazında yüzde 56,7 büyüyerek 29,9 milyar TL’ye ulaştı. Artışın arkasında yalnızca tüketim alışkanlıkları değil, yükselen ürün tutarları, sıhhatli yaşlanma eğilimi ve bağışıklığı destekleme arayışı da bulunuyor. Sektörün büyümesiyle beraber eczaneler, web siteleri ve öteki satış kanalları arasındaki rekabet de keskinleşiyor.
VİTAMİN RAFINA YÖNELDİLER
Türkiye’de takviye edici gıdaların en mühim satış kanallarından biri eczaneler. Euromonitor’un 2025 pazar araştırmasına nazaran eczaneler sektörde önder satış kanalı olmayı sürdürürken, e-ticaret hızla büyüyor. Eczanelerin pozitif yanları, tüketicinin sıhhat mevzusunda eczacıya duyduğu itimat. Sadece işin ticari boyutu da dikkat çekiyor. Reçeteli ilaçlardan değişik olarak takviye edici gıdalarda fiyatlandırma ve ticari iskonto koşulları markalara nazaran değişebiliyor. Bu durum, ürünleri eczaneler açısından mühim bir gelir kalemine dönüştürüyor.
KAR MARJI İLAÇTAN FARKLI
Eczanelerin takviye ürünlere yönelmesinde ticari karlılık da rol oynuyor. Reçeteli ilaçlarda eczacı kar oranı mevzuatla belirlenen fiyat basamaklarına bağlıyken, takviye edici gıdalarda aynı mecburi kar tarifesi uygulanmıyor. Üretici ve dağıtıcı firmaların sunmuş olduğu iskontolar, kampanyalar ve satış koşulları eczanenin kazancını etkiliyor. Sektörel gösterim OTC News’in Mart-Nisan 2026 sayısında da eczane karlılığını yüksek tutan markaların rekabette avantaj elde etmiş olduğu vurgulanıyor.
FİYAT VE GÜVEN SAVAŞI
Pazarın öteki mühim ayağı web satışları. Online platformlarda fiyat karşılaştırmasının kolaylaşması, indirim kampanyaları ve ürün çeşitliliği tüketicileri dijital kanallara yönlendiriyor. Sadece yetkili satıcıların yanında deposu belirsiz ürünlerin de pazarlanabilmesi, sahtecilik ve izlenebilirlik risklerini artırıyor. Büyüyen pazarda denetim yetkisinin değiştirilmesi de gündemde. Öyleki ki, sıhhat paketi kapsamında takviye edici gıdaların üretim, içerik ve etiket denetiminin Sıhhat Bakanlığına devredilmesi tartışılıyor. Böylece ambalaj üstünde belirtilen vitamin ve minerallerin hakikaten üründe bulunup bulunmadığı, doz miktarları ve üretim koşullarının daha sıkı denetim edilmesi hedefleniyor.
ECZANE DIŞINDA YASAKLANACAK MI?
Düzenleme tartışmasının öteki ayağını satış kanalları oluşturuyor. TBMM kayıtlarına nazaran 2023 ve 2025 yıllarında sunulan ayrı kanun tekliflerinde takviye edici gıdaların yalnızca eczanelerde satılması yada web satışlarının sınırlandırılması önerilmişti. Söz mevzusu teklifler komisyonda bulunuyor. Yeni hazırlanan düzenlemenin eczane dışındaki satışları yasaklayıp yasaklamayacağı ise hemen hemen belli değil.
Uzmanlar ne diyor?
“ORGANLARA ZARAR VERİR”
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, gelişigüzel vitamin ve mineral kullanımının sıhhat açısından ciddi riskler oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Kaya, “Aşırı D vitamini kullanımı böbrek taşı oluşumu ve kalsiyum dengesinde bozulma şeklinde sorunlara yol açabiliyor. Gereğinden fazla demir alımının ise organlarda birikerek zarar veriyor” diyor.
“GELİŞİGÜZEL KULLANILMAMALI”
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Uslu da mühim uyarılarda bulunurken, “Vitamin ve besin takviyeleri her insanın gelişigüzel kullanacağı ürünler değildir. Her halsizlik, bitkinlik yada unutkanlık vitamin eksikliği anlamına gelmez. Şirketlerin pazar paylarını büyütme çabaları, toplumda her insanın takviye kullanımı gerekiyormuş algısı oluşturmamalıdır. Gereksiz ve yüksek dozda kullanılan vitaminler sağlığa zarar verebilir. Mühim olan daha çok ürün satılması değil, hakikaten gereksinim duyan kişilerin doğru takviyeye ulaşmasıdır” ifadelerini kullanıyor.
