Norveç’te askeri sırları kaydeden otomobiller, Fransa’da sıcaklığı 50 dereceye çıkarılan buzdolapları, İngiltere’de 12 Amerikan bombardıman uçağını hedef almış olduğu öne sürülen İHA hücum planı… Peş peşe yaşanmış olan vakalar, elektronik haber alma ve siber harpte yeni bir devrin kapısını araladı. Kameralar, mikrofonlar, sensörler ve GPS sistemleri, günlük yaşamın bayağı cihazlarını potansiyel birer haber alma aracına dönüştürüyor. Türkiye’de ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI’nin yabancı elektrikli otomobillere kapılarını kapatması da büyüyen tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi.
ÜSSÜN ŞİFRELERİNİ KAYDETTİ
Norveç ordusunun eylül ayında düzenlemiş olduğu askeri tatbikatta ortaya çıkan güvenlik açığı, çağdaş haber alma savaşlarının ulaşmış olduğu noktayı gösterdi. Oslo Havalimanı’nın harp koşullarında korunmasına yönelik tatbikatta kullanılan Çin menşeli kiralık otomobillerin, askerlerin tüm hareketlerini kaydettiği belirlendi. Araçların hafızasında personelin nerelere gittiği, kimleri taşımış olduğu, hangi noktalarda ne kadar kalmış olduğu ve askeri tesislerin giriş kapılarında kullanılan güvenlik kodları bulunmuş oldu. Tatbikata katılan Teğmen Fredrik Blanck, kayıtların detay düzeyinin kendileri için büyük sürpriz bulunduğunu söyledi.
DÖRT KURUMDAN YASAK
Norveç’teki skandalın Türkiye açısından dikkat çekici bir karşılığı bulunuyor. TUSAŞ Motor Sanayii (TEI) Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, 11 Ekim’de kamuoyuna yansıyan açıklamasında ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI yerleşkelerine yabancı elektrikli otomobillerin alınmadığını duyurdu. Araçlardaki oldukca sayıdaki kamera ve sensörün tesislerin haritasını çıkarabildiğini belirten Akşit, aslolan probleminin yazılımlar üstündeki kontrolün kurumlarda bulunmaması bulunduğunu altını çizdi. Türkiye’nin yanı sıra Polonya da benzer güvenlik endişeleriyle harekete geçti. Polonya Genelkurmay Başkanlığı, Şubat 2026’da Çin’de üretilen araçların koruma altındaki askeri tesislere girişini yasakladı.
50 DERECEYE ÇIKTI
Dijital tehditlerin yalnızca data toplamakla sınırı olan olmadığı Fransa’da yaşanmış olan siber saldırıyla ortaya çıktı. Siber korsanlar, yüzlerce süpermarketin internete bağlı soğutma sistemlerine müdahale ederek buzdolabı ve dondurucuların sıcaklığını 50 dereceye kadar yükseltti.
İngiltere’de ise askeri istihbaratın önemi bir kez daha gündeme geldi. RAF Fairford Hava Üssü’ne yönelik ihtimaller içinde İHA saldırısı hakkında elde edilmiş istihbaratın arkasından ABD’nin burada konuşlu 12 tane B-1 stratejik bombardıman uçağını tahliye etmiş olduğu bildirildi. İngiliz hükümeti, hücum hazırlığının arkasında İran Devrim Muhafızları’nın bulunduğunu öne sürerken Tahran suçlamaları reddetti.
KOŞU ROTASI ELE VERDİ
Elektronik haber alma riskinin çarpıcı örneklerinden biri 2018’de yaşandı. Spor uygulaması Strava’nın yayımladığı küresel aktivite haritasında, Amerikan askerlerinin Suriye ve Afganistan benzer biçimde ülkelerdeki koşu güzergahları görünür hale geldi. Akıllı saatler ve cep telefonlarından elde edilmiş GPS verileri, kamuoyuna açıklanmayan bazı askeri tesislerin yerlerinin ve personelin hareket düzeninin tespit edilmesine olanak sağlamış oldu.
SİBER SALDIRI RİSKİ
Analistlere nazaran Türkiye açısından dijital güvenlik tehdidi, müdafa endüstri kurumlarının oldukca ötesine uzanıyor. Askeri üsler, radar tesisleri, limanlar, havalimanları, enerji santralleri ve naturel gaz hatları da siber saldırıların potansiyel hedefleri içinde bulunuyor. Fransa’daki hücum dijital müdahalelerin fizyolojik zarara dönüşebildiğini, Norveç’teki vaka ise bayağı bir otomobilin bile kırılgan askerî detayları kaydedebildiğini gösterdi. Uzmanlara nazaran çağdaş casuslukta artık gizli saklı belgelerin yanı sıra araçların konum kayıtları, akıllı saatler ve güvenlik kameralarının bıraktığı dijital izler de ehemmiyet taşıyor. Değişik kaynaklardan toplanan bu veriler, askeri tesislerin konumlarından personel hareketlerine kadar tehlikeli sonuç detayları açığa çıkarabiliyor.
