Suriye’de savaşın arkasından siyasal ve ekonomik seviye hemen hemen tam anlamıyla oturmadan bu kez yakıt tutarları üstünden başlamış olan protestolar gündeme geldi. Şam yönetiminin 13 Eylül itibarıyla uygulamaya almış olduğu yeni tarifeyle motorinin litresi 125 yeni Suriye lirasından 175 liraya çıkarıldı. Böylece motorine meydana getirilen zam yüzde 40’a ulaştı. 95 oktan benzinin fiyatı 152 liradan 195 liraya, 90 oktan benzin ise 147 liradan 185 liraya terfi etti. Ev tipi tüpün fiyatı da 1470 liradan 1600 liraya çıktı. Kararın arkasından başlamış olan tepki kısa sürede yalnızca toplumsal medyayla sınırı olan kalmadı. Hama, Han Şeyhun, Maarat el Numan, Azaz ve El Bab başta olmak suretiyle değişik bölgelerde gösteriler düzenlendi. Protestocular bazı noktalarda lastik yakarak yolları kapattı. İdlib’in güneyindeki Maarat el Numan civarlarında Suriye’nin kuzey-güney ulaşımının ana omurgalarından M5 otoyolu, Halep kırsalında ise Türkiye bağlantılı yollar bir süre trafiğe kapanmış oldu.
NEDENİ PETROL KRİZİ
Şam yönetimi fiyat artışının kalıcı olmadığını, dünya enerji piyasalarında yaşanmış olan muhteşem yükseliş sebebiyle geçici olarak uygulandığını korumak için çaba sarfediyor. Suriye Enerji Bakanı Muhammed el-Beşir’e nazaran ülkenin günlük petrol üretimi ortalama 102 bin varil, buna karşılık tüketim ortalama 325 bin varil seviyesinde. Aradaki 220 bin varili aşan farkın ithalatla kapatılması gerekiyor. Küresel petrol fiyatlarının yükselmesi bundan dolayı direkt Suriye’nin ithalat faturasına yansıyor. Suriye’nin enerji sorununda bir başka başlık ise Banyas Rafinerisi. Yönetim, rafinerideki kapasite artırımı ve bakım çalışmalarını da geçici fiyat artışının gerekçeleri içinde gösteriyor. Planlanan yatırımlarla rafinerinin günlük kapasitesinin 80 bin varilden 130 bin varile çıkarılması hedefleniyor. Sadece bunun kısa vadede sokaktaki fiyat baskısını ortadan kaldırması beklenmiyor.
Aslolan mesele ise yakıt zammının yalnızca otomobil sahiplerini etkilememesi. Motorin fiyatındaki yüzde 40’lık artış; minibüsten kamyona, tarımdan jeneratörlerle elektrik üretimine, ekmek taşımacılığından fabrikalara kadar ekonominin neredeyse tüm alanlarına yansıyor. Hama ve Haseke’de bazı toplu taşıma araçlarının kontak kapattığı, bazı hatlarda yolcu ücretlerinin kısa sürede ciddi oranlarda yükseldiği bildiriliyor.
TEPKİ SİYASALLAŞIR MI?
Suriye’nin kırılgan yapısı sebebiyle gösterilerin seyri ehemmiyet taşıyor. Ülkede merkezi yönetimin otoritesi güçlenmiş olsa da savaşın bıraktığı silahlı yapılar, mahalli gerilimler, etnik ve mezhepsel fay hatları tamamen ortadan kalkmış değil. Bu yüzden ekonomik bir protesto dalgasının hükümet karşıtı siyasal gösterilere dönüşmesi ya da değişik aktörlerin eylemleri provoke etmesi, Şam açısından en ciddi risklerden biri olarak görülüyor. Ankara açısından en kırılgan nokta ise gösterilerin Azaz ve El Bab benzer biçimde Türkiye sınırına ve Türkiye’nin Suriye’deki güvenlik alanına yakın bölgelere kadar yetişmesi. Nitekim protestolar esnasında Halep’i Türkiye’ye bağlayan güzergahlarda da yol kapatma eylemleri görüldü.
