Kültürel mirasın korunmasında teknoloji Manisa’da yeni bir devrin kapısını açtı. Bakan Ersoy, Sardes Antik Kenti’nde Havadan İzleme ve Güvenlik Merkezinin açılışını gerçekleştirmiş oldu.
Kültür ve Gezim Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, açılışta yapmış olduğu konuşmada yurt dışına kaçırılan kültür varlıklarının geri getirilmesinin büyük bir başarı bulunduğunu sadece esas hedefin eserlerin mensup oldukları topraklardan asla kopmamasını sağlamak bulunduğunu altını çizdi.
Ersoy bu yaklaşımı şu sözlerle söyledi:
“Bir kültür varlığını seneler devam eden bir mücadelenin peşinden geri getirmek büyük bir başarıdır. Aslolan hedefimiz ise o eserin ilişkin olduğu topraklardan asla kopmamasını sağlamaktır.”
75 Kilometrekarelik Alan Havadan İzlenecek
Bakan Ersoy, Lidya Kralı Alyattes’in anıt mezarının da bulunmuş olduğu Bintepeler’in ortalama 75 kilometrekarelik alana yayıldığını ve 120’den fazla anıt mezarı barındırdığını söylemiş oldu.
Ersoy, Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri’nin 2025 senesinde UNESCO Dünya Miras Sıralaması’ne alınmasının bu mirasın evrensel kıymetini internasyonal düzeyde tescillediğini belirtti.
Bakan Ersoy, geçmişte bazı tümülüslerin kaçak kazılar sebebiyle iş makineleriyle ağır ve geri döndürülemez şekilde tahrip edildiğini hatırlatarak böylesine geniş bir coğrafyada tehdidin mümkün olduğunca erken görülmesi, caydırılması ve önlenmesi icap ettiğini altını çizdi.
Yüksek Yetenekli Dronlarla Gece Gündüz Takip
Bakan Ersoy, Bintepeler’e başat konumdaki Karnıyarık Tepe yakınında bulunan eski kazı evinin yenilenerek çağdaş bir Havadan İzleme ve Güvenlik Merkezine dönüştürüldüğünü deklare etti.
Ersoy, merkezin uzun menzilli ve gece görüş kabiliyetine haiz iki insansız hava aracı sistemiyle donatıldığını, üç anten sistemiyle kapsama alanının güçlendirildiğini ve merkezi seyretme sistemleri, büyük ekranlar ile çevre güvenlik kameralarının devreye alındığını söylemiş oldu.
Bakan Ersoy, merkezde vardiyalı vazife meydana getirecek güvenlik çalışanının İHA pilotluğu eğitimleri ile lüzumlu sertifikasyon süreçlerinin tamamlandığını belirtti. Ersoy, havadan seyretme esnasında şüpheli hareket yada kaçak kazı girişimi tespit edildiğinde bilginin hızlıca Jandarma birimleriyle paylaşıldığını ve müdahalenin gerçekleştirildiğini kaydetti.
Ersoy, sistemin amacını, “Kısaca teknolojiyi, kaçak kazı girişimlerini mümkün olduğunca erken görmek, caydırmak ve önlemek için kullanıyoruz.” sözleriyle açıkladı.
Bakan Ersoy, pilot uygulamayla elde edilecek verilerin yeni koruma politikalarının ve gereksinim duyulan ilave tedbirlerin geliştirilmesinde de kullanılacağını söylemiş oldu.
Kaçakçılıkla Mücadelede Üç Temel Yapı Taşı
Bakan Ersoy, Türkiye’nin kültür varlığı kaçakçılığıyla savaşım yaklaşımını şu sözlerle deklare etti:
“Hepimiz, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede yaklaşımımızı 3 temel yapı taşı üstüne kuruyoruz. Önleme, Internasyonal İş birliği ve İade.”
Ersoy, Bintepeler’de hayata geçirilen sistemin bu üçlü yapının ilk ayağı olan önleyici korumanın kuvvetli ve somut bir örneği bulunduğunu belirtti. Bakan Ersoy, 75 kilometrekarelik alanı ve yüzü aşkın tümülüsü yalnızca geleneksel yöntemlerle devamlı nezaret altında tutmanın kolay olmadığını, bu yüzden hızla gelişen teknolojinin kültürel mirasın korunmasının hizmetine sunulduğunu söylemiş oldu.
ABD ile Mutabakat 5 Yıl Daha Uzatıldı
Bakan Ersoy, mücadelenin ikinci ayağını oluşturan internasyonal iş birliği kapsamında UNESCO, INTERPOL, Dünya Gümrük Örgütü ve Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Kabahat Ofisi başta olmak suretiyle internasyonal kuruluşlarla yakın emek harcama yürütüldüğünü belirtti.
Ersoy, ABD ile 2021 senesinde imzalanan ve kültür varlıklarına yönelik ithalat kısıtlamalarını düzenleyen Mutabakat Zaptı’nın 2026 senesinde yeni bir beş senelik dönem için uzatıldığını deklare etti.
Bakan Ersoy, Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi HSI ile yürütülen soruşturma ve adli süreçlerin de kültür varlıklarının Türkiye’ye dönüşünde mühim sonuçlar verdiğini söylemiş oldu.
13 Bin 474 Kültür Varlığı Türkiye’ye Döndü
Bakan Ersoy, mücadelenin üçüncü ayağının iade bulunduğunu belirterek yurt dışına yasa dışı yollarla çıkarılan eserlerin dünyanın neresinde olursa olsun izinin sürüldüğünü söylemiş oldu.
Ersoy, 2002 yılından bu yana 13 bin 474 kültür varlığının Türkiye’ye dönüşünün sağlandığını, bunların 9 bin 159’unun yalnızca son sekiz yılda ülkeye kazandırıldığını deklare etti.
Bakan Ersoy, Boubon Antik Kenti’nden çıkarılan ve aralarında Marcus Aurelius heykelinin de bulunmuş olduğu bronz imparator heykellerinin uzun seneler devam eden araştırmalar ve internasyonal iş birliği sonucunda Anadolu’ya döndüğünü belirtti.
Ersoy, İngiltere’den getirilen Eros başının Sidamara Lahdi ile tekrardan buluşturulduğunu, ABD’den iadesi sağlanan Zeugma mozaik panosunun aynı kompozisyona ilişkin daha ilkin getirilen 12 parçayla birleştiğini söylemiş oldu.
Bakan Ersoy, ABD ve Danimarka’dan Düver kökenli mimari levhaların, İsviçre’den Urartu dönemine ilişkin bronz eserlerin, Yunanistan’dan Anadolu kökenli sikkelerin, Hollanda’dan Şile Bozgoca Camii kitabesinin, İngiltere ve İspanya’dan İznik çinilerinin de Türkiye’ye kazandırıldığını belirtti.
Manisa’nın Eserleri de Topraklarına Döndü
Bakan Ersoy, Manisa’dan yasa dışı yollarla çıkarılan ortalama 2 bin 700 senelik altın kolyenin Boston Güzel Sanatlar Müzesinden, Lidya Süreci’ne ilişkin bronz klinenin ise bilimsel çalışmaların peşinden Getty Müzesinden geri getirildiğini söylemiş oldu.
Ersoy, Manisa Müzesinde oluşturulan “Kaçış Yok” sergisinin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede değişik dönemlerden örnekleri bir araya getirdiğini belirtti.
Bakan Ersoy, ABD’de satışa çıkarıldığı tespit edilen Manisa kökenli 10 Lidya gömüt ve adak stelinin Bakanlığın seneler devam eden takip edeni ile FBI ve Vaşington Güvenlik Müşavirliği arasındaki iş birliği sonucunda 2014 senesinde Türkiye’ye getirildiğini açıkladı.
Ersoy, Manisa’nın Akhisar ilçesindeki Kulaksızlar kökenli Kilia tipi idolün de Manhattan Bölge Savcılığı ve HSI ile yürütülen iş birliği sonucunda ABD’den Türkiye’ye döndüğünü kaydetti.
“Bintepeler’i Bundan Sonrasında Gökyüzünden de Koruyacağız”
Bakan Ersoy, hızla gelişen teknolojinin tek başına kafi olmadığını belirterek Bintepeler’in korunmasında Manisalıların sahiplenmesinin büyük ehemmiyet taşıdığını söylemiş oldu.
Ersoy, Bintepeler’de geliştirilen modelin geniş coğrafyalara yayılan öteki arkeolojik alanların korunmasında da mühim bir deneyim sağlayacağını belirtti.
Bakan Ersoy, projenin hayata atlatılmasında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne, Manisa Valiliğine, Jandarma teşkilatına, mahalli makamlara, Sardis Kazı Başkanı Prof. Nicholas Cahill ile Sardis Kazı Ekibine teşekkür etti.
Ersoy konuşmasını, “Binlerce senedir bu coğrafyanın hafızasını taşıyan Bintepeler’i, bundan sonrasında gökyüzünden de koruyacağız.” sözleriyle tamamladı.
