İnsan milyonlarca yıl içinde iki ayağı üstünde yürümeye uyum sağlarken omurgası, pelvis yapısı, dizleri ve ayakları da değişti. Şimdi piyasaya çıkan bir araştırma, bu dönüşümün eklemler üstünde de bugüne dek düşünülenden daha mühim bir iz bırakmış olabileceğini gösteriyor. Nature dergisinde piyasaya çıkan araştırmada, insan iskeletinin gelişimini etkileyen genetik değişimler incelendi. Bilim adamları, insanlara özgü 561 bin 410 DNA değişikliğini tarayarak bunların iskelet dokularındaki genlerin emek verme biçimini iyi mi etkilediğini araştırdı.
DİK YÜRÜMEYLE BİRLİKTE İSKELET DEĞİŞTİ
İki ayak üstünde hareket etmek, insan vücudunda mühim anatomik değişimleri bununla beraber getirdi. Omurga, pelvis, dizler ve ayakların yapısı, dik durmaya ve yürümeye uyum sağlayacak halde tekrardan şekillendi. Araştırmanın amacı da bu değişimlerin yalnızca kemiklerin biçimini mi değiştirdiğini, yoksa iskelet dokularının hücresel özelliklerinde de kalıcı değişikliklere yol açıp açmadığını ortaya çıkarmaktı. Araştırmacılar bilhassa kıkırdak dokusunun gelişiminde vazife alan genlerin düzenlenmesine odaklandı.
KIKIRDAKTA DİKKAT ÇEKEN FARK
Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri, eklem kıkırdağının yapısında mühim rol oynayan glikozaminoglikanlar (GAG) ile ilgili oldu. Bu moleküller kıkırdağın su tutmasına, esnekliğine ve eklemlerin yük taşımasına destek oluyor. Araştırmada insan kıkırdak hücrelerinde GAG üretiminin belirgin halde baskılandığı görüldü. Deneylerde bazı GAG türlerinin üretiminin insan hücrelerinde ortalama 3-4 kat daha düşük olduğu belirlendi. Araştırmacılar, insan iskeletinin evrimi esnasında ortaya çıkan bu genetik değişimin bir taraftan iskeletin kendine özgü yapısının oluşmasına katkıda bulunurken, öteki taraftan eklemleri dejeneratif hastalıklara daha açık hale getirmiş olabileceğini belirtiyor.
KÖTÜ DİZLERİN KÖKENİ ÇOK ESKİ OLABİLİR
Eklem kireçlenmesi olarak malum osteoartrit, insanlarda bilhassa yaş ilerledikçe sık görülen bir hastalık. Yeni araştırma, bu hastalığa yatkınlığın yalnızca yaşlanma, kilo, yaşam biçimi yada eklemlerin seneler süresince aşınmasıyla açıklanamayabileceğine işaret ediyor. Araştırmanın bulguları, eklem kıkırdağının yapısını ve işleyişini etkileyen bazı özelliklerin insanoğlunun oldukca daha eski dönemlerindeki genetik değişimlere kadar uzanabileceğini gösteriyor. Sadece bilim adamları, “dik yürümek eklem kireçlenmesine niçin oldu” şeklinde direkt bir netice çıkarmıyor. Bulgular, insanoğlunun iskeletini şekillendiren genetik değişimlerle eklem hastalıklarına yatkınlık içinde bağlantı bulunabileceğini ortaya koyuyor.
