İspanyol milletvekili Laura Castel ile Finlandiyalı milletvekili Miapetra Kumpula-Natri tarafınca hazırlanan Yunanistan’a ilişkin tertipli seyretme raporu, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edildi. Raporda, Yunanistan’ın Batı Trakya Türklerini Lozan Antlaşması çerçevesinde “Müslüman azınlık” olarak sınıflandırdığı açıklandı. Bununla beraber raporun ilgili bölümlerinde “Batı Trakya Türkleri” ifadesine yer verildi. Raporda bilhassa örgütlenme özgürlüğüyle ilgili sorunlara dikkat çekildi. “Türk” adı taşıyan derneklerin tescil başvurularının reddedilebildiği yada mevcut derneklerin feshedilebildiği açıklandı. AKPM, Yunanistan’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin örgütlenme özgürlüğüne ilişkin kararlarını uygulamasında da problemler bulunduğuna dikkat çekti.
ATİNA’YA İKİ SÖZLEŞME ÇAĞRISI
AKPM’nin kabul etmiş olduğu kararda Yunanistan’a iki mühim internasyonal sözleşme mevzusunda davet yapılmış oldu. Bunlardan ilki Bölgesel yada Azınlık Dilleri Avrupa Şartı, diğeri ise Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme oldu. Kararda Yunanistan’ın bu iki sözleşmeye taraf olmadığı belirtilerek, ülkenin ulusal azınlıkların korunması mevzusunda Avrupa Konseyi’nin genel kurallarına ve AİHM kararlarına doğal olarak olduğu vurgulandı.
İSKEÇE TÜRK BİRLİĞİ DOSYASI
Raporda örgütlenme özgürlüğüyle ilgili sorunların geçmişi İskeçe Türk Birliği’ne kadar götürüldü. 1927’de kurulan İskeçe Türk Birliği ile Gümülcine Türk Gençler Birliği ve Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği, 1980’li yıllarda adlarında “Türk” ifadesi bulunmuş olduğu sebebi öne sürülerek kapatılmıştı. Dernekler mevzuyu AİHM’e taşımış, Mahkeme ise örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetmişti.
ATİNA’NIN TUTUMU FARKLI
Yunanistan ise Batı Trakya’daki azınlığın hukuki statüsünü “Müslüman azınlık” olarak tanımlıyor. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı da Nisan 2026’da yapmış olduğu açıklamada Lozan Antlaşması’nın azınlığın statüsünü dinî temelde düzenlediğini ve bu mevzuda değişik bir yorum yapılamayacağını savundu. Avrupa Konseyi’nin son raporuyla beraber Batı Trakya’daki azınlığın kimlik, dernekleşme ve örgütlenme özgürlüğü meselesi tekrardan Avrupa kurumlarının gündemine taşındı. AKPM’nin Yunanistan’a yönelik çağrıları içinde azınlık dilleri ve ulusal azınlıkların korunmasına ilişkin sözleşmelerin imzalanması ve onaylanması da bulunuyor.
