Gosteri yalnızca içeriğiyle değil, sahne üstündeki teknik uygulamalarıyla da dikkat çekti. Ortalama 160 kişinin vazife almış olduğu müzikal esnasında sahnede yağmurun yağdırılması, sahne sanatları adına Türkiye’de bir ilk olarak kayda geçti.
63 PRÖMİYER 147 TURNE
2009 senesinde kurulan Samsun Devlet Opera ve Balesi, geçen 15 yıl süresince 63 prömiyer, 33 ilde meydana gelen 147 gezim temsili,yurt dışı sahnelerinde (Fransa, İtalya, Japonya, Gürcistan, Cezayir, Tayland ve Kıbrıs) ülkemizi başarıyla temsil eden performanslar, ufaklıklara yönelik 24 binden fazla öğrenciye ulaşan eğitim projeleri, her sürem yüksek doluluk oranlarıyla sahnelenen temsillerle Samsun’un gururu oldu.
HOLLYWOOD’DAN SAMSUN’A
“Singin’ in the Rain” müzikali ile bu büyük yolculukta yeni bir eşik daha aşılmış oldu. Yapımın rejisi ve Türkçe çevirisi Aclan Büyüktürkoğlu’na, koreografisi Yunus Emre Teşkilat’e ilişik. Yapımın sahne estetiğini tamamlayan yaratıcı ekipte; dekor tasarımıyla Tayfun Çebi, kostüm tasarımıyla Gülnur Çağlayan Tuluk, ışık tasarımıyla Oğuz Murat Yılmaz, video projeksiyon tasarımıyla Murat Turgut ve koro düzenlemeleriyle Maria Chekriekchieva içeriyor. Orkestranın başkemancısı olarak Didem Tepe sahnede yer alırken, müzikalin Broadway besteleri Kıvanç Tepe tarafınca Samsun Devlet Opera ve Balesi Orkestrası için senfonik olarak tekrardan düzenlendi.
Hollywood’un içi boş parıltılı dünyasının, yükselen teknolojik değişiklik karşısında yaşamış olduğu dönüşümü mizahi bir üslupla ele alan bu yapım; yüzeysellik, kibir ve sahicilik arasındaki çatışmaları duygusal bir öyküyle harmanlayarak sahneye taşıyor. Müzikalin vaka örgüsü, Hollywood film endüstrisinde yaşanmış olan “köklü değişiklik” kaosunun ortasında gelişirken, Don Lockwood ve Kathy Selden içinde filizlenen duygusal ilişki vesilesiyle; aşk, itimat, sadakat, içtenlik ve dost desteği benzer biçimde değerlere dikkat çekiyor. Bu ilişkilerin karşısına engel olarak çıkan hırs, yapaylık, bilgisizlik, kibir ve Lina Lamont karakterinin Kathy’nin kariyerini sabote etme çabası; hikâyenin acıklı yapısını güçlendiriyor. Tüm bu çatışmalar, gerçek olana değil görüntüye öncelik veren bir dünyada insan kalmanın ne denli zor ve mühim olduğuna işaret ediyor.
Rejisör Aclan Büyüktürkoğlu, “Yaşamı süresince pek fazlaca güçlük ve engelle karşılaşan, geçici heveslerle, süslü olanın peşinden gitme arzusuna kapılan, başarısızlıkların sebebini hep başkasında arayan günümüz insanına; değerler, sevgi, sadakat, inanç ve sahici olmanın önemini, gülümseten bir üslupla hatırlatan bir yapım” sözleriyle eserin hem bireysel hem toplumsal mesajına dikkat çekti.
SAMSUN’A ÖZEL İKİ TEMSİL
Samsun Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni Sulh Salcan ise, “Singin’ in the Rain benzer biçimde ikonik bir eseri Samsun Kültür Yolu Festivali’nin açılışında Türkiye’de ilk kez sahneye taşıyor olmak büyük bir gurur. Bu yapım, yalnızca bir prömiyer değil; kurum olarak seyrettiğimiz stratejinin sahnedeki en kuvvetli yansımalarından biridir,” diyerek gösterinin anlamını altını çizdi. Salcan, yetkin sanatçı ekibi ve yaratıcı ekibin titiz hazırlık süreci sonucunda dünya standartlarında bir performansa imza atıldığını belirtti.
Samsun Devlet Opera ve Balesi sahnesinde yalnızca iki hususi temsil ile sahnelenen bu büyük prodüksiyon, sezonun en dikkat çeken yapımları içinde yerini almaya hazırlanıyor.
