Longozlarda sessiz felaket! İğneada çölleşme tehdidi altında

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kırklareli’nin Demirköy ilçesinde, Karadeniz kıyısında yer edinen İğneada Longoz Ormanları, Avrupa’nın en büyük subasar orman ekosistemlerinden biri olmasının yanı sıra Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik açısından en kıymetli naturel alanlarından biri olarak kabul ediliyor. Sadece ortalama 3 bin 155 hektarlık ulusal park alanı ve 2 bin 500 hektarlık longoz ekosistemi, giderek ağırlaşan kuraklık tehdidiyle karşı karşıya. Bartın Üniversitesi Orman Fakültesi ile İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü araştırmacılarının internasyonal bilimsel mecmua Forests’ta piyasaya çıkan emek vermesi, bölgedeki ekolojik değişimin boyutlarını ortaya koydu.


Araştırmada, geçmişe ilişik orman amenajman planları ile iklim modelleri karşılaştırılırken, İğneada’nın geleceğine ilişkin kaygı verici sonuçlara ulaşıldı.

109 HEKTARLIK KAYIP

Bilim adamlarının 1984 ve 2014 yıllarına ilişik orman yönetim planlarını karşılaştırarak gerçekleştirdiği araştırma, longozların bazı bölümlerinde ciddi alan kayıpları yaşandığını gösterdi. Araştırmaya bakılırsa Erikli Longozu’nun toplam alanı 674 hektardan 565 hektara geriledi. Böylece 30 senelik dönemde ortalama 109 hektarlık alan kaybedilirken daralma oranı yüzde 16’ya ulaştı. Erikli’deki sulak orman alanı da 520 hektardan 462 hektara düştü. Bölgedeki değişiklik yalnızca ormanların daralmasıyla da sınırı olan kalmadı. Sulak alan sınırları içinde 9,12 hektarlık ziraat arazisinin ortaya çıkması, naturel ekosistem üstündeki insan baskısının mühim göstergelerinden biri olarak değerlendirildi.

SAKAGÖL’ÜN GÖZYAŞLARI

Araştırmanın en dikkat çekici neticelerinden biri ise Sakagöl Longozu’nda görüldü. Bilim adamları, 1984 senesinde kayıtlarda bulunan ortalama 40 hektarlık sulak alanın mevcut niteliğini kaybettiğini yada bozulduğunu belirledi. Bölgede ortalama 9,9 hektarlık yeni su alanı oluşmasına karşın önceki sulak alanların kaybı dikkat çekti. Sakagöl’deki ziraat arazileri de 110 hektardan 140 hektara terfi etti. Ortalama 30 hektarlık tarımsal genişleme, suya bağımlı naturel yaşam alanlarının karşı karşıya bulunmuş olduğu baskıyı gözler önüne serdi. Kocagöl Longozu’nda ise sulak alanların büyük seviyede korunduğu, ziraat arazilerinde sınırı olan bir artış görüldüğü belirlendi.

SICAKLIK 1,8 DERECE ARTTI

Longoz ormanlarının geleceğini tehdit eden en mühim gelişmelerden biri de bölgenin ikliminde yaşanmış olan değişiklik. Araştırmada kullanılan uzun dönemli meteorolojik verilere bakılırsa İğneada çevresinin averaj sıcaklığı 13,09 aşama, senelik averaj yağışı ise 817,7 milimetre olarak hesaplandı. Bilhassa 1981-2024 dönemine ilişik iklim değerlendirmelerinde sıcaklıkların ortalama 1,8 aşama yükseldiği belirlendi. Bilim adamlarına bakılırsa aslolan çekince yalnızca averaj sıcaklıkların yükselmesi değil, yağışların yıl içindeki dağılımının değişmesi. Bölgede senelik toplam yağış miktarında büyük bir değişim görülmemesine karşın en kurak aylarda yağışların azaldığı, buna karşılık sıcaklıkların arttığı tespit edildi.

YARI KURAK OLABİLİR

Araştırmanın en çarpıcı bölümünü ise 2100 yılına yönelik iklim projeksiyonları oluşturdu. Bilim adamları, değişik sera gazı emisyon senaryolarını değerlendirerek bölgenin iklim yapısının gelecek yıllarda iyi mi değişebileceğini modelledi. De Martonne iklim sınıflandırmasına dayanan sonuçlara bakılırsa günümüzde incelenen alanın ortalama yüzde 70’i yarı nemli, yüzde 1,6’sı nemli, yüzde 28,3’ü ise Akdeniz iklimi özellikleri gösteriyor. Sadece küresel ısınmanın sınırlandırılamadığı yüksek emisyon senaryolarından birinde, 2100 yılına gelindiğinde incelenen alanın yüzde 89,25’inin yarı kurak iklim sınıfına geçebileceği hesaplandı.

AĞAÇ TÜRLERİ DE DEĞİŞİYOR

İğneada’daki ekolojik bozulma, ormanların nebat çeşitliliğini de tehdit ediyor. Araştırmaya bakılırsa saplı meşe ve dişbudak benzer biçimde ağaç türleri giderek azalırken, bölgede yaşayan dört endemik, 12 ender ve 55 tıbbi nebat türü de kuraklık riskiyle karşı karşıya.

CAN SUYU ÇAĞRISI

Araştırmanın yazarlarından İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürcan Büyüksalih, yüksek emisyon senaryolarında İğneada’nın büyük seviyede yarı kurak bir iklim kuşağına dönüşebileceği uyarısında bulunmuş oldu. Longozların karbon depolama kapasitesinin de tehlikede bulunduğunu belirten Büyüksalih, “Istranca Dağları’ndan bu ekosisteme su taşıyan derelere daha çok müdahale edilmemeli. Mevcut baraj ve göletlerden kurak dönemlerde longozların kurumasını önleyecek oranda ekolojik can suyu bırakılmalı” dedi.

Longozlarda sessiz felaket! İğneada çölleşme tehdidi altında
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com