Emekli maaşlarının hesaplanmasında kullanılan aylık bağlama sistemi tekrardan düzenleniyor. 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Senelik Programı’nda, çalışanların daha uzun süre istihdamda kalmasını teşvik edecek ve toplumsal güvenlik sistemine ilave mali yük getirmeyecek bir model üstünde çalışılması öngörüldü. Emek verme ve Toplumsal Güvenlik Bakanlığı, Gömü ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile SGK’nın yürüteceği ortak çalışmanın bilgileri merak ediliyor. Programda yeni aylık bağlama oranının kaç olacağına yada hangi yöntemle hesaplanacağına ilişkin bir sayı açıklanmadı. Düzenlemenin kapsamı ve uygulama takvimi de hemen hemen belli değil.
2008 SONRASI ORAN YÜZDE 50’YE GERİLEDİ
Emekli aylığının hesaplanmasında sigortalının prime esas kazancı, prim gün sayısı ve aylık bağlama oranı beraber dikkate alınıyor. Aylık bağlama oranı, sigortalının emek verme yaşamı süresince elde etmiş olduğu ve SGK’ya bildirilen kazancının ne kadarının emekli aylığına yansıtılacağını belirliyor. 1999 öncesinde yüzde 76’lara kadar çıkabilen aylık bağlama oranı, sonraki düzenlemelerle geriledi. 2000-2008 döneminde 9 bin gün prim için oran yüzde 65 seviyesinde uygulanırken, 2008 sonrasında aynı prim süresinin karşılığı yüzde 50’ye düştü. 2008’de yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun kapsamında her 360 günlük prim için yüzde 2 aylık bağlama oranı uygulanıyor. Bu hesaplamada 9 bin gün, kısaca 25 senelik prim süresi yüzde 50 oranına karşılık geliyor.
AYNI PRİM GÜNÜ, FARKLI EMEKLİ MAAŞI
Emekli aylıklarındaki farklılıkların mühim sebeplerinden biri, emek verme sürelerinin değişik yasal dönemlere denk gelmesi. 2000 öncesi, 2000-Eylül 2008 arası ve Ekim 2008 sonrası emekler aynı hesaplama yöntemiyle değerlendirilmiyor. Bu dönemlere ilişik kısmi aylıklar ayrı ayrı hesaplanarak birleştiriliyor. Bu yüzden emek verme süresi ve prim gün sayısı benzer olan kişilerin emekli aylıkları, primlerinin hangi yıllarda ödendiğine gore farklılaşabiliyor.
İNTİBAK DÜZENLEMESİ GEREKİYOR
Emek verme ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik de 2008’de meydana getirilen düzenlemelerin emekli aylıklarını aşağı çektiğini ve değişik tarihlerde emekli olanlar içinde eşitsizlik yarattığını belirtiyor. Yapmış olduğu değerlendirmelerde Çelik, aylık bağlama oranındaki düşüşün yanı sıra güncelleme katsayısındaki değişikliğe de dikkat çekiyor. Çelik’e gore 2008 öncesinde emekli aylığı hesabında ekonomik büyümenin tamamı dikkate alınırken, 2008 sonrasında büyümenin yalnızca yüzde 30’u güncelleme katsayısına yansıtılmaya başlandı. Çelik, aylık bağlama oranlarının ve güncelleme katsayısının eski seviyelerine yaklaştırılmasını, emekli aylıklarının alt sınırının yükseltilmesini ve emekliler arasındaki farkların giderilmesi için intibak düzenlemesi yapılmasını korumak için çaba sarfediyor.
2000 sonrasında emekli olanlar ile halen çalışmaya devam edenlerin aylık hesabındaki farklılıkların giderilmesini amaçlıyor.
MECLİS’TE YÜZDE 3 TEKLİFİ
Aylık bağlama oranının artırılmasına yönelik somut adımlardan biri de TBMM’ye sunulan kanun teklifi oldu. Gaziantep Milletvekili Melih Meriç’in 23 Eylül 2026’da sunmuş olduğu teklifte, 5510 sayılı Kanun’da her 360 günlük prim için uygulanan yüzde 2’lik oranın yüzde 3’e çıkarılması isteniyor. Teklifte yalnızca yeni emekli olacakların değil, daha ilkin aylık bağlanmış kişilerin de kapsama alınması öngörülüyor. Buna gore 2008 ve sonrasındaki emek verme dönemlerine ilişkin kısmi aylıkların yeni oran üstünden tekrardan hesaplanması ve emekli aylıklarının güncellenmesi amaçlanıyor.
FARUK ÇELİK’TEN İNTİBAK ÖNERİSİ
Eski Emek verme ve Toplumsal Güvenlik Bakanı, AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik de emekli aylıkları arasındaki farkların giderilmesi için intibak düzenlemesi yapılmasını gündeme getirdi. Habertürk yazarı Ahmet Kıvanç’ın aktardığı açıklamalarında Çelik, aylık bağlama oranı ve güncelleme katsayısının tekrardan ele alınması icap ettiğini belirtti. Çelik, mevcut sistemde daha uzun süre ve daha yüksek kazanç üstünden prim ödeyenlerin emekli aylıklarına bunun yeterince yansımadığı görüşünü dile getirdi. Çelik’in önerisi, yalnızca yeni emeklilerin aylıklarının artırılmasını değil, mevcut emeklilerin kök aylıklarının da tekrardan hesaplanmasını içeriyor.
UZMANLAR DÖRT BAŞLIĞA DİKKAT ÇEKİYOR
SGK uzmanı İsa Karakaş da Türkiye Gazetesi’ndeki değerlendirmelerinde 2008 sonrası aylık bağlama oranının yüzde 2 üstünden hesaplanmasının emekli aylıklarını etkilediğine dikkat çekiyor. Karakaş’ın yazılarında, daha çok prim ödeyenlerin bunun karşılığını emekli aylığında alabilmesi için hesaplama sisteminin tekrardan ele alınması gerektiği vurgulanıyor.
ÜÇ OLASILIK ÖNE ÇIKIYOR
2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Programı’ndaki hedef ile uzmanların ve siyasetçilerin önerileri beraber değerlendirildiğinde yeni sistem için üç başlık öne çıkıyor. İlk seçenek, 2008 sonrasında uygulanan yüzde 2’lik aylık bağlama oranının yükseltilmesi. Meclis’teki yüzde 3 teklifi bu yöndeki somut tavsiye. Bu şekilde bir değişim, bilhassa emek verme yaşamının büyük kısmı 2008 sonrasına denk gelen sigortalıların aylık hesabını etkileyebilir. İkinci seçenek, güncelleme katsayısında ekonomik büyümenin emekli aylığı hesabına daha yüksek oranda yansıtılması. Bu yöntemde geçmiş yıllarda SGK’ya bildirilen kazançların emeklilik tarihindeki karşılığının daha yüksek hesaplanması amaçlanıyor. Üçüncü seçenek ise mevcut emeklilerin aylıklarının tekrardan değerlendirilmesi. İntibak düzenlemesiyle değişik dönemlerde emekli olanlar arasındaki hesaplama farklarının azaltılması hedefleniyor. Sadece bu şekilde bir düzenlemenin kapsamı, hangi emeklilerin tekrardan hesaplamaya dahil edileceği ve maliyetinin iyi mi karşılanacağı belirleyici olacak.
