İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kent Meclisi, 13 Eylül’de cemevlerini resmi olarak ibadethane olarak tanıma kararı alarak Dini Kurum ve Cemaatlerle İlişkiler Müdürlüğü’ne devrederek görev kapsamını genişletti.
Belediye meclisinin onayladığı yönetmeliğe göre, cemevleri ve diğer dinlere ait ibadethanelerin yanı sıra cami ve mescitler de müdürlüğün sorumluluk alanına giren ibadethaneler arasında yer aldı.
Ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Meclis Grup Başkanvekili Ülkü Sakalar, bu kararla “cemevlerinin resmi olarak ibadethane olarak tanındığını” söyledi.
İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) grubu, kararın Cumhurbaşkanlığı iç düzenlemeleriyle ilgisi olmayan konuları, anayasa ve kanunlarla düzenlenmesi gereken hususları içerdiğini, bu nedenle normlar hiyerarşisini ihlal ettiğini ve kapsam dışında kaldığını öne sürerek karara karşı çıktı. belediye meclisinin sorumlulukları arasındadır.
Ocak 2020’de cemevlerinin ibadethane statüsünün değiştirilmesine ilişkin teklif, belediye meclisi tarafından AKP ve aşırı sağ müttefiki Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) oylarıyla reddedildi.
Dini Kurum ve Cemaatlerle İlişkiler Müdürlüğü’nün görevleri arasında dini kurum ve cemaatlerden gelen öneri, görüş ve taleplerin incelenmesi, değerlendirilmesi ve incelenmesi, değerlendirilmesi, ilgili kurumsal birimlere iletilmesi ve takip edilmesi yer almaktadır.
Müdürlüğün görevleri arasında dini kurum ve topluluklara ait ibadethanelerin bina ve tesislerinin “kamu hizmetinde tarafsızlık ve eşitlik ilkesi dikkate alınarak” inşası ve bakımı da yer alıyor.
Dini kurum ve topluluklara ait ibadethanelere gerekli maddi desteği sağlamak, bu kurum ve toplulukların eğitim ve kültür faaliyetlerini desteklemek ve geliştirmek de müdürlüğün görev tanımı içerisinde yer almaktadır.
İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 2024 yerel seçimleri öncesinde yaptığı açıklamada, “Cemevleri ibadethanelerdir. Bunu kabul etmeyen, kabul ettirmeyen, kabul ettirmemeye çalışan her anlayışı tarihe gömmenin zamanı gelmiştir.”
Aleviler, Sünni İslam’dan sonra ikinci ana dini grup olan Türkiye nüfusunun tahminen yüzde 15-25’ini oluşturuyor.
İki grup arasındaki dini uygulamalardaki temel farklılıklara rağmen, Türk hükümeti bugüne kadar Alevi cemevlerini meşru ibadet yeri olarak kabul etmeyi ve cemevlerine camilerle aynı mali desteği vermeyi reddediyor. Bunun yerine Türkiye cemevinin kültürel bir varlık olduğunu iddia ediyor.
