Avrupa başta olmak suretiyle Türkiye’yi de tesiri altına alan sıcak hava dalgası, halk sağlığı açısından alarm verirken, kaygı yaratan veriler bu kez denizlerden geldi. Copernicus Deniz Servisi’nin verilerine nazaran küresel deniz yüzeyi sıcaklıkları 21 dereceye ulaşırken, senenin ilk yarısında deniz sıcak dalgaları küresel okyanusların ortalama yüzde 82’sini etkiledi. Akdeniz’de ise tablo oldukça daha çarpıcı oldu. Verilere nazaran deniz sıcak dalgalarından etkilenen alan oranı Akdeniz’de yüzde 98’e çıktı. Haziran ayında Akdeniz’de averaj deniz yüzeyi sıcaklığının 24,3 dereceye yetişmesi, Türkiye’nin de içinde yer almış olduğu havza açısından dikkatleri tekrardan denizlerdeki ısınmaya çevirdi. Copernicus verileri, Ocak-Haziran döneminde deniz sıcak dalgalarının küresel ölçekte istikrarlı şekilde genişlediğini ortaya koyarken, Haziran sonu itibarıyla küresel okyanusların ortalama yüzde 82’si değişik şiddetlerde deniz sıcak dalgalarına maruz kaldı.
Akdeniz’deki ısı artışı da kaygı verici düzeyde.
İŞTE EN KIRILGAN BÖLGELER
Denizlerin yanı sıra ziraat alanları da artan ısı değerleri sebebiyle tehdit altında bulunuyor. Meydana getirilen son modellemelere nazaran 15 ülkede ziraat işçileri ısı stresi sebebiyle yılda averaj 50 gün kaybediyor. Türkiye’de ise Şanlıurfa, Hatay, Adana, Antalya, Çukurova, Ege ve Güneydoğu Anadolu ovaları ısı stresi açısından en kırılgan bölgeler içinde gösteriliyor. Son verileri yorumlayan Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Kısmı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı ise Akdeniz Havzası’nın bir “iklim değişikliği sıcak noktası” olduğuna dikkat çekti. Yavaşlı, “Havza, küresel averajdan belirgin şekilde daha süratli ısınıyor. Sadece ziraat işçileri açısından aslolan çekince yalnızca termometrede görülen hava sıcaklığı değil. İnsan vücudunun sıcakla baş etme kapasitesini belirleyen aslolan unsur, ısı ve nemin birleşik tesiri” dedi.
GECELERİ DE SOĞUMUYOR
Yavaşlı, sıcaklıkların yalnızca gündüz değil gece de yükseldiğine dikkat çekerken şöyleki konuştu: “Tropik geceler olarak adlandırılan, gece sıcaklığının 20 derecenin altına düşmediği günlerin sayısı son on yıllarda hızla arttı. Bu durum eleştiri ehemmiyet taşıyor. Bundan dolayı insan vücudu sıcak yükünden büyük seviyede gece saatlerinde toparlanıyor. Gece serinlemesi ortadan kalktığında, ısının yarattığı fizyolojik yük günden güne birikiyor. Hasat döneminde günde 12 saati aşan sürelerle tarlada çalışan bir işçi için bu birikim direkt sıhhat riski anlamına geliyor.”
DÜNYA ISINACAK
“Türkiye’de meydana getirilen modelleme emekleri da ısı stresinin tarımsal işgücü verimliliğini ciddi şekilde düşüreceğini gösteriyor. 2071-2100 döneminde İç Anadolu, Ege ve Doğu Akdeniz’in bazı eleştiri bölgelerinde yaz aylarındaki işgücü verimi yüzde 52’ye varan oranlarda azalabilir. Bu risk, kuvvetli bir El Nino’nun gelişmesi durumunda kısa vadede de büyüyebilir. Bundan dolayı El Nino küresel sıcaklıkları geçici olarak yukarı çeker ve aslına bakarsan endüstri öncesine nazaran 1,3 dereceden fazla ısınmış bir dünyanın üstüne eklenmiş olur.”
Okyanuslar ısınmaya devam ederken, ekolojik denge de aynı hızla bozuluyor.
TARIM ÜRÜNLERİ BOZULUYOR
Kıtalararası Organik Çiftçiler Ağı Başkanı Shamika Mone da aşırı sıcakların aslına bakarsan zorluk derecesi yüksek çiftçilik işini daha da zorlaştırdığını belirten adlar. Mone, “Tarımda ısı stresi, giderek besin güvenliği zincirinin en eleştiri halkalarından biri hâline geliyor. Isı arttıkça yalnızca ürünler değil, o ürünleri eken, sulayan, toplayan ve taşıyan emek de baskı altında kalıyor. İşgücü kaybı büyüdükçe hasat takvimleri aksayabiliyor, verim düşebiliyor, ürün kalitesi bozulabiliyor ve maliyetler artabiliyor. Bu da besin tutarları ve arz güvenliği üstünde yeni bir baskı yaratıyor” bilgisini paylaştı.
GIDA GÜVENLİĞİ UYARISI
Mone ek olarak, “Önümüzdeki dönemde sıcak hava dalgalarının daha sık, daha uzun ve daha şiddetli yaşanması planlanıyor. Bundan dolayı ziraat işçilerini korumaya dönük önlemler, yalnızca emek verme koşullarını iyileştiren toplumsal politikalar olarak değil, hem de besin güvenliğini korumuş olan stratejik adımlar olarak öne çıkıyor. Isı stresi arttıkça, tarladaki gölge, su, dinlenme, erken uyarı ve emek verme saati düzenlemeleri tarımsal üretimin devamlılığı için temel gerekseme haline geliyor” ifadelerini kullandı.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
