Basra Körfezi’ni Umman Denizi’ne bağlayan Hürmüz Boğazı’nda gerçekleşen saldırılar ABD’nin güvenli geçiş açıklamalarını tekrardan münakaşaya açtı. Panama bayraklı Louise 1 adlı petrol tankerine, 29 Ekim’de minik bir tekneden iki yapışkan mayın yerleştirildi. Geminin makine dairesinde yangın çıkarken tanker geçici olarak hareket kabiliyetini yitirdi. İngiliz Deniz Ticareti Operasyonları kuruluşu, mürettebatın güvende bulunduğunu, yangının söndürüldüğünü ve geminin yoluna devam ettiğini deklare etti. Saldırının sorumlusu hemen hemen belirlenemedi. İran ise aynı gün dört tankerin mayınlara çarptığını deklare etti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı bu iddiaları reddetse de internasyonal haber ajansları mayın çarpışmalarını doğruladı.
Hürmüz Boğazı’nda Louise 1 adlı tanker iki yapışkan mayınla hedef alındı. Savaşın başlangıcından bu yana bölgede 113 vapur saldırısı kaydedilirken uzmanlar deniz altındaki mayınların tamamen temizlenmesinin aylar sürebileceğini belirtiyor. (FNR – Romania)
DENİZİN ALTINDA KAÇ MAYIN VAR?
Hürmüz’deki mayın tehdidi, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a başlatmış olduğu savaşın arkasından büyüdü. İran Devrim Muhafızları, gemilerin Tahran’ın belirlediği güzergahları kullanmasını isterken ABD istihbaratı mart ayında boğazda minimum 12 İran yapımı mayın tespit edildiğini bildirdi. Birleşmiş Milletler’e bağlı Internasyonal Denizcilik Örgütü ise haziran ayında tarihsel ana geçiş yollarındaki mayın sayısını ortalama 80 olarak tahmin etti. İngiliz fikir kuruluşu Chatham House’a gore İran’ın cenk öncesinde 5 bin ila 6 bin deniz mayınından oluşan bir cephaneliği bulunuyordu. Sadece bu sayı döşenen mayınların değil, tahmini toplam stokun büyüklüğünü gösteriyor. İran’ın kullandığı belirtilen Maham-3 mayınları suyun altında demirli halde beklerken Maham-7 tipi mayınlar deniz tabanına yerleşiyor; ses ve manyetik izlere duyarlı düzeneklerle patlayabiliyor. Mayınların kati konumları ise doğrulanamıyor. İran’ın mayın döşediğine ilişkin haber alma değerlendirmeleri bulunurken oldukça sayıda bağımsız rapor ve Rusya istihbaratı da ABD’nin de Hürmüz girişine mayınlar yerleştirdiğini iddia ediyor.
ÜÇ GEMİ BATTI, 30’DAN FAZLA SÜPER TANKER VURULDU
Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü verilerine gore Hürmüz ve çevresinde savaşın başlangıcından itibaren 113 doğrulanmış yada bildirilmiş vapur saldırısı kaydedildi. Bunların 28’i yalnızca ekim ayında gerçekleşti. Internasyonal Denizcilik Örgütünün daha geniş bölgeyi kapsayan kayıtlarında ise ortalama 120 vaka bulunuyor. Saldırılarda 30’dan fazla büyük petrol tankeri hasar görmüş oldu; bunların 11’i ekim ayında hedef alındı. Bu gemiler, dünyadaki 900’ü aşkın süper tankerin ortalama yüzde 3,5’ini oluşturuyor. Singapur bayraklı GFS Pride konteyner gemisi ile Antigua ve Barbuda bayraklı Cape Dao kuru yük gemisi battı. Mart ayında batan Safeen Prestige ile beraber savaşın başlangıcından itibaren batan tecim gemisi sayısı üçe ulaştı. Cape Dao’ya yönelik saldırıda bir denizci yaşamını yitirdi.
KÜRESEL PETROL VE TİCARETİN MALİYETİ BÜYÜYOR
Cenk öncesinde dünya petrol ve sıvılaştırılmış organik gaz ticaretinin ortalama beşte biri Hürmüz’den geçiyordu. Boğazdaki güvenlik krizi, enerji sevkiyatını aksatırken tanker kiralama ücretlerini, cenk riski sigortalarını ve taşımacılık maliyetlerini hızla artırdı. Reuters’ın ekim verilerine gore bazı büyük tankerlerin günlük kiralama bedeli 1 milyon doları aştı. Bu maliyetler petrol ve organik gaz tutarları üstünden endüstri üretimine, ulaşıma ve tüketici fiyatlarına kadar yansıdı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ağustos ayında ana deniz yollarının temizlendiğini açıklasa da mayın tehdidinin bütünüyle ortadan kalktığı mevzusunda görüş birliği bulunmuyor. Rus istihbaratına gore ise ABD de Hürmüz girişine mayınlar yerleştirmiş durumda. Avustralya kamu yayıncısı ABC’ye konuşan askeri uzmanlar, kapsamlı temizliğin birkaç ay sürebileceğini ve yüz milyonlarca dolara mal olabileceğini belirtti. Uzmanlara gore İngiltere, Fransa ve Almanya şeklinde ülkelerin hususi mayın avlama kapasitesi de bundan dolayı ehemmiyet taşıyor.
