Van YYÜ, Maden Incelem ve Arama Genel Müdürlüğü, AFAD ve Belediyeler Birliği işbirliğinde 2 yıl ilkin başlatılan “Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi: Yüksekova-Şemdinli Fay Zonu, Başkale, Erciş ve Tutak Fayı Projesi” tamamlandı.
TÜBİTAK’ın 8,5 milyon lira destek verdiği proje kapsamında Van YYÜ Afet Yönetimi ve Zelzele Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Azad Sağlam Selçuk, Van YYÜ Mühendislik Fakültesi Yerbilim Mühendisliği Kısmı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Selçuk ve Van YYÜ Güvenlik Meslek Yüksekokulu Acil Durum ve Afet Yönetimi Kısmı Dr. Öğr. Üyesi Sacit Mutlu’nun aralarında bulunmuş olduğu 6 kişilik ekip, riskli olduğu değerlendirilen Van’daki Başkale ve Erciş, Hakkari’deki Yüksekova ve Şemdinli, Ağrı’daki Tutak faylarında araştırma yapmış oldu.
Belirlenen bölgelerde 30 metre uzunluğunda, 3 metre genişliğinde ve 4 metre derinliğinde hendekler kazan araştırma ekibi, eski zelzele izlerinin belirlenmesi ve tarihlendirilmesi için jeolojik verileri topladı.
Tehlikeli olarak görülen 5 fayın karakteristik özelliklerinin ve zelzele tekrarlanma aralıklarının belirlenmesine yönelik çalışmaların yıl sonuna kadar bitirilmesinin hedeflendiği proje kapsamında elde edilmiş veriler, TÜBİTAK, AFAD, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri ve belediyeler şeklinde kurumlarla da paylaşıldı.
Akademisyenler, bu verileri derslerinde öğrencilere anlatarak zelzele bilincinin artırılmasına da katkı sunmaya çalışıyor.
“YÜKSEKOVA’NIN ZEMİNİ DEPREME DAYANIM AÇISINDAN OLDUKÇA ZAYIF”
Dr. Öğr. Üyesi Mutlu, Van’daki Başkale ve Erciş, Hakkari’deki Yüksekova ve Şemdinli, Ağrı’daki Tutak fayları üstünde kazı çalışmalarını tamamladıklarını söylemiş oldu.
Van’da 23 Ekim ve 9 Kasım 2011’de meydana gelen depremlerden etkilenen Erciş ilçesinde zelzele üretme potansiyeli olan fayı da araştırdıklarını belirten Mutlu, şu detayları verdi:
“Van’daki 7,2 büyüklüğündeki zelzele, bindirme fay üstünde yaşandı. Bölgede tektoniğe bağlı oluşan fayların neredeyse tamamı yıkıcı depremlere niçin oluyor. Bölgemizde arazi emek harcamaları yürüttük. Van’da Başkale ve Erciş, Hakkari’de Yüksekova ve Şemdinli, Ağrı’da ise Tutak faylarını inceledik. Şu an ciddi derecede risk teşkil edecek faylardan biri Yüksekova ve Şemdinli fayıdır. Tarihsel dönemde bu fayın yıkıcı bir zelzele kaydı görülmüyor. Bununla ilgili elimizde sayısal veri bulunmuyor. Yüksekova ve Şemdinli fayının ne tarihsel ne de aletsel dönemde göremediğimiz zelzele vaka seviyelerini kazı çalışmalarında net bir halde gördük. Bölge sismik boşluk olarak değerlendiriliyor. Yüksekova’nın zemini depreme dayanım açısından oldukça zayıf. Bölge için ciddi risk teşkil edebilecek faylardan biri diyebiliriz.”
Fay hatlarındaki kazı çalışmalarında aldıkları örneklerden yaş analizi yaptıklarını özetleyen Mutlu, “Bunun sonucunda fayın geçmişini ortaya koymaya çalışıyoruz. Örnekleri TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’ne yolladık. Sonuçlar elimizde fakat yaşların kalibrasyonları daha yapılmadı. Neticeleri net bir halde değerlendireceğiz.” dedi.
“ÇALIŞMAMIZ RAFLARDA KALMAYACAK”
Afetlerle etkili mücadelenin yolunun multidisiplinler arası emek vermeden geçtiğini vurgulayan Mutlu, öğrencilere bu şekilde bir perspektif kazandırmaya, afet öncesinde, anında ve sonrasında yapılacakları aktarmaya çalıştıklarını dile getirdi.
Afet yönetiminin bir tek bir kurumun yapabileceği iş olmadığını, tüm kesimlerin, toplumun, üniversitelerin buna dahil olması icap ettiğini ifade eden Mutlu, “Afet yönetiminin, farkındalığının anaokulundan başlayıp üniversite dönemine kadar aktarılması gerekiyor. Ikimiz de bu bilinçte öğrenciler yetiştirmeye çalışıyoruz. Hazırlanan haritalar bayındır çalışmalarında kullanılacak. Çalışmamız bir tek bilimsel emek harcama olarak raflarda kalmayacak. Elde ettiğimiz tüm detayları, verileri, fayların zelzele tekrarlanma aralıklarını ilgili tüm kurumlar, AFAD, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri ve belediyelerle paylaşıyoruz. Yapılar inşa edilirken çalışmalarımızdan da faydalanılacak.” diye konuştu.
“ACILARDAN DERS ÇIKARARAK GELECEĞİ PLANLAMAMIZ GEREKİYOR”
Ülkede meydana gelen yıkıcı depremlerde büyük acıların yaşandığına dikkati çeken Mutlu, şunları kaydetti:
“Van’da 2011’de meydana gelen iki büyük depremde 644 vatandaşımız yaşamını yitirdi. O günden bu yana depremin etkilerini hem yapısal hem ruhsal hem de sosyolojik anlamda yaşıyoruz. Acılardan ders çıkararak geleceği planlamamız gerekiyor. Bunu başarabilmenin tek yolu, afet risk yönetiminden geçiyor. Ilk olarak her insanın afet yönetimini öğrenmesi gerekiyor. AFAD’ın e-Devlet üstünden afetlerle ilgili eğitimleri var. Hepimiz bu uygulamalara rahatça ulaşabilir.”
