ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik açıklamaları, Washington’un yeni bir askeri harekata hazırlanabileceği yönündeki haberlerle beraber tekrardan nükleer tabanca tartışmasına yol açtı. Sadece Trump, 16 Ekim’de Newsmax’e verdiği röportajda bu mevzuda açık bir ifade kullandı. İran’a karşı nükleer tabanca kullanıp kullanmayacağı sorusuna, “Nükleer tabanca kullanmam. Buna ihtiyacımız yok” yanıtını veren Trump, “Dünyanın en büyük nükleer gücüyüz” sözlerini kullandı. Trump ek olarak kamuoyunda “bombaların anası” olarak malum MOAB’ın nükleer olmadığını bilhassa altını çizdi. Sadece İran’a yeni bir hücum düzenlenip düzenlenmeyeceği mevzusunda kati bir izahat yapmadı. CNN’in 15 Ekim tarihindeki haberine nazaran ise ABD yönetiminde İran’a yönelik ihtimaller içinde yeni saldırılarda MOAB kullanılması seçeneği değerlendiriliyor. 9,8 ton ağırlığındaki GBU-43/B MOAB, geniş bir alanda oldukca kuvvetli tazyik tesiri yaratan konvansiyonel bir bomba. Nükleer başlık taşımıyor ve patlaması radyoaktif serpinti oluşturmuyor.
HAVADA PATLAYAN BOMBA
Sadece MOAB’ın tesiri, patlama noktasına yakın bölgelerdeki yapılar ve insanoğlu üstünde yoğunlaşıyor. Geniş bir alanda ağır yıkıma ve can yitirilmesine niçin olabilir. Arms Control Association’a nazaran ise MOAB’ın havada patlama esasına dayanan yapısı, İran’ın dağların içine inşa edilmiş derin yeraltı tesislerini imha etmek için uygun bir seçenek olmayabilir.
NÜKLEER SEÇENEKLER NELER?
Nükleer silahlar tesir güçlerine ve kullanım amaçlarına nazaran değişik sınıflara ayrılıyor. Stratejik nükleer silahlar, oldukca büyük yıkım kapasitesine haiz ve esas olarak ülkelerin askeri merkezleri, büyük şehirleri ve stratejik altyapıları şeklinde hedeflere yönelik caydırıcılık amacı taşıyor. Taktik nükleer silahlar ise daha sınırı olan askeri hedeflere karşı kullanılmak suretiyle tasarlanmış, görece daha düşük patlama gücüne haiz silahları ifade ediyor. İran’daki yeraltı nükleer tesislerinin derinliği sebebiyle bazen taktik nükleer silahların kullanılabileceği yönünde senaryolar tartışılıyor. Sadece bu, ABD’nin bu şekilde bir karar almış olduğu yada bu yönde doğrulanmış bir hazırlık bulunmuş olduğu anlamına gelmiyor.
KONVANSİYONEL SEÇENEKLER
ABD’nin elindeki konvansiyonel seçeneklerden biri ise GBU-57 adında olan dev sığınak delici bomba. Ortalama 13,6 ton ağırlığındaki bu cephane, yeraltındaki güçlendirilmiş tesisleri hedef almak suretiyle geliştirildi. 2025’te ABD’nin İran’ın Fordow ve Natanz tesislerine yönelik saldırılarında kullanıldı. Stanford Üniversitesi’nden nükleer güvenlik uzmanı Herbert Lin’in değerlendirmesine nazaran Fordow şeklinde dağların altına inşa edilmiş tesislerin imhası, konvansiyonel silahlarla bile son aşama zor.
İran’ın Türkiye’ye komşu olması sebebiyle ihtimaller içinde bir nükleer saldırının Türkiye üstündeki tesirleri de gündeme gelir.
NÜKLEER BOMBA ATILIRSA NERELER ETKİLENİR?
Bir nükleer saldırının tesiri kullanılacak başlığın gücüne, patlamanın havada mı yerde mi gerçekleştiğine, hedefin konumuna ve meteorolojik koşullara bağlı. Bundan dolayı belirli bir saldırıda kaç kilometrelik alanın etkileneceğini kati şekilde söylemek mümkün değil. İran açısından tartışmalarda adı geçen başlıca nükleer tesisler Fordow, Natanz ve İsfahan. Fordow, Kum civarlarında dağın derinliklerine inşa edilmiş bir uranyum zenginleştirme tesisi. Natanz mühim bir zenginleştirme ve santrifüj merkezi. İsfahan ise uranyum işleme ve nükleer yakıt faaliyetleri bakımından ehemmiyet taşıyor.
RADYOAKTİF SERPİNTİ TÜRKİYE’YE ULAŞABİLİR Mİ?
Nükleer hücum halinde en mühim tehlikelerden biri radyoaktif serpinti. Bilhassa yere yakın yada yeraltındaki bir hedefe yönelik nükleer patlamada toprak, kaya ve yapı malzemeleri radyoaktif parçacıklarla atmosfere karışabilir. Bu parçacıklar rüzgarla taşınarak patlama noktasından uzakta bulunan bölgelerde de kirliliğe yol açabilir. İran’ın Türkiye’ye komşu olması sebebiyle ihtimaller içinde bir nükleer saldırının Türkiye üstündeki tesirleri de gündeme gelir. Sadece değerlendirmelere nazaran serpintinin Türkiye’ye ulaşıp ulaşmayacağı, hangi bölgelere taşınacağı ve ne yoğunlukta olacağı; patlamanın yeri, yüksekliği, gücü, rüzgar yönü ve yağış şeklinde koşullara bağlı. Bundan dolayı uzmanlara nazaran “Türkiye kati etkilenir” ya da “Türkiye etkilenmez” demek mümkün değil.
TRUMP TEK BAŞINA KARAR VEREBİLİR Mİ?
ABD sisteminde nükleer tabanca kullanma yetkisi başkana ilişkin. Kurultay’nin evvel onay vermesi gerekmiyor; askeri komutanlar ve danışmanlar başkana tavsiyede bulunabiliyor. Sadece nükleer hücum emrinin hukuka uygunluğu, internasyonal insancıl hukukun fark gözetme, askeri gereklilik ve orantılılık ilkeleri bakımından ek olarak ehemmiyet taşıyor. ABD Kurultay Araştırma Servisi’nin 11 Aralık 2025 tarihindeki raporuna nazaran başkan, nükleer tabanca kullanma sonucunda tek yetkili makam. Genelkurmay Başkanı yada Müdafa Bakanı’nın başkanın sonucuna siyasal onay vermesi şeklinde bir zorunluluk bulunmuyor.
