1. Haberler
  2. Yaşam
  3. Yaz erken geliyor, sonbahar kısalıyor!

Yaz erken geliyor, sonbahar kısalıyor!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Samsun Üniversitesi Özdemir Bayraktar Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hakan Aksu’nun yürütücülüğünde meydana getirilen araştırmada Türkiye’de yaz mevsiminin 10 yılda averaj 2,1 gün erken başladığı, sonbaharın kısaldığı, ilkbaharın uzadığı hesaplandı.

Mevsimlerin başlangıç ve bitiş tarihlerindeki değişimlere ilişkin araştırmalar, iklim değişikliğinin mevsimlerin süreleri ve ısı averajları üstündeki etkilerine odaklanıyor.

Bu kapsamda, “1965-2020 döneminde Türkiye genelinde mevsim kaymalarının belirlenmesi” başlıklı araştırmada, 65 meteoroloji gözlem istasyonuna ilişik ısı verileri incelendi.

Araştırmada, Türkiye’nin tamamında yaz mevsiminin 10 yılda averaj 2,1 gün erken başladığı hesaplandı.

Averaj süreler göz önünde bulundurulduğunda yaz başlangıcının en oldukca öne geldiği bölge 10 yılda ortalama 2,4 ila 2,9 günle Ege Bölgesi olurken, bu bölgeyi 1,4 ila 3,2 günle Marmara, 1,4 ila 2,8 günle Akdeniz, 1,2 ila 3,2 günle Karadeniz ve 0,3 ila 2,8 günle İç Anadolu izledi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da öteki bölgelere nazaran daha düşük olacak şekilde 10 yılda ortalama 1 ila 1,5 gün olarak kaydedildi.

Araştırmaya nazaran ilkbahar mevsimi, Güneydoğu Anadolu haricinde tüm bölgelerde uzadı. En belirgin uzama 10 yılda 1,5 ila 3,5 gün ile Marmara ve Batı Karadeniz’de görüldü. Güneydoğu Anadolu’da herhangi bir değişiklik saptanmadı.

Güz mevsiminin Karadeniz, Marmara ve Ege bölgelerinde 10 yılda averaj 2 ila 3 gün kısaldığı tespit edilirken Güneydoğu Anadolu’da güz uzunluğunda değişim görülmedi.

Kış başlangıcının bilhassa Güneydoğu Anadolu’da 10 yılda 1-2 gün erkene kaydığı gözlemlendi, öteki bölgelerde değişikliğe rastlanmadı.

“SONBAHAR MEVSİMİNİN TERMAL ÖZELLİKLERİNİN DEĞİŞİMİ ÖNEMLİ”

Doç. Dr. Hakan Aksu, iklim değişikliğiyle artan sıcaklıkların yalnızca sıcak hava dalgalarını artırmakla kalmayıp atmosferin daha çok rutubet tutmasına ve ani, şiddetli yağışlarla taşkın benzer biçimde birbirini tetikleyen aşırı hava olaylarının daha sık yaşanmasına yol açabildiğini söylemiş oldu.

Astronomik takvimde mevsimlerin 90’ar günlük durağan(durgun) dönemler bulunduğunu fakat gerçek mevsimleri tanımlamak için ısı ve hava koşullarını dikkate alan dinamik bir yaklaşıma gerekseme bulunduğunu belirten Aksu, şu şekilde devam etti:

“Yükselen sıcaklıklar kış mevsimlerinin kısalmasına ve ılımanlaşmasına yol açarken yaz mevsimlerinin hem takvimsel süresini uzatmakta hem de termal sertliğini artırmakta. Bu durum ilkbahar ve güz benzer biçimde geçiş mevsimlerinde başlangıç ve bitiş tarihlerini kaydırıyor, bu da mevsimlerin uzamasına sebep olabiliyor. Mevsimsel süreklilik dengesini etkiliyor.”

Sonbaharın, denizlerin yüksek ısı kapasitesi yardımıyla iklim değişikliğinin etkilerinin yavaşlatılması ve küresel iklimin dengelenmesine katkı sağlanması açısından son aşama mühim bulunduğunu aktaran Aksu, “Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke için güz mevsiminin termal özelliklerinin değişimi mühim hale geliyor. Deniz sıcak kalıyor ve onun üstüne bazı sistemlerle soğuk ve sıcak havalar gelmeye devam ediyor.” dedi.

“REKOR SICAKLIKLAR VE AŞIRI YAĞIŞLAR İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN SOMUT GÖSTERGELERİ”

Güz sıcaklıklarının artmasının, deniz yüzeyi sıcaklıklarının yükselmesi ve atmosferik rutubet birikiminin bilhassa geçiş mevsimlerinde şiddetli konvektif yağış ve ani taşkın riskini artırabileceğini vurgulayan Aksu, geçiş mevsimlerinin bu açıdan daha riskli hale gelebileceğini beyan etti.

Aksu, tüm mevsimlerin termal ve takvimsel süre ve karakteristiklerinde belirgin farklılaşmalar olduğuna değinerek, “Mevsimlerin termal karakteristikleri incelendiğinde senenin en sıcak 90 günlük süreci olan yaz süreci, her 10 yılda averaj 0,2 ila 0,7 santigrat aşama artışla ısı artışının en yüksek gerçekleşeceği mevsim olarak öne çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

İklim değişikliğinin etkilerinin artık görmezden gelinemeyecek noktada olduğu tespitini paylaşan Aksu, şu şekilde devam etti:

“Güncel tablo iklim değişikliğinin Türkiye’de artık geleceğe dönük bir projeksiyon olmaktan çıktığını, hem termal rejimde kırılan zamanı rekorlar hem de hidrolojik döngüdeki aşırı salımlarla, kısaca yağışların oldukca ekstrem yağışlara doğru kaymasıyla kendini gösteren somut ve artarak devam eden bir gerçekliğe dönüştüğünü ortaya koyuyor.” diye konuştu.

“YAPRAK DÖKÜLMESİNİN VE VEJETASYON DÖNEMİNİN BİTİŞİ GECİKİYOR”

Mevsim kaymalarının ziraat, enerji, su kaynakları, afet yönetimi ve gezim benzer biçimde alanlarda sosyoekonomik sonuçlar doğuracağını özetleyen Aksu, iklim uyum stratejilerinin disiplinlerarası bir anlayışla hayata geçirilmesi icap ettiğini dile getirdi.

Doç. Dr. Aksu, Türkiye genelinde bitkilerin büyüyüp geliştiği dönemdeki sıcaklıkların belirgin şekilde arttığının altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulunmuş oldu:

“Bu artış bitkilerde ve ağaçlarda ilkbaharda yapraklanma ile çiçeklenme benzer biçimde fenolojik safhaların öne kayarak erginleşme süresinin kısalmasına, erken uyanan bitkilerde daha geç don riskinin yükselmesine ve bazı zararı dokunan popülasyonların da artmasına yol açıyor. Sonbahardaysa sıcaklıkların yüksek seyretmesi sebebiyle yaprak dökülmesinin ve vejetasyon sürecinin bitişi gecikiyor. Ek olarak ısı birikimindeki yükseliş cenup bölgelerde bitkiler üstünde ısı stresini artırıyor. İç ve Doğu Anadolu’nun yüksek yükselti alanlarında daha ilkin yetişmeyen bazı kültür bitkilerinin tarımının yapılabilmesine olanak veren iklim zonlarının oluşmasına niçin olabiliyor.”

Aksu, mevsim kaymalarının bu hızla sürmesi halinde önümüzdeki 20 ila 30 yılda tüm mevsimlerde zamanlama ve ısı açısından mühim değişimler yaşanacağını, dünyanın tehlikeli sonuç bir kırılma noktasında olduğu yorumunu yapmış oldu.

Yaz erken geliyor, sonbahar kısalıyor!
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com