Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı ve Kiev’in de Rusya içindeki hedeflere uzun menzilli saldırılarını artırdığı bir dönemde Washington yeni bir diplomatik girişim başlattı. Trump, Witkoff ve Kushner’ı Moskova ile Kiev’e gönderdiğini doğrulayarak, “sulh için bir fikrimiz var” dedi ve netice alabilmek için bir talih bulunduğunu söylemiş oldu. TASS’a gore ikilinin bugün Moskova’da, 6 Eylül’de Kiev’de temaslarda bulunması planlanıyor. Reuters’ın Mayıs 2026’da 50’den fazla dış ilişkiler uzmanı, Beyaz Saray yetkilisi ve dış siyaset yetkilisiyle yapmış olduğu görüşmelere dayanan araştırmasına gore Trump yönetimi, geleneksel diplomatik kanalların yerine giderek başkana direkt erişebilen dar bir hususi temsilciler çevresine ağırlık verdi. Bu sistemin en kuvvetli iki adı ise Kushner ve Witkoff durumunda. İkili için Washington’da çoğunlukla “Trump’ın iç çemberi” nitelemesi de yapılıyor.
BAŞKANA YAKIN İSİMLER
Göreve ulaşmadan önce dış ilişkiler deneyimine haiz olmayan Witkoff, Trump’ın uzun senelerdir yakın çevresinde bulunan bir gayrimenkul yatırımcısı. Kushner ise Trump’ın damadı. Kusher ilk Trump döneminde de Ortadoğu diplomasisinde vazife aldı, ikinci dönemde resmi bir hükümet unvanı olmamasına karşın başkanın en mühim gayriresmi müzakerecilerinden biri haline geldi. Reuters’a gore bazı hükümetler, Trump’ın gerçek niyetini idrak etmek için artık geleneksel ABD diplomatik kanallarından fazlaca Kushner ve Witkoff benzer biçimde direkt başkana ulaşabilen isimlerle ilişki kurmaya çalışıyor. Bundan dolayı ikilinin masadaki aslolan gücü diplomatik kariyerlerinden değil, Trump’a kişisel yakınlıklarından geliyor.
MOSKOVA İKİLİYİ YAKINDAN TANIYOR
TASS’ın derlemesine gore Witkoff bugüne dek Rusya’yı yedi kez ziyaret etti ve Putin’le birden fazla kez görüştü. Kushner da Aralık 2025’ten itibaren bazı Moskova görüşmelerinde ona birlikte rol aldı. İkilinin Putin’le Ocak 2026’daki son Kremlin görüşmesi ortalama dört saat sürdü. Putin’in dış siyaset danışmanı Yuri Uşakov görüşmeyi “esaslı, yapıcı, samimi ve güvene dayalı” olarak nitelendirdi. Sadece bu temaslar Rusya’nın savaşın sona ermesi için ileri sürdüğü taleplerinde bir değişim yaratmadı. 15 Ağustos’taki Trump-Putin Alaska zirvesinin de ikilinin girişimleriyle gerçekleştiği biliniyor. Sadece, bu zirveden de bir sulh anlaşması çıkmadı. Yeni turun dikkat çekici farkı ise Kushner ve Witkoff’un onlarca kere Moskova’ya gitmelerine karşın Ukrayna’da asla karşı karşıya görüşme yürütmemiş olmaları.
Steve Witkoff ve Jared Kushner, Trump’ın Rusya diplomasisindeki başlıca arka kanalına dönüştü. İkilinin Putin’le Ocak 2026’da Kremlin’de yapmış olduğu son görüşme ortalama dört saat sürdü. (Reuters)
SONUÇ ÇIKMAYAN TRAFİK
Kushner ve Witkoff 30 Kasım 2025’te ABD’nin Florida Eyaleti’nde Ukrayna heyetiyle meydana getirilen müzakerelerde de yer aldılar. Görüşmelerde Washington’ın sulh planı üstünde çalışıldı. 2026’da ABD arabuluculuğunda Rusya ve Ukrayna içinde 23-24 Ocak ve 4-5 Şubat’ta Abu Dabi’de, 17-18 Şubat’ta ise Cenevre’de üç tur görüşmeler gerçekleştirildi. Sadece kalıcı ateşkes sağlanamadı ve diplomatik süreç ABD’nin İran savaşıyla beraber kesintiye uğradı. Haziran ve temmuz aylarında Zelenski, Witkoff ve Kushner’la telefon görüşmeleri yaparak sürecin tekrardan canlandırılmasını istedi.
KİM NE BEKLİYOR?
Tarafların temel talepleri ise birbirinden uzak kalmayı sürdürüyor. Moskova, Ukrayna’nın NATO üyelik talebinden vazgeçmesini, askeri varlığının ciddi halde sınırlandırılmasını ve Rusya’nın talep etmiş olduğu Ukrayna toprakları mevzusunda ödün verilmesini istiyor. Kiev bu şartları kabul etmiyor ve savaşın Ukrayna’nın egemenliğini koruyacak güvenlik garantileriyle sona erdirilmesini korumak için çaba sarfediyor. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, ziyaret öncesinde hemen hemen sulh anlaşması için “somut koşulların” oluşmadığını söylemiş oldu. Putin ise 3 Eylül’deki açıklamasında savaşın sona erdirilmesi mevzusunda hâlâ bir talih bulunduğunu dile getirmişti. Zelenski de ziyaret öncesinde Washington’a pozitif bir bildiri verdi. Ukrayna lideri, eylül ayında mühim değişimler yaşanabileceğini söylemiş oldu.
