Eğitim çalışanları, 10 Mayıs’ta okul müdürü İbrahim Oktugan’ın yakın zamanda öldürülmesini protesto ederek, Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı’ndan İstanbul’un Beyazıt ilçesinde güvenlik önlemlerinin artırılmasını talep etti.
Çok sayıda öğretmen sendikasının çağrısı üzerine Beyazıt Meydanı’nda toplanan binlerce kişi, taleplerini dile getirmek için İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü.
Türkiye genelinde çok sayıda öğretmen sendikalarının çağrısına bir günlük grevle, derslerden ve idari görevlerden uzak durarak destek verdi.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), silahlı saldırının temelindeki sistemsel sorunlara odaklandı.

“Cinayetin birden fazla failinin olduğunu biliyoruz. Saldırının ardındaki zihniyet, her fırsatta tehditlerle bizi ötekileştiren, hedef gösteren zihniyettir” dedi.
Sendika, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e, “Okullarda şiddeti önlemeniz için daha kaç eğitim emekçisinin ölmesi gerekiyor?”
“Hükümetin ve Milli Eğitim Bakanlığının gelişigüzel tutumu nedeniyle okullarımız ciddi şekilde tehlikeye giriyor. Bunun bedelini hayatımızla mı ödeyeceğiz?”
Sendikaya göre, kışkırtıcılar Türkiye’deki öğretmenleri tanıyordu.
“Geçmişte tanık olduğumuz birçok cinayette olduğu gibi bu cinayetlerin de failleri işimizi küçümseyen, mesleğimizi itibarsızlaştıran kişilerdir. Okullarda şiddeti teşvik edenler, yıllardır öneri ve eleştirilerimizi dinlemeyenlerdir.”
Sendika, yetkilileri okul güvenliği sorunlarını “eğitimde şiddet yasası”yla çözmeye çağırdı.
Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda şiddetin önlenmesi ve olaylara müdahale edilmesi amacıyla bir eylem planı hazırlayacak.
Sendika, saldırganların gelecekte yaşanacak olayları caydıracak ve kamu vicdanını rahatlatacak şekilde cezalandırılması gerektiğini savundu.
Yeni açıklanan müfredata değinen Sendika, bakanlığın karar verdiği “binlerce gereksiz ve zararlı içerik” yerine ders planlarında sosyal hayat derslerinin yer alması ve şiddetin her türlüsünden caydırılması gerektiğini belirtti.
Sendikanın açıklaması şöyle sonuçlandı: “Kendimizin ve öğrencilerimizin sağlığından endişe ederek işe gelmek istemiyoruz, can güvenliğimizi hiçe sayan bir eğitim sistemini reddediyoruz.”

Başkent Ankara, batı İzmir, Edirne, Bursa, Kocaeli, doğu Hakkari, Van, Elazığ, Erzurum, güneydoğu Urfa, merkez Eskişehir, güney Mersin, Hatay, kuzey Trabzon ve Zonguldak illerinde eş zamanlı protestolar yaşandı.
![]()
