Fidan, Gazze’deki duruma ve daha geniş bölgesel gelişmelere odaklanan görüşmeler için Mladenov’u kabul etti.
Tartışmaların içinde ne olduğu hakkında hemen hemen daha çok detay açıklanmadı.
Fidan, geçtiğimiz günlerde İsviçre’nin Davos kentinde ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamış olduğu “Sulh Kurulu” tüzüğünü imzalayan ülke temsilcileriyle bir araya gelmişti.
Türkiye’nin de kurucu üyesi olduğu “Sulh Kurulu”nun, Gazze halkının uzun süredir devam eden acılarını hafifletmek, insani gereksinimlerini karşılamak ve “bölgede kalıcı ve kapsayıcı bir sulh” tesis etmek için “zamanı bir fırsat” sunduğunu, Türk toplumsal medya platformu NSosyal’de yazdı.
Ankara’nın mevcut tutumunun, Gazze’de devam eden sulh sürecine insani, askeri ve siyasal anlamda katkıda bulunmak için mümkün olan her şeyi yapmak bulunduğunu altını çizdi.
Fidan, cenk devam etmiş olduğu ve Gazze’ye insani yardım girişinin zorla izin verilmediği sürece Türkiye’nin İsrail ile ticarete devam etmeyeceğini açıkça belirttiğini belirterek, Ankara’nın bu konudaki kesin tavrının altını çizdi.
Ocak ayında Beyaz Saray, Sulh Kurulu’nun kurulduğunu ve bölgedeki geçiş aşamasını yönetmekle görevli dört organdan kabul edilen Gazze İdaresi Ulusal Komitesi’nin onaylandığını duyurdu.
Kurulun oluşturulması, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana 71.000’den fazla insanı öldüren ve 171.000’den fazla kişiyi yaralayan Gazze’deki soykırım savaşını durduran ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının başlatılmasıyla aynı zamana denk geldi.
Girişim, ABD Başkanı Donald Trump tarafınca tavsiye edilen ve BM Güvenlik Konseyi’nin geçen Kasım ayında 2803 sayılı Karar uyarınca kabul etmiş olduğu 20 maddelik planın bir parçası.
