Üst düzey Türk dış ilişkiler uzmanı, İran meselesinin Ankara için merkezi bir odak noktası olmayı sürdürdüğünü belirterek, bölgenin başka bir muharebeye dayanamayacağını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dosyayı yakından takip ettiğini altını çizdi.
İranlı ve ABD’li yetkililerin iki gün ilkin Umman’da ender görüşmelerde bulunduğunu ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi’nin mevkidaşlarına tartışmalar hakkında data verdiğini belirtti.
Fidan, İran dosyasında çözüme ulaşılması durumunda başka konuların da masaya getirilebileceğini ifade ederek, nükleer anlaşmazlığın ilk olarak ABD ile küresel güvenlik arasındaki bir sorun bulunduğunu, öteki konuların ise bölgesel bulunduğunu ve ABD güvenliğiyle direkt bağlantılı olmadığını kaydetti.
Nükleer probleminin çözülmesinin öteki anlaşmazlıklarda ilerlemeyi kolaylaştıracağına dair bir inancın bulunduğunu ve Ankara’nın uygulanabilir bir çerçeve oluşturmak amacıyla bu görüşünü her iki tarafa da ilettiğini söylemiş oldu. Fidan, tarafların çoğu zaman düşmanlıkların olduğu yerde alternatif senaryolar hazırladığını, bu dinamiğin sürpriz olarak görülmemesi icap ettiğini sözlerine ekledi. ABD’nin büyük filolar, bombardıman uçakları ve stratejik varlıkları konuşlandırmak şeklinde baskı gösterilerine ve İran’ın roket sayısını artırma yönündeki açıklamalarına, ihtimaller içinde bir çatışmanın her ikisi için de maliyetli olacağına dair işaretler olarak işaret etti. “Birincisi güç göstermek, ikincisi hazırlıklı olmak” dedi.
İran’da rejim değişikliği mümkün değil
Fidan, İran’da ABD’nin hava saldırılarıyla rejim değişikliğinin mümkün olup olamayacağı yönündeki soruya cevap olarak, rejimlerin hava saldırılarıyla değişmediğini söylemiş oldu.
İran’da rejim değişikliğinin mümkün bulunduğunu düşünmüyorum” dedi.
Fidan, İran’da rejim değişikliği fikrini gerçekçi bularak reddetti ve bu tür beklentilerin “boş bir hayal” anlamına geldiğini söylemiş oldu.
Daha makul bir senaryonun, hükümetin kamu hizmetlerini sağlayamaması sebebiyle zayıflaması ve mevcut liderliği köktencilik kararlar almaya ve rotayı değiştirmeye sevk etmesi olacağını söylemiş oldu. He noted that discussions take place on two levels – formal talks and more candid exchanges – and argued that the sorun lies not in Iran’s system itself but in the decisions and policies it pursues.
Fidan, İran’ın köklü devrimci ekibinin, geleneksel millet devlet modeli yerine 1979 devriminin şekillendirdiği bir yaklaşımla ülkeyi yönetmeye devam ettiğini ve yapısal zorluklar yarattığını söylemiş oldu.
Fidan, İran’ın bomba üretmediğini sadece buna yakın kabiliyetler geliştirdiğini, bunun da ülkeyi yaptırımlara maruz bıraktığını söylemiş oldu. “İnsanlar bunu yanlış anlıyor” dedi. “Bomba üretmiyorlar ve bunu amaçladıklarına dair bir kanıt da yok, sadece uranyumu kaygı yaratacak düzeyde zenginleştiriyorlar. Eldeki mevzu uranyum zenginleştirmedir.”
Fidan, müzakereler devam ederken İran’ın vurulduğunu anımsatarak, 12 gün devam eden Haziran savaşı esnasında Washington’un Ankara’yı, müzakereler planlanmışken bile “saatler içinde her şeyin olabileceği” yönünde uyardığını söyledi.
“The US was the one talking; Israel was the one striking,” he said, adding that conditions may be different this time and that Türkiye is doing all it can to avert a catastrophe. İran’ın, yer, yöntem ve katılımcılar da dahil olmak suretiyle müzakereler için yerleşik kuralları olan kendi karar alma yapısına haiz bulunduğunu belirtti. Ankara, İranlı ve ABD’li yetkililerin ayrı odalarda arabulucu vesilesiyle konuşmak yerine karşı karşıya görüşmelerini teşvik ederek değişik bir yöntem önerdi, sadece İran, Umman’da kullanılan sistemi sürdürmeyi tercih etti ve Ankara, komşusunun seçimine saygı duyuyor.
Fidan, İran’ın varoluşsal açıdan büyük zorluklarla karşı karşıya bulunduğunu ve Türkiye’nin şubat ayı başlarında aralarında Katar, Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de bulunmuş olduğu bölgesel ortaklarla kapsamlı istişarelerde bulunduğunu ve bu ortakların da yoğun ilgi gösterdiğini söylemiş oldu. Türkiye’nin, Filistin meselesine ilişkin görüşmelerde bölge ülkelerini ortak fikirler çevresinde bir araya getirdiğini ve kuvvetli bir diplomatik çaba sarf ettiğini sözlerine ekledi. “We suggested showing the same kind of solidarity on the Iran issue,” he said, proposing a joint platform to build consensus and present a unified message to the parties. Kendisi, ABD’nin bu yaklaşımı memnuniyetle karşıladığını ve bu yaklaşımın bölgesel sahiplenmeyi ve koordineli eylemi teşvik ederek Gazze’de etkili bulunduğunu kanıtladığını belirtti. Fidan, “Kuvvetli bir ekip olarak ilerliyoruz sadece zorluklar halen devam ediyor” dedi.
‘Bölgesel işbirliğinin tekrardan tesis edilmesi dirimsel ehemmiyet taşıyor’
Fidan, bölgenin daha kuvvetli iş birliği platformlarına ihtiyacı bulunduğunu belirterek, en acil ihtiyacın bölge ülkelerinin karşılıklı itimatı tekrardan tesis etmesi bulunduğunu altını çizdi.
Bu itimat açığının giderilmesi icap ettiğini kaydeden Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın perspektifinin askeri, siyasal ve ekonomik alanlarda bölgesel dayanışmanın kurumsallaştırılmasına odaklandığını kaydetti. Bu fikirler üstünde süregelen tartışmaların mühim bulunduğunu ve birçok ileri önerinin şu anda masada bulunduğunu söyleyerek sözlerine devam etti. Yakın gelecekte bölgesel istikrara katkı sağlayacak gelişmeler beklediğini de sözlerine ekledi.
Suriye’de kan dökmek yerine diyalog lüzumlu
Fidan, Suriye’nin birlik ve toprak bütünlüğünün korunması mevzusunda sınırı olan ilerleme kaydedildiğini sadece sürecin kan dökülerek değil diyalog yöntemiyle ilerletilmesinin önemini altını çizdi.
Daha çok emek verme yapılmasına karşın, terör örgütü PKK’nın Suriye kolu YPG’nin işgal altındaki bölgelerden çekilmesinin ve ağırlıklı olarak YPG/PKK’nın kontrolündeki bölgelerde tekrardan konumlanmasının önceki haritalara bakılırsa bir ilerleme kaydettiğini kaydetti.
Gene de her iki tarafta da güvensizliğin devam etmesi sebebiyle mevcut anlaşmalar kapsamında lüzumlu olan ek adımların tamamlanması icap ettiğini söylemiş oldu. Fidan, YPG’nin zamanı bir dönüşümden geçmesi, daha gerçekçi, Suriye odaklı, Irak’ın ve Türkiye’nin güvenliğini tehdit etmeyen, PKK’nın hedefleriyle uyumlu olmayan bir duruş sergilemesi icap ettiğini savundu. Kendisi, bu şekilde bir değişimin Kürt topluluklarının meşru siyasal iştirakı için alan yaratacağını da sözlerine ekledi. He said Türkiye özgü conveyed this message to the Syrian president as well and will follow the process closely, emphasizing that equal rights for all Syrian citizens are essential.
Fidan, Kürt topluluklarının seneler süresince değişik denetim güçleri altında kalması sebebiyle Şam’la ilişki kurma fırsatının oldukça azca bulunduğunu, sadece artık yavaş yavaş tekrardan bağlantı kurduklarını ekledi. Türkiye’nin uzun süredir Suriyeli Kürtlere karşı duyarlı bir yaklaşım sergilediğini, cumhurbaşkanıyla geçmiş toplantılarda vatandaşlık eksikliğini ve ilinti duygusunu dile getirdiğini söylemiş oldu. Tüm Sünni Arapları DEAŞ üyesi olarak gösteren PKK kaynaklı iddialar ve tüm Kürtleri PKK yada YPG olarak gösteren karşıt söylemler de dahil olmak suretiyle zehirli söylemlerin kök saldığını kaydetti. Bunların izole edilmesi icap ettiğini söylemiş oldu. Fidan, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa ve meslektaşlarının sivillere baskı yapmadıklarını söyleyerek duruşunu övdü ve bu faslın hem Kürtlerin hem de Arapların yararına olacak, Türkiye’nin güvenlik kaygılarını hafifletecek ve Suriye’nin daha istikrarlı bir geleceğe doğru ilerlemesine destek olacak şekilde kapanmasını umduğunu açıkladı.
Türk diplomatik kaynaklara bakılırsa, Pazartesi günü erken saatlerde Fidan, İranlı mevkidaşı ile devam eden nükleer müzakereler hakkında telefonda görüştü.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Türkiye’nin doğu komşusunda haftalardır devam eden ölümcül protestoların arkasından İran’ı vurmakla tehdit etmesi sonrasında Türkiye, İran ile ABD arasındaki direkt görüşmelerin potansiyel mekanlarından biri olarak seçildi. İran geçen çarşamba günü yapmış olduğu açıklamada, müzakerelerin format ve yer mevzusundaki anlaşmazlıklar sebebiyle çökebileceği yönündeki söylentiler üstüne görüşmelerin Cuma günü Umman’ın Muscat kentinde yapılacağını açıklamıştı.
İran ve ABD ile yakın bağlarını sakınan Ankara, son birkaç haftadır gerilimin giderek artması sebebiyle diyaloğu korumak için çaba sarfediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kriz esnasında hem Trump hem de İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeshkian ile telefon diplomasisi yürütürken, Araghchi de Ocak ayında İstanbul’da Türk mevkidaşı Fidan ile görüşmüştü.
