Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası(TCMB), 2026 yılının ikinci enflasyon raporunu deklare etti… TCMB’nin yüzde 16 olan 2026 yıl sonu enflasyon hedefini yüzde 24’e yükseltti.
TCMB Başkanı Fatih Karahan, enflasyon raporu sunumuna “Kararlılığımızdan ödün vermediğimizin altını çiziyorum.” sözleriyle başladı. Karahan “Fiyat istikrarı doğrultusunda tüm araçlarımızı kullanmaya devam edeceğiz” dedi.
Karahan’ın sunumundan öne çıkanlar şu şekilde;
“Savaşın bilhassa enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona süratli yansımasına tanık olduk. Yüksek küresel belirsizlik tüketici ve üretici itimatını negatif etkiliyor. Belirsizlikler jeopolitik gelişmeler kaynaklı belirgin şekilde terfi etti. Fed’in yüksek olasılıkla faiz oranını değiştirmeyeceği beklenirken, Avrupa Merkez Bankası’nın faiz artırımı yapması umut ediliyor.
Talep kompozisyonunda dengeli seyir devam etmekte. İlk çeyrekte endüstri üretimi yataya sakın seyrederken, hizmet üretimi artmıştır. Kapasite kullanımı ilk çeyrekte zayıf seyretmekte.
Senenin geri kalanında dezenflasyonist görünümün korunacağını öngörüyoruz.
Küresel tecim ve jeopolitik koşullardaki zorluklara karşın nisan ayında ihracatta artış, ithalatta ise azalış gerçekleşti.
ENFLASYON GÖRÜNÜMÜ
Enerji enflasyonu jeopolitik gelişmelerle hızla terfi etmiştir. Harp tesiri yakın dönem enflasyon görünümünde öne çıkan ana unsur oldu. Senenin ilk aylarında besin grubu enflasyonu artırıcı yönde katkıda bulunmuş oldu. Enflasyonun ana eğiliminde bir miktar yükseliş gözleniyor. Enflasyon besin ve enerjideki yükselişe rağmen çekirdek enflasyonda eğilim geriliyor. Kira ve eğitim kalemlerinde azalan katılık dezenflasyonu desteklemiştir. Orta doğu’daki gelişmeler enflasyon görünümü üstünde belirsizliğe yol açtı.
Şubat-mart döneminde öngördüğümüz tahmin aralığının içinde seyreden tüketici enflasyonu, nisan ayında gerilimin etkilerinin belirginleşmesiyle tahmin aralığının üstünde gerçekleşti. TL mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati tedbirleri sıkı parasal duruşumuzu desteklemek suretiyle uygulamaya devam ediyoruz. TL mevduatın oranı yüzde 59,7 ile kuvvetli seyrini koruyor. Bireysel kredi büyümesi bir miktar geriledi. Kredi kartı ve gereksinim kredi büyümesi gerilerken, konut kredi büyümesi hızlanıyor.
Hanehalkı döviz talebi son dönemde sınırı olan kalmıştır.
Enflasyon 2026 yılı sonu enflasyon hedefini yüzde 16’dan yüzde 24’e, 2027 enflasyon hedefini ise yüzde 9’dan yüzde 15’e yükselttik.
Tahmin aralığı iletişimine ara verme sonucu aldık. Şimdiye kadar özetlediğim görünüm altında, enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26; 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9’a geriledikten sonrasında orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz.
Para politikası duruşumuzu oluştururken; risklerin yönünü ve enflasyon beklentileri üstündeki ihtimaller içinde etkilerini bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmeye devam edeceğiz. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşu sürdürülecek.”
Sunumun arkasından soru-cevap kısmında döviz talebi ile ilgili konuşan Fatih Karahan “Kur politikasında bir değişim öngörmüyoruz. Emek harcamalar ihracatta temel belirleyicinin gerçek kur değil talep bulunduğunu gösteriyor. Türk lirasına olan güvenin devam ettiğini gördük. Döviz talebinin arttığı durumlarda kurdaki yükselişin hızlanması düzgüsel, kur politikasında bir değişim yok.” ifadelerini kullandı.
