Meşhur yönetmen Christopher Nolan’ın bugüne kadarki en büyük ölçekli yapımlarından kabul edilen The Odyssey, Homeros’un ortalama 2 bin 800 senelik destanını tekrardan beyazperdeye taşıdı. Felsefe tarihinin oluşumuna da esin veren eserin film uyarlaması üstüne tüm dünyada kültürel tartışmalar da sürdürülüyor. Toplumcu tarihçi G. E. M. de Ste. Croix’nın kapsamlı eseri Antik Yunan Dünyasında Derslik Mücadelesi ise Odysseia’nın kahramanlarının yaşamış olduğu dünyanın ardındaki iyelik, emek ve derslik ilişkilerini idrak etmek için somut ve gerçekçi bir kapı açıyor.
Nolan’ın The Odyssey’si efsaneleşmiş dünyası ve kahramanlar çağını perdeye taşırken, Ste. Croix aynı dünyanın arkasındaki toprak ve mülk sahipleri, köleler ve üreticiler arasındaki sınıfsal ayrımı görünür kılıyor.
FELSEFEYE İLHAM VERDİ
Nolan’ın filmi gösterime girer girmez oyuncu ekibinden görsel hayatına, Homeros’a ne seviyede bağlı kaldığından Antik Yunan’ın iyi mi temsil edildiğine kadar geniş bir kültürel irdelemenin mevzusu haline geldi. Truva Savaşı’nın arkasından İthaka’ya dönmeye çalışan Odysseus’un ortalama on yıl devam eden yolculuğunu özetleyen yaratı; cenk, iktidar, aile, sadakat, yabancılık, yazgı ve insan iradesi şeklinde temaları aynı tarihsel anlatıda bir araya getiriyor. Odysseia ek olarak Batı fikir tarihinde geleneksel mitolojik anlatıdan (mitos) akla ve sorgulamaya dayalı felsefi düşünceye (logos) geçişin en mühim metinlerinden birisi olarak kabul edilmekte. Destan, Platon’dan Aristoteles’e kadar klasik dönem filozofları tarafınca da çerçevesiyle ele alındı.
KRALLAR DÜNYASININ ÜRETENLERİ
Nolan’ın filmimizde görkemli halde tekrardan kurulan zenginlikler, krallar ve ordular hayatına toplumcu tarihçi G. E. M. de Ste. Croix oldukça somut bir noktadan bakmayı başardı. Tarihçi, klasik dönem geçmişine bakışı tüm dünyada değiştiren temel eserler içinde bulunan Antik Yunan Dünyasında Derslik Mücadelesi’nde (1981) antik toplumu insanların yalnızca hukuki statülerine gore değil, üretim araçlarıyla ilişkileri ve başkalarının emeğinden elde ettikleri ürünlere el koyma biçimleri üstünden de inceledi. Ste. Croix’nın Antik Yunan toplumunda, egemen kesimlerin servetinin temelinde bilhassa toprak mülkiyeti bulunuyor. Antik Yunan’da mülk sahibi üst sınıflar tarafınca tarımsal üretimden atölyelere ve madenlere kadar değişik alanlarda köle emeğinin kullanılması, aristokratların başkalarının ürettiği ürüne el koyabilmesini sağlıyordu. Destanın merkezinde de aristokrat savaşçılar bulunurken, onların dünyasını maddi olarak mümkün kılan köleler, hizmetçiler, çobanlar, askerler ve üreticiler anlatının toplumsal arka planını oluşturmakta.
Ste. Croix’nın derslik çözümlemesi, Antik Yunan’ın aristokrasi ve cenk dünyasının ardında kölelerin, köylülerin ve öteki üreticilerin alın terine dayanan maddi düzeni ortaya koyuyor.
ANTİK UYGARLIĞIN MADDİ TEMELİ
Ste. Croix’nın çözümlemesinde Antik Yunan toplumunun sınıfsal yapısı Odysseia’nın cenk dünyasında da kendisini gösteriyor. Harp, kahramanlık ve fetih söyleminin ardında ganimetin, zenginliğin ve insanların ele geçirilmesini de içeriyordu. Tutsak alınan insanların köleleştirilmesi, bayanların cenk ganimetine dönüştürülmesi ve servetin savaşçı seçkinler içinde paylaşılması Homeros dünyasının olağan kabul edilen unsurları içinde yer ediniyor. Ste. Croix’in eserinde İthaka Kralı Odysseia’nın eve dönüşü “kahramanın geri gelmesi” çerçevesinde değil, kaybedilmiş iktidarın, mülkün ve toplumsal düzenin ele geçirilmesi kapsamında değerlendiriliyor. Eserde Odysseia’nın dönüşünün arkasından ilk faaliyetlerinin eski siyasal ve ekonomik düzeni tekrardan oluşturmak üstüne olduğuna da dikkat çekiliyor. Eserde vurgulanan ifade ile “efsanenin haricinde kalan tüm geçmiş, kralların dünyasını ayakta tutanların tarihidir.”
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
