Avrupa Diyabet Araştırmaları Birliği’nin (EASD) Milano’daki kongresinde açıklanan araştırma, kırmızı et ile diyabet arasındaki bağlantıya değişik bir boyut kazandırdı. Fransa’da 89 bin 953 yetişkinin beslenme alışkanlıkları ortalama 7 yıl süresince takip edildi. Başlangıçta diyabet hastası olmayan iştirakçilerin 966’sında bu süreçte tip 2 diyabet gelişti. Kırmızı ette bulunan Neu5Gc adlı molekülü en fazla tüketenlerde hastalığa yakalanma riski, minimum tüketenlere kıyasla yüzde 63 daha yüksek çıktı.
ETTEKİ GİZLİ MOLEKÜL
Araştırmanın merkezinde sığır ve koyun etinde organik olarak bulunan Neu5Gc adlı şeker türevi yer aldı. İnsan vücudunun kendiliğinden üretemediği bu molekül, yiyecekler kanalıyla vücuda giriyor. Bağışıklık sisteminin moleküle karşı geliştirdiği tepkinin zaman içinde kronik iltihaplanmaya yol açabileceği, bunun da insülin mekanizmasını negatif etkileyebileceği değerlendiriliyor. İlginç olan ise aynı molekülün süt ürünlerinden alınması durumunda benzer bir diyabet bağlantısının görülmemesi. Araştırma gözlemsel olduğundan kırmızı etin direkt diyabete niçin olduğu hemen hemen kanıtlanmış değil.
YILDA 2,1 MİLYON TÜKETİLİYOR
Araştırmanın neticeleri Türkiye’deki kırmızı et tüketimini de gündeme taşıdı. Ziraat ve Orman Bakanlığı’nın Kırmızı Et Durum ve Tahmin Raporu’na gore Türkiye’de 2024 senesinde toplam 2 milyon 171 bin ton kırmızı et tüketildi. Şahıs başına senelik tüketim 14,5 kilogram olarak hesaplandı. Bu miktar 2020’de 17 kilogramdı. Bakanlığın 2025 yılı için hazırladığı tahminde ise şahıs başına tüketimin 16,7 kilograma çıkacağı öngörüldü. Sadece bu son sayı gerçekleşmiş tüketim değil, tahmin durumunda.
ET ÜRETİMİ DE GERİLEDİ
Türkiye’de kırmızı et yalnızca sıhhat açısından değil, üretim ve fiyatlar bakımından da gündemde. TÜİK’in son verilerine gore 2025 senesinde kırmızı et üretimi yüzde 10,5 azalarak 1 milyon 885 bin tona geriledi. Bunun 1 milyon 313 bin tonunu sığır, 468 bin tonunu koyun eti oluşturdu. Böylece etin sofralara erişmesi giderek zorlaşırken bilim dünyasında tüketim miktarı ve sıhhat üstündeki tesirleri de tekrardan kritik edilmeye başlandı.
ET MİKTARI BELİRLEYİCİ OLABİLİR
Araştırmanın en çarpıcı neticelerinden biri, yüksek tüketim grubundaki adamların günde 97 gram, bayanların ise 73 gram kırmızı et yemesi oldu. Kırmızı et tüketimi arttıkça tip 2 diyabet riskinin de yükselmesi, günlük beslenme alışkanlıklarının sıhhat üstündeki tesirini bir kez daha gündeme taşıdı. Bilhassa kırmızı ette bulunan Neu5Gc adlı molekülün vücutta iltihaplanmayı tetikleyebileceği ve insülin dengesini negatif etkileyebileceği üstünde duruluyor. Araştırmada en yüksek tüketim grubunda diyabet riskinin yüzde 63 daha yüksek bulunması, aşırı kırmızı et tüketimine yönelik ikazları güçlendirdi. Sadece kırmızı etin toplam tüketim miktarı hesaba katıldığında Neu5Gc’nin bağımsız tesiri kati olarak gösterilemedi. Bulgular, bilhassa sık ve yüksek oranda kırmızı et tüketenlerin beslenme düzenlerini gözden geçirmeleri gerektiğine işaret ederken, uzmanların ölçülü tüketim uyarılarını da öne çıkarıyor.
