İran’da rejimin en mühim paramiliter güçlerinden Besic’in yetkililerine ilişkin olduğu belirtilen sızdırılmış bir ses kaydı, yönetimin yeni bir protesto dalgasından ciddi şekilde kaygı ettiğini ortaya koydu. ‘Iran International’ın yayımladığı habere bakılırsa kayıtta Besic yetkilileri, tekrardan kitlesel gösterilerin başlaması ihtimalini ve protestolar esnasında vazife meydana getiren Besic üyelerinin kimliklerinin web üstünden açığa çıkarılmasını tartışıyor. Kayıt, İran güvenlik aygıtının gösterileri bastıran unsurlarında bile yeni bir toplumsal hareketlilik karşısında kaygı bulunduğunu göstermesi açısından dikkat çekiyor.
Besic’teki ses kaydı ile Taeb’in göreve dönüşü beraber değerlendirildiğinde ortaya dikkat çekici bir tablo çıkıyor.
HUZURSUZLUK BÜYÜYOR
Ses kaydının ortaya çıkması, İran’ın ekonomik ve askeri baskının aynı anda arttığı bir dönemde içerideki güvenlik politikasını sertleştirdiğine ilişkin işaretlerin üstüne geldi. Besic, İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı gönüllü paramiliter yapılanma olarak bilhassa protestolar esnasında sokak güvenliği, gözaltılar ve gösterilerin dağıtılmasında merkezi rol oynuyor. Bu yüzden örgütün üst düzey kadrolarının yeni protesto ihtimalini tartışması, Tahran’ın toplumsal huzursuzluk riskini yakından takip ettiğine işaret ediyor.
LİDERLERİ DEĞİŞTİ
Bu endişeyi güçlendiren en mühim gelişmelerden biri, İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in 10 Ağustos’ta Hüseyin Taeb’i Besic’in başına getirmesi oldu. ‘Iran International’ın haberine bakılırsa Taeb, daha ilkin Besic komutanlığı yapmış ve peşinden senelerce Devrim Muhafızları’nın danışma teşkilatını yönetmiş deneyimli bir güvenlik yetkilisi. Taeb bilhassa 2009 Yeşil Hareketi protestolarının bastırılmasındaki rolüyle tanınıyor. Taeb’in tekrardan Besic’in başına geçirilmesi, Tahran’ın önceliğini dış cephedeki savaştan iç güvenliğe doğru genişlettiği şeklinde yorumlandı. Euronews, Taeb’in 2009 protestolarındaki görevi sebebiyle bu atamanın rejimin yakın gelecekte yeni toplumsal huzursuzluklarla karşılaşabileceği endişesinin işareti bulunduğunu yazdı. Taeb, daha ilkin gazeteciler, çifte vatandaşlar ve muhalifler üstünde yürütülen güvenlik operasyonlarının da başındaki adlardan biri olmuştu.
EKONOMİK KRİZ
Tahran’ın endişesinin arkasında yalnızca siyasal karşıcılık bulunmuyor. İran ekonomisi cenk, yaptırımlar, yüksek enflasyon ve para biriminin kıymet kaybının birleştiği ağır bir dönemden geçiyor. İran’da senelik enflasyon temmuz ayında yüzde 66’ya, besin fiyatlarındaki artış ise yüzde 128’e ulaşırken, riyalin kıymet kaybı ve işsizlik halkın satın alma enerjisini ciddi şekilde aşındırdı. ABD’nin ekonomik baskıyı daha da artırma tehdidi, Tahran’da yeni bir protesto dalgasının tetiklenebileceği endişesini büyütüyor. İranlı yetkililer ve siyasal çevreler, ekonomik koşulların kötüleşmesinin senenin başlangıcında bastırılan kitlesel protestoları tekrardan canlandırmasından korkulduğunu aktardı. Yönetimin bundan dolayı yalnızca ekonomik önlemleri değil, güvenlik tedbirlerini de artırdığı açıklandı. İran’ın cenk sebebiyle altyapısının zarar görmesi, ticaretin sekteye uğraması ve petrol gelirlerinin baskı altında kalması da ekonomik krizi derinleştiriyor.
İran yönetimi bir taraftan dışarıya karşı savaşırken, öteki taraftan yeni bir protesto dalgasının içeriden patlamasına hazırlanıyor.
PROTESTOLARIN GÖLGESİ
Yeni protesto korkusunun temelinde, İran’ın 2026’nın başlangıcında yaşamış olduğu geniş çaplı gösteriler bulunuyor. Ekonomik sıkıntılarla başlamış olan protestolar kısa sürede ülkenin değişik bölgelerine yayıldı. Gösteriler, yaşam pahalılığı ve ekonomik koşullara yönelik öfkenin yanı sıra daha geniş siyasal taleplere dönüştü ve güvenlik güçleriyle protestocular içinde çatışmalar yaşandı.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
