Irak hükümeti, ülkedeki silahlı grupların silahlarını devlet kontrolüne alma girişimine karşı çıkanlara yönelik yasal adımlar atmaya hazırlanıyor. Şarku’l Avsat’ın haberine gore hükümet, devlet kurumlarına silahların denetim altına alınmasına yönelik kararları engellemeye çalışanlar hakkında cezai şikâyet süreçlerini başlatma talimatı verdi. İktidardaki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı da tabanca meselesinin 30 Haziran 2027’ye kadar çözüme kavuşturulması hedefini yineledi. Irak Meclis Başkanı Heybet el-Halbusi hükümetin girişimine destek verirken, bazı silahlı gruplar plana karşı çıkmayı sürdürüyor.
KÂTİB HİZBULLAH SİLAH BIRAKMAYA KARŞI
Irak’taki silahlı gruplar, bilhassa ABD’nin ülkedeki askerî varlığının sona ermesinin peşinden silahların kimin kontrolünde olacağı tartışmasında karşı karşıya geldi. Başbakan Ali el-Zeydi, ülkede silahların yalnızca devletin güvenlik güçlerinin elinde bulunması icap ettiğini korumak için çaba sarfediyor. Rudaw’ın aktardığına gore el-Zeydi, 30 Haziran 2027’ye kadar devlet haricinde tabanca kalmamasını hedeflediklerini söylemiş oldu. Başbakan, beş silahlı grupla tabanca bırakma mevzusunda uzlaşmaya varıldığını, bunlardan üçünün işlemlerinin tamamlandığını deklare etti. Sadece bu izahat, tüm grupların silahlarını teslim etmiş olduğu anlamına gelmiyor. İran destekli Ketaib Hizbullah ise silahsızlanma takvimine karşı çıkan gruplar içinde yer ediniyor.
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ TARTIŞMASI
Şarku’l Avsat’ın İngilizce servisinin haberine gore Irak hükümeti, silahların devlet kontrolüne alınmasına karşı çıkan açıklamaları ve girişimleri de yakından izliyor. Güvenlik birimleri, silahsızlanma kararlarını engellemeye yada sertliği teşvik etmeye yönelik faaliyetleri incelemekle göreve getirildi. Hükümet, önlemler için terörle savaşım mevzuatına ve yargı kararlarına dayanıyor. Güvenlik yetkilileri ise cezai işlem için yargı sürecinin işletileceğini belirtiyor. Bununla beraber, tabanca bırakma planına yönelik eleştiriyle şiddete teşvik arasındaki sınırın iyi mi uygulanacağı, ifade özgürlüğü açısından da ehemmiyet taşıyor.
TÜRK ASKERİNİN ÇEKİLMESİ DE MASADA
Silahsızlanma sürecinin önündeki tartışmalardan biri de Türkiye’nin Irak’ın kuzeyindeki askerî varlığı. Ulusal Müdafa Bakanı Yaşar Güler, Türkiye’nin Irak ve Suriye’deki askerlerini sınır güvenliğinin sağlandığına kanaat getirene kadar çekmeyeceğini deklare etti. Şarku’l Avsat’a gore bazı Iraklı silahlı gruplar, silahlarını devlet kontrolüne alma planına katılmayı kabul etmek için Türk askerlerinin Irak’tan çekilmesini koşul koştu. Ankara ise askerlerin geleceğine ilişkin kararını sınır güvenliği ve sahadaki gelişmelere bağlıyor.
SİNCAR GRUBU DAĞILMAYI KABUL ETTİ
Silahlı grupların tamamı hükümetin girişimine karşı çıkmıyor. Associated Press’in 26 Ekim tarihindeki haberine gore, Sincar Direniş Birlikleri (YBS) bağımsız askeri yapılanmasını sona erdirerek savaşçılarını Irak’ın resmî güvenlik güçlerine katmayı kabul etti. YBS, DEAŞ’ın 2014’te Ezidilere yönelik saldırıları esnasında Sincar’da çatışmalara katılmıştı. Türkiye ise örgütün PKK ile bağlantıları sebebiyle bu yapılanmayı güvenlik tehdidi olarak değerlendiriyor. Anlaşmanın 4 bin 165 adam ve hanım savaşçıyı kapsadığı bildirildi; sadece entegrasyonun uygulama ayrıntıları ve takvimi hemen hemen netleşmedi.
