Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, ABD’nin Küba’ya 60 yılı aşkın süredir uyguladığı ekonomik, ticari ve mali ambargonun kaldırılmasını isteyen karar tasarısını 28 Ekim’de kabul etti. Türkiye’nin de destek verdiği tasarı lehinde 130 ülke oy kullandı. ABD ve İsrail’in de aralarında bulunmuş olduğu 17 ülke tasarıya karşı çıkarken 25 ülke çekimser kaldı. Oylama, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Küba üstündeki ekonomik baskıyı artırdığı bir dönemde yapılmış oldu. Washington yönetimi, ambargoya yönelik internasyonal desteği zayıflatmak için diplomatik girişimlerde bulunurken BM’deki netice, bu çabaların bazı ülkelerin tutumunu değiştirdiğini ortaya koydu.
TÜRKİYE AMBARGONUN KALDIRILMASINI DESTEKLEDİ
Türkiye, BM Genel Kurulu’nda ABD’nin Küba’ya uyguladığı ambargonun sona erdirilmesini isteyen tasarı lehinde oy kullandı. Böylece Ankara, ekonomik yaptırımlara karşı çıkan ülkeler içinde yer aldı. Oylama, Türkiye’nin Küba’ya yönelik ambargoya ilişkin tutumunu ortaya koyarken ABD ile ikili ilişkilerde yeni bir diplomatik krizin işareti olarak değerlendirilmiyor. BM Genel Kurulu’nun sonucu bağlayıcı değil. Ambargonun kaldırılması için ABD Kongresi’nin adım atması gerekiyor. Dolayısıyla oylama, Washington yönetimini hukuken ambargoyu sona erdirmeye zorlamıyor; internasyonal toplumun bu konudaki tutumunu gösteriyor.
GEÇEN YIL 165 ÜLKE DESTEK VERMİŞTİ
Bu yılki oylamanın dikkat çeken yanı, ambargonun kaldırılmasını isteyen ülkelerin sayısındaki düşüş oldu. Geçen yıl tasarıya 165 ülke destek vermiş, yedi ülke karşı oy kullanmış ve 12 ülke çekimser kalmıştı. Bu yıl destek 130 ülkeye gerilerken karşı oy sayısı 17’ye, çekimserlerin sayısı ise 25’e terfi etti. Almanya ve İtalya şeklinde daha ilkin tasarıya destek veren ülkelerin bu kez çekimser kalması, Washington’ın diplomatik girişimlerinin neticelerinden biri olarak öne çıktı. ABD’nin BM Sürekli Temsilcisi Mike Waltz, oylamanın arkasından yapmış olduğu açıklamada bazı büyük ekonomilerin tutum değiştirmesinden sevinç duyduğunu söylemiş oldu. Waltz, diplomatik çabaların devam etmesiyle bu sayının daha da artmasını beklediklerini belirtti.
WASHINGTON BASKIYI ARTIRIYOR
ABD’nin Küba’ya yönelik politikası yalnızca ambargoyla sınırı olan değil. Trump yönetimi, ülkenin ekonomik hareket alanını daraltan yeni önlemlerle Havana üstündeki baskıyı artırdı. Küba, senelerdir devam eden ekonomik sıkıntıların yanı sıra yakıt ve temel tüketim ürünlerindeki kıtlık, altyapı sorunları ve elektrik kesintileriyle savaşım ediyor. ABD yaptırımları bu sorunların mühim unsurlarından biri olarak gösterilirken Washington yönetimi, ülkenin ekonomik krizinde Küba hükümetinin politikalarının da etkili bulunduğunu korumak için çaba sarfediyor. Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez ise oylamanın arkasından ABD’yi ülkesini ekonomik baskı altında tutmakla suçladı. Havana yönetimi, ambargonun kaldırılması çağrısını senelerdir BM gündemine taşıyor.
BM’DEKİ OYLAMA ABD’Yİ BAĞLAMIYOR
BM Genel Kurulu, Küba’ya yönelik ABD ambargosunun kaldırılması çağrısını otuz yılı aşkın süredir her yıl gündeme getiriyor. Bu kararlar internasyonal siyasal tutumun ölçülmesi bakımından ehemmiyet taşısa da ABD’nin ambargoyu kaldırmasını mecburi kılmıyor. Bu yılki netice iki değişik gelişmeye işaret ediyor: Ambargonun kaldırılmasını isteyen ülkeler hâlâ çoğunlukta, sadece bu öğrenci verilen destek geçen yıla nazaran belirgin halde azalmış durumda. Washington açısından diplomatik bir kazanım olarak sunulan bu değişiklik, ambargonun sona ereceği anlamına gelmiyor.
