Internasyonal petrol piyasasında gözler bir taraftan ABD ile İran arasındaki diplomatik temaslara, öteki taraftan Washington’da 3 Kasım’da yapılacak Kurultay ara seçimlerine çevrildi. Brent petrolün ocak vadeli varil fiyatı, önceki gün 112,61 dolara kadar yükseldikten sonrasında bu sabah yüzde 1,3 düşüşle 110,22 dolara geriledi. ABD tipi Batı Teksas petrolü (WTI) ise 101,38 dolardan işlem görmüş oldu. Fiyatlardaki gerilemede, ABD ile İran içinde müzakerelerin tekrardan başlayabileceği yönündeki haberler etkili oldu. Axios ve Wall Street Journal’ın aktardığına nazaran Katar arabuluculuğunda diplomatik girişimler yürütülüyor. Sadece ABD Başkanı Donald Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance’in müzakereleri tekrardan başlatmak amacıyla İran’a mektup gönderilmiş olduğu iddiasını yalan olduğunu beyan etti. Piyasadaki düşüşün, bir anlaşmaya değil, çatışmanın seyrinin değişebileceği beklentisine dayandığı belirtiliyor.
114,47’YE GERİLEDİ
Reuters’ın bugünkü piyasa haberinde de Brent petrolün varil fiyatının 114,47 dolara gerilediği bildirildi. Reuters, dış ilişkiler umutlarının yanı sıra Orta Doğu’daki saldırıların ve arz güvenliğine ilişkin kaygıların fiyatlar üstündeki etkisine dikkat çekti. Söz mevzusu habere nazaran seçmenlerin günlük hayatında direkt hissedilen benzin ve dizel maliyetleri, Trump yönetiminin iktisat performansına ilişkin değerlendirmelerin mühim başlıklarından biri haline geldi.
BIDEN DÖNEMİ İLE KIYASLANDI
Amerikan Otomobil Birliği (AAA) Trump’ın ikinci başkanlık döneminde düzgüsel benzinin galon başına averaj fiyatının 3,472 dolara çıktığını belirledi. Bu sayı, Joe Biden’ın başkanlık süreci için hesaplanan 3,471 dolarlık ortalamayı oldukça minik bir farkla aşmış durumda. Dizelin galon başına averajı ise Trump döneminde 4,343 dolara yükselirken Biden dönemindeki averaj 4,078 dolar olarak hesaplandı. Trump yönetimi, İran’la savaşın ABD enerji sektörüne gelir sağladığını savunurken tüketiciler yüksek pompa fiyatlarıyla karşı karşıya. Petrol üreticilerinin kazanç elde etmesi ile hane halkının daha pahalı yakıt satın alması arasındaki bu ayrışma, seçim kampanyasının ekonomik tartışmalarını da etkiliyor.
KONGRE’DEKİ DENGE DEĞİŞİRSE NE OLUR?
S&P Global’in analizine nazaran ara seçimler, ABD’nin enerji sektörüne yönelik düzenlemelerini, yatırımları ve federal politikaların uygulanmasını etkileyebilir. Cumhuriyetçilerin Kurultay’nin iki kanadındaki çoğunluğu koruması, fosil yakıt üretimini artırmaya, ruhsat süreçlerini hızlandırmaya ve çevre düzenlemelerini gevşetmeye yönelik politikaların sürdürülmesini kolaylaştırabilir. Demokratların Temsilciler Meclisi’ni yada Senato’yu denetim etmesi ise Trump yönetiminin enerji politikalarına yönelik denetimi artırabilir. Demokratlar İran savaşının maliyetlerini, yönetimin enerji kararlarını ve fosil yakıt sektörüne sağlanan destekleri daha çok gündeme taşıyabilir. Kurultay’deki güç dengesi, bütçe kararları ve enerji yatırımlarının geleceği açısından da ehemmiyet kazanabilir.
