1. Haberler
  2. Yerel
  3. Doğu Akdeniz, Suriye, Sina, güneyde çok cepheli tehdit

Doğu Akdeniz, Suriye, Sina, güneyde çok cepheli tehdit

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İsrail tarafınca üretilen Barak MX hava müdafa sistemlerinin son sevkiyatı, Cenup Kıbrıs Rum Yönetimi’ne ulaşırken, Doğu Akdeniz ve Suriye eksenli yeni gelişmeler ise bölgesel gerilimi tırmandırıyor. İsrail’in Rum Kesimine yapmış olduğu tabanca sevkiyatı, Türkiye, KKTC, Suriye, Lübnan ekseninde yeni gerilim hatları oluştururken, Barak MX’in 460 kilometreye varan radar gözetleme kapasitesi; Türkiye ana karasına yönelik potansiyel tehdit oluşturuyor. Açık kaynaklardan yansıyan bilgilere nazaran İsrail’den gönderilen tabanca sistemlerinin son sevkiyatı, Limasol Limanı’nda görüntülenirken, füzelerin Andreas Papandreu Hava Üssü çevresine konuşlandırılacağı ifade ediliyor. 

Güvenlik analistleri, Barak MX’in yalnız hava unsurlarını değil, 100 kilometreye kadar kara hedeflerini de tespit edebileceğine dikkat çekerken, bu durumun hem KKTC hem de Doğu Akdeniz’deki, Türk hava ve kara unsurları için tehdit oluşturacağını vurguluyorlar. 

SİNA’YA YIĞINAK 

Bölgesel gerilimin bir öteki eleştiri noktası ise Sina Yarımadası olarak öne çıkarken, Mısır, İsrail’in Gazze’deki geniş çaplı operasyonları sebebiyle sınır bölgelerinde yüksek alarm seviyesine geçmiş durumda. Bu süreçte, Türkiye ile Mısır içinde tekrardan canlanan askeri işbirliğinin, ise İsrail ve Rum Kesimi  eksenli gelişmelere karşı mühim bir denge unsuru olarak öne çıkması umut ediliyor. Kısa sürede tamamlanan “Dostluk Denizi” tatbikatı da bu stratejik ortaklığın somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

FIRSAT PENCERESİ 

Mısır’ın Katar’a yönelik İsrail saldırısının arkasından HQ-9B hava müdafa sisteminin Sina’ya konuşlandırıldığı, bölgeye tüneller, korunaklı hangarlar ve pistler inşa edilmiş olduğu de açık kaynaklardan yansıyan bilgiler içinde.  Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, Rum Kesimine Barak MX sistemin konuşlandırılmasını “internasyonal hukukun ihlali” olarak değerlendirirken, Doğu Akdeniz’de kırılgan dengenin bozulacağının altını çiziyor. 

Doğu Akdeniz, Suriye, Sina, güneyde çok cepheli tehdit - Resim : 2 Suriye’nin kuzeydoğusunun terör örgütü SDG kontrolündeki sahaların durumu ise belirsizliğini koruyor. Petrol ve doğalgaz sahalarının ABD-İsrail güdümündeki SDG tarafınca tutulması, Türkiye’nin sınır güvenliği açısından tehdit olarak yorumlanıyor.

KORİDOR’UN GÜNEY KANADI

Sadece son dönemde Türkiye açısından negatif olarak değerlendirilen ayrıntılardan biri ise Amerikan Cenk Araştırmaları Enstitüsü’nün yayınladığı ve İsrail’in Suriye’deki karanlık planlarını gözler önüne seren haritalar oluşturuyor. Söz mevzusu haritalarda Siyonist rejimin Golan Tepeleri ve Hermon Dağı üstündeki kontrolünün sürdürülmesi, Kuneytra’daki tampon bölgenin genişletilmesi, Dera ve Süveyda’nın denetim altına alınması, Suriye Hava Kuvvetleri’nin faaliyetlerinin kısıtlanmasını gösterirken, yeni sınır hattı için de “Davut Koridoru’nun cenup hattı” tanımı yapılıyor. 

GÜVENLİK TEHDİDİ

Internasyonal İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni ise Suriye’nin kuzeydoğusunda SDG, güneybatısında İsrail destekli Dürzi özerk bölgesi oluştuğunu belirterek, bu iki hattın birleşmesi halinde Türkiye’nin cenup sınırlarında yeni bir güvenlik tehdidi ortaya çıkacağını belirtiyor. Türkiye’nin önünde Doğu Akdeniz, Suriye, Lübnan ve Şimal Afrika ekseninde fazlaca boyutlu gerilim hatları bulunduğuna da dikkat çeken Prof. Dr. Köni, “İsrail’in Barak MX sevkiyatı, Suriye’deki özerk bölge yapılanmaları, terör örgütü SDG’nin durumu, Mısır’ın Sina’daki askeri hazırlıkları ve Gazze’deki insani kriz, Türkiye’nin hem diplomatik hem askeri stratejilerini mecburi olarak tekrardan şekillendirmesine yol açıyor” ifadelerini kullanıyor.

TSK DAHA DA GÜÇLENMELİ

Türkiye’nin alabileceği önlemleri de sıralayan Prof. Dr. Köni, “Türk hava müdafa sistemlerini güçlendirmek, askeri kapasite ve danışma paylaşımını çoğaltmak, deniz yetki alanlarını hukuki çerçevede güvence altına almak gerekiyor. Terör örgütü SDG ve PKK’nın sınır ötesi hareketlerini sınırlamak da yapılması gerekenlerin başlangıcında geliyor. Ek olarak, bölgesel diplomatik ilişkilerin güçlendirilmesi ve Mısır, Libya, Suriye ile dengeli bir ortaklık zemini oluşturmak eleştiri ehemmiyet taşıyor” diye konuştu. 

Doğu Akdeniz, Suriye, Sina, güneyde çok cepheli tehdit - Resim : 3 Mısır Ordusu Sina Yarımadasına yığınağını sürdürürken, Tarih Araştırmacısı Onur Sempatik ise perde gerisindeki aktörün İngiltere olduğuna dikkat çekerek, “ABD askeri güç olarak sahada olsa da üst akıl İngilizler” diyor.

“ABD yalan söylüyor!”

JOHNSON’DAN ÇARPICI SÖZLER

Öte taraftan geçtiğimiz gün eski bir CIA danışma analisti olan Larry Johnson’ın Internasyonal İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan’a yapmış olduğu ve toplumsal medya platformundan piyasaya çıkan açıklamaları ise bölgedeki son denkleme ışık tutuyor. Johnson, ABD’yi yalancılıkla suçlarken, şunları söylüyor: “Katar’daki suikast girişimi, ABD’nin bilgisi ve etken ortaklık olmadan mümkün değildi. Al Udeid Hava Üssü’nün varlığı, ABD’nin ‘sonradan haberdar olduk’ iddiasını yalanlıyor. Gerçek şu ki, İsrail’i durdurmanın tek yolu; Rusya, Çin ve Arap ülkelerinin yaptırımlarıdır.”

[email protected] 

Kaynak: Web Hususi

Doğu Akdeniz, Suriye, Sina, güneyde çok cepheli tehdit
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com