1. Haberler
  2. Adana
  3. Doğru ve Cesur İnsanların Sesi Yükselmeli Gençlik Susmamalı, Uyanmalıdır

Doğru ve Cesur İnsanların Sesi Yükselmeli Gençlik Susmamalı, Uyanmalıdır

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 Osmaniye’den yükselen çağrıyla, gençliğin siyasete dönüş zamanı geldi. Yürekli, doğru ve bilgili gençlik sesini yükseltmeli.  Doğru ve Yürekli İnsanların Sesi Yükselmeli  Gençlik Susmamalı, Uyanmalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe emanet etmiş olduğu Türkiye Cumhuriyeti, bugün yeni bir uyanışa gereksinim duyuyor. Osmaniye’den yükselen çağrıyla, gençliğin siyasete dönüş zamanı geldi. Yürekli, doğru ve bilgili gençlik sesini yükseltmeli.

Gazi Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk, bir milletin bağımsızlığını kazanmasının kafi olmadığını fazlaca iyi biliyordu. Aslolan sorun, o bağımsızlığı geleceğe taşıyacak iradeyi ayakta tutmak, milleti “fikri, vicdanı ve irfanı hür” bireylerle yaşatabilmekti. İşte bundan dolayı, Türkiye Cumhuriyeti’ni gençliğe emanet etti. Mustafa Kemal Atatürk’ün bu tercihi bir siyasal jest değil, tarihsel bir öngörü, stratejik bir inşa planıydı.

Bugün, Osmaniye’den Ardahan’a, Edirne’den Hakkâri’ye kadar memleketin dört bir yanında yaşananlar, Mustafa Kemal Atatürk’ün niçin ısrarla gençliğe seslendiğini bir kez daha hatırlatıyor.

GENÇLİĞİN ÖNÜ BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE KESİLDİ

Senelerdir gençler siyasetin haricinde tutuldu. Oysa dünya zamanı; fikirleri, cesareti ve enerjisiyle koca rejimleri değiştiren, çağlara yön veren gençlerle doludur. Devrimler, bağımsızlık hareketleri,  direnişler hep gençlerle büyüdü. Fakat bizde gençlik, sistemli şekilde siyasetten uzaklaştırıldı.

Bugün gençlerin önünde parlak projeler, katılımcı bir politika ya da liyakate dayalı bir yönetim değil; heybetli kariyer kursları, toplumsal medya bağımlılığı ve apolitik yaşam kalıpları var.

Bir tek bireysel refahı düşünen, kolektif bilinçten uzaklaştırılmış bir gençlik yaratılmak isteniyor. Şundan dolayı bilen, düşünen ve sorgulayan genç; korkmaz, susmaz ve biat etmez. Ve işte bu yüzden, vatan ve millet düşmanları – içte ve dışta – en fazlaca gençlikten korkuyor.

ATATÜRK GENÇLERE GÜVENDİ, DÜŞMANLAR GENÇLERİ HEDEF ALDI

Gazi Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk, “Ey Türk gençliği!” diye başladığı hitabesinde bir yemin bıraktı. O yemin; bir tek sınırları korumak değil, fikirleri, değerleri, vicdanı, adaleti ve özgürlüğü korumaktır.

Fakat Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret etmiş olduğu “içerideki gaflet, dalâlet ve hıyanet odakları” zaman içinde ne yazık ki gerçek oldu. Bugün, gençlerin düşünmesini istemeyen bir düzenle karşı karşıyayız. Beyin göçüyle ülkeden koparılan binlerce parlak zeka genç, bir tek bir kişi değil, bir ülkenin geleceğinden çalınmış stratejik birer değerdir.

Gençlerin önüne çıkartılan bu görünmez duvarlar bir tek eğitimde, istihdamda, siyasette değil; yaşamın her alanında mevcuttur. Ve bu duvarları bir tek gençler yıkabilir.

OSMANİYE’DE GENÇLİK SİYASETİN NERESİNDE?

Osmaniye benzer biçimde çevik, üretken, tarihî kodları kuvvetli bir şehirde bile, gençlerin sesini yeterince duyamıyoruz. Gençlik kolları tabelada var fakat karar mekanizmalarında yer alamıyor. Belediye meclislerinde, parti yönetimlerinde ya da sivil toplumda, gençlere bir çok süre bir tek “görünmesi” ihtiyaç duyulan figür olarak bakılıyor.

Oysa Osmaniye’de doğup büyüyen, sıkıntılı şartlarda okuyan, sınavlara hazırlanan, ailesine destek olmaya çalışan gençler; bu ülkenin taşıyıcı kolonlarıdır. Onları siyasetin haricinde tutmak, aslen ülkeyi geleceksiz bırakmaktır.

Şimdi sorulmalı:

Niçin gençlerin adaylıkları ciddiye alınmaz?
Niçin onların önerileri, karar vericilerin masasına ulaşmaz?
Niçin mahalli yönetimlerde “gençler için projeler” yerine, gençlerle beraber üretilen projeler olmaz?

Şundan dolayı hâlâ “yaşlı olan akıllıdır” yanılgısı sürmektedir. Fakat çağ, artık bilgiyle gelen gücü tanıyor; yaşla değil, kabiliyetle ülke yönetiliyor.

AK Parti Döneminde Gençlik ve Eleştiriler

İktidar partisi olan AK Parti, kurulduğu ilk yıllarda gençliğe ümit vermişti. Reformcu, yenilikçi ve değişimi önceleyen bir üslupla gençleri siyasete çekti. Fakat süre içinde bu vizyon yerini statükoya ve yeniden eden yüzlere bıraktı. Bugün bir tek İktidar partisinde istisnalar haricinde gençlik kollarında yer edinen binlerce genç, gerçek anlamda yetki sahibi değil; bir tek “teşkilat görevlisi” kimliği taşıyor.

Oysa gençlik, bir tek poster asmak, miting düzenlemek için değil; düşünmek, yönetmek ve yön vermek için vardır. Bu ülke, 101. yılına girerken artık yeni yüzlere, yeni laflara ve yeni politika diline muhtaçtır. Bu da gençlerle mümkündür.

SİYASET TEMİZLENMELİ, GENÇLER DÖNMELİ

Siyasetten uzak duran gençlerin gerekçeleri bir çok süre haklı: Yolsuzluk, liyakatsizlik, kayırmacılık ve halktan kopmuş bir politika dili… Fakat çözüm, siyaseti terk etmek değil, siyaseti tekrardan inşa etmek olmalıdır.

Gençler, artık “politika kirli” bahanesinin arkasına sığınmamalıdır. Şundan dolayı temizlenmesi ihtiyaç duyulan politika için temiz insanoğlu gerekir. Ve temiz insanların en dinamik, en dürüst, en kesin olanları gençlerdir.

Bugün ülkenin yönetiminden memnun olmayan hepimiz benzer biçimde gençler de artık değişimin bir parçası olmalı, susmamalı, cesurca konuşmalı ve tercihini doğru kullanmalıdır.

GERÇEK LİDERLER TEHLİKEYİ ÖNCEDEN GÖRÜR

Mustafa Kemal Atatürk, işgal yıllarında bir tek vatanı düşmandan kurtarmadı, bununla birlikte ileride tekrardan doğabilecek ihanet ortamlarını da görerek gençleri uyandırdı. “Bigün iktidara haiz olanlar gaflet ve hıyanet içinde olabilir” diyerek hem uyardı hem vazife verdi.

İşte şimdi o vazife zamanıdır.

“Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve savunma etmektir…”

Bu bir tek bir hitabe değil, bir çağrıdır.
Bu çağrıya kulak verecek olanlar, Osmaniye’de, İstanbul’da, Van’da, İzmir’deki her Türk gencidir.
Ve bu davet, bir milletin kaderini değiştirebilir.

CESARET ZAMANI ŞİMDİ

Artık susma zamanı değil.
Artık seyretme zamanı değil.
Artık “bana ne” deme zamanı değil.
Artık ayağa kalkma zamanı.

Gençliğin sesi, vicdanı, sonucu ve duruşu, yalancı ve düzenbazların kurduğu düzenden daha kuvvetli olmalıdır. Şundan dolayı bu milletin istikbali onların yüreğinde, bu cumhuriyetin teminatı onların damarlarındaki asil kanda mevcuttur.

Doğru ve Cesur İnsanların Sesi Yükselmeli Gençlik Susmamalı, Uyanmalıdır
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com