1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Gündem
  4. COP31 ile kıtalararası köprü kuracağız

COP31 ile kıtalararası köprü kuracağız

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İletişim Başkanlığı’nda ‘Sıfır Atıktan COP31’e: Türkiye’nin İklim Diplomasisi’ paneli ve ‘İklim Diplomasisi’ kitabı tanıtım programı düzenlendi. Programa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile İletişim Başkanı Burhanettin Duran katıldı. Bakan Kurum, “Sıfır Atık devletimizde büyük bir seferberliğe dönüştü; bireyden topluma dalga dalga yayıldı. Çocuklarımız öğrendiklerini evlerine taşıdı. Ailelerimiz alışkanlıklarını değiştirdi. Biz de kamu otoritesi olarak, kurumlarımızdan okullarımıza, belediyelerimizden işletmelerimize kadar geniş bir uygulama alanı oluşturduk. Biz bu hareketle, kaynaklarımızı korurken enerji ve su tasarrufu yaptık, sera gazı salımını azalttık. 2017 senesinde yüzde 13 olan geri kazanım oranımızı, 2025’te yüzde 37’ye ulaştırdık. Bu zamanda 90 milyon ton atığı geri kazandık; ekonomimize ortalama 365 milyar liralık katkı sağladık. Şimdi Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) ile yeni bir aşamadayız. Atıklarımızı topluyor, dönüştürüyoruz. Şu ana kadar Depozitolu Ambalajlar Sistemi ile 520 milyon ambalajı ekonomiye tekrardan kazandırdık. Bu yönüyle Sıfır Atık Hareketi bir tek mahalli bir tecrübenin ve küresel bir başarının adı değil; küresel ölçekte yürüttüğümüz iklim diplomasisinin ortak emek verme dilidir. Ben bu vesileyle bir kez daha Sıfır Atık hareketinin dünyaya yayılması için büyük çaba gösteren Sayın Emine Erdoğan Hanımefendiye şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

‘YURT İÇİNDE VE YURT DIŞINDA YOĞUN BİR HAZIRLIK YÜRÜTTÜK’

Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelenin kuvvetli bir dış ilişkiler gerektirdiğini vurgulayarak, “Sayın Cumhurbaşkanımızın çoğunlukla ifade etmiş olduğu benzer biçimde, ‘Barışa giden en kestirme yol, yapıcı diyalog ve diplomasidir.’ Ikimiz de insanlığın doğayla artık barışması gerektiği inancıyla, iklim krizinin temel sebebi olan bizleri kısaca insanlığı diyaloğa çağrı ediyoruz. Bu kapsamda, ülkelerin imkanları, gereksinimleri ve iklim krizindeki sorumluluklarının değişik olduğu gerçeğini merkeze alıyoruz. Kuraklıkla savaşım eden bir ülkenin de yükselen deniz seviyeleri sebebiyle geleceğinden kaygı eden bir ada devletinin de sesini duyurmak istiyoruz. COP31’e işte tam da bu anlayışla hazırlandık ve yol haritamızı ‘Diyalog’, ‘Uzlaşı’ ve ‘Aksiyon’ olarak belirledik. Diyalogla ülkelerin gereksinimlerini dinleyecek, uzlaşıyla ortak iradeyi güçlendirecek, eylemle bu iradeyi somut sonuçlara dönüştüreceğiz. Antalya’da kuracağımız her masanın, dünyanın bir yerinde çözüme kavuşan bir ihtiyaca karşılık gelmesini istiyoruz. Bu amaçla yıl süresince yurt içinde ve yurt haricinde yoğun bir hazırlık yürüttük. Hatay’dan Çin’e, Rusya’dan Trabzon’a, Fiji’den Bonn’a, Suudi Arabistan’dan Brüksel’e Cenevre’ye kadar 51 ülkeye ziyaret gerçekleştirdik, bu kapsamda 16 internasyonal zirveye katıldık. Bu temasların her birinde, ülkelerin neye gerekseme duyduğunu ve beraber ne yapabileceğimizi konuştuk. Antalya’ya, işte tüm bu toplantıların, yıl süresince dinleyerek ve beraber emek vererek yürüttüğümüz iklim diplomasisinin çıktılarıyla gidiyoruz” dedi.

‘COP 31, UYGULAMA COP’U OLACAK’

Kurum, Türkiye olarak hedeflerini belirlediklerini ve taahhütlerini ortaya koyduklarını ifade ederek, “Şimdi bu hedefleri hayata geçirecek yatırımları hızlandırma, iş birliklerini büyütme zamanıdır. ‘COP 31, uygulama COP’u olacak’ sözümüze yakışır 10 önceliğimizi konuşacağız. Nedir o 10 öncelik? İlk önceliğimiz Sıfır Atık. COP alanının her noktasında deneyimleyeciğimiz Sıfır Atık müzakerelerde de ana başlıklardan biri olacak. 2035’e kadar küresel belediye atık üretiminde beklenen artışı minimum yarı yarıya azaltmayı hedef koyduk. Aynı tarihe kadar döngüsel araç-gereç kullanım oranının minimum 2035 yılına kadar yüzde 15’e yetişmesi için ortaklıkları teşvik ediyoruz. Denizlerimizi ve okyanuslarımızı korumak için, kirliliği kaynağında önleyecek, kıyılarımızın dayanıklılığını güçlendirecek hazırlıklar yaptık. ‘Besin güvenliği, suyu ve toprağı koruyarak sağlanır’ dedik. Üreticiyi destekleyecek, iklime dayanıklı tarımı yaygınlaştırma anlayışıyla hareket ettik. ‘İklime dirençli şehirler insanlığın ortak hedefi olmalı’ dedik; Türkiye olarak binaların enerji kullanım yoğunluğunu 2035’e kadar minimum yüzde 25 azaltma hedefi koyduk. Öte taraftan İLBANK’ımızın tecrübesiyle geliştirdiğimiz SURFF’la, şehirlerimizin altyapı gereksinimlerini finansmana hazır yatırım projelerine dönüştürmeyi amaçladık. Bununla beraber finansmanı ve kurumsal kapasiteyi güçlendirmek için İklim Uygulama Köprüsü’yle (BRİDGE), ülkelerin hedeflerini uygulanabilir projelerle buluşturacağız. Proje hazırlığından teknik desteğe, finansmana erişime kadar gereksinim duyulan bağlantıları güçlendireceğiz. Temiz enerji dönüşümünü hızlandıracağız. Elektrifikasyonun küresel nihai enerji tüketimindeki payının 2035’te yüzde 35’e yetişmesi için iş birliklerini geliştireceğiz. Yeşil sanayileşmede daha azca kaynak kullanarak daha verimli üretimi büyüteceğiz. Normal olarak fiil gündemimizde gençlerimizi unutmadık. 45 bin gönüllümüz var. Geleceğin gerçek sahiplerini eğitimle destekleme ve onlara daha çok söz hakkı vermeyi bilhassa önemsedik. Bunu COP’un her alanında uygulayacağız” diye konuştu.

‘KÜRESEL İKLİM GÜNDEMİNE ANTALYA’DAN YÖN VERECEĞİZ’

Kurum ek olarak “COP 31 başkanlığımızın tamamında, Sayın Cumhurbaşkanımızın en çetin krizlerde dahi diyalogdan vazgeçmeyen, uzlaşı için mesuliyet alan anlayışını benimseyeceğiz. Bu anlayışla, Türkiye olarak bir kez daha, kıtalar içinde köprü kuracağız. 85 önder, 300’e yakın bakan, 3 bin medya mensubu, 1,5 milyona varan misafirimizin katılımıyla, küresel iklim gündemine Antalya’dan yön vereceğiz. Antalya’da o şekilde bir zirve yapacağız ki, burada iklim krizini, diplomasiyle, sanatla alakalı gösterilerle, kültürel etkinlikler ve gençlerimizin enerjisiyle oldukça kuvvetli bir halde anlatacağız. Ulusal, internasyonal oldukça kıymetli sanatçılarımızın eserleri, sergiler, konserler, paneller, etkinliklerle dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerimize unutulmaz bir edinim yaşatacağız. Mavi alandan yeşil alana 1,1 milyon metrekarenin tamamında Antalya’nın misafirperverliğini, Türkiye’nin enerjisini göstereceğiz. Ve en önemlisi de inanıyorum ki ülkemizin barışçıl diplomasisi COP31’e esin olacak. Diyalogla kurulan her masa, uzlaşıya ve eyleme dönüşecek. Beraber attığımız her adım, çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras olacak” değerlendirmesinde bulunmuş oldu.

‘ULUSAL GÜVENLİĞİMİZİN ÖNEMLİ MESELELERİNDEN BİRİNİ ELE ALIYORUZ’

İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise iklim sorunlarının sınır tanımayan bir doğası bulunduğunu belirterek, “Biyoçeşitlilik kaybı, okyanus kirliliği, çölleşme, su kaynakları ile ilgili meseleler, küresel ısınma, atık yönetimi, çevre sorunları benzer biçimde devasa bir alandan bahsediyoruz. Tüm bu meseleler devletlerin kendi ulusal kaynakları ile çözülebilecek bir ölçeğin oldukça ötesindedir. ‘İklim diplomasisi’ terimini da bu sebeple kullanmaktayız. Hükümetlerin politikaları sadece internasyonal görüşme, iş birliği ve ortak taahhüt mekanizmaları ile anlamlı hale gelecektir. Dolayısıyla bugün burada, hem de dış politikamızın ve ulusal güvenliğimizin mühim meselelerinden birini ele alıyoruz. Hazırlamış olduğumuz ‘İklim Diplomasisi’ kitabı da bu alandaki ihtiyaçlara yanıt vermek amacıyla kaleme alınmıştır. Bu eserimizin, ülkemizin iklim alanındaki birikimini, mücadelesini ve vizyonunu bir araya getirerek bu alandaki çalışmalara ve siyaset geliştirme süreçlerine katkı sağlamasını temenni ediyorum” dedi.

‘3 BİN BASIN MENSUBUNUN BİN 400’ÜNÜN İŞLEMLERİ TAMAMLANDI’

Duran, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31’in Türkiye’nin iklim diplomasisi alanındaki vizyonunu internasyonal toplumla paylaşması açısından mühim bir olanak bulunduğunu söyleyerek, “Türkiye’nin COP31 vizyonu, diyalogla itimatı tekrardan tesis etmek ve taahhütleri sahada somut sonuçlara dönüştürmek üstüne kuruludur. ‘Geleceğin COP’u’ anlayışıyla hedefimiz, iklim mevzusundaki sözlerin ölçülebilir ve kalıcı uygulamalara dönüşmesine katkı sağlamaktır. Hedefimiz ise internasyonal taahhütlerin uygulanmasını hızlandırmak, ülkeler arasındaki iş birliğini geliştirmek ve iklim eyleminin somut sonuçlar üretmesini desteklemektir. İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iklim değişikliğiyle savaşım çalışmalarını internasyonal kamuoyuna aktarılması amacıyla çevre ve iklim medya turları düzenledik. COP31’e katılacak ulusal ve internasyonal medya mensuplarının akreditasyon işlemlerini titizlikle yürütüyoruz. Başvuran ortalama 3 bin basın mensubunun bin 400’ünün işlemleri tamamlandı. Konuşma alanında gazetecilerin vazife yapacağı medya merkezinin planlanması ve teşkiline yönelik çalışmalara da katkı sağlıyoruz. Ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan bu zirvenin, değişik koşullara ve önceliklere haiz ülkeleri ortak çözümler çevresinde buluşturacağına inanıyoruz” dedi.

COP31 ile kıtalararası köprü kuracağız
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com