Ziraat ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Edirne’de katılmış olduğu programda Türkiye’nin tarımsal üretimi, ziraat diplomasisi ve sektöre yönelik yeni finansman imkanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş oldu.
Yumaklı, Türkiye’nin tarımsal hasılada dünyada 7’nci sıraya yükseldiğini, 2026 yılı bitkisel üretim beklentisinin 140 milyon tonu aştığını ve Dünya Bankası ile imzalanan proje kapsamında 10 yıl süresince 5,3 milyar dolarlık finansman sağlanacağını deklare etti. Türkiye’nin hedeflerini büyüttüğünü belirten Bakan Yumaklı, ziraat diplomasisinin önemine dikkat çekerek, Çin, Almanya ve Rusya ile temasların güçlendirildiğini söylemiş oldu.
“TÜRKİYE ARTIK ESKİ TÜRKİYE DEĞİL”
Bakan Yumaklı, Türkiye’nin bölgesel ve küresel alanda artan ağırlığına ilişkin, “Türkiye artık eski Türkiye değil. Bugün vizyonunu ve hedeflerini büyütmüş, çıtayı oldukça daha yükseklere koymuş bir Türkiye’yi konuşuyoruz. Bunun en somut ifadelerinden birisi de Türkiye Yüzyılı hedefini önümüze koymuş olmamız. Bu bizim tekrardan tarih yazan bir erkek oyuncu olarak ortaya çıkma iddiamızdır. Bu mevzuda hem ülkemizin hem de milletimizin potansiyeline güveniyoruz, inanıyoruz. Terörsüz Türkiye sürecinde ise inşallah oldukça mühim bir eşiği aşmak üzereyiz. Tamamımız bundan son aşama eminiz ki bu süreç ülkemizi gerçek gücüne daha da yaklaştıracaktır. Bu süreç hem ulusal birliğimiz, kardeşliğimiz ve demokrasimiz adına büyük bir kazanım olacaktır hem de bu ülkenin kaynaklarını artık bu ülkenin eğitimine, sağlığına, tarımına, sanayisine aktarmak için de bizlere mühim fırsatlar verecektir. Türkiye’nin hem bölgemizde hem de küresel zeminde artan prestijini ve ağırlığını da kuvvetlendirecektir” dedi.
“MAĞDUR HALKLARIN O MAĞDURİYETİNİ, O MAZLUMİYETİNİ İFADE EDEN CUMHURBAŞKANIMIZ VE TÜRKİYE OLMUŞTUR”
Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasına da değinerek, “Cumhurbaşkanımızın vizyoner siyasetinin bölgemiz ve dünya üstünde tesirini kuvvetli bir halde hissettirdiği bir dönemden geçiyoruz. Cumhurbaşkanımız Türkiye olarak güçten değil, haktan yana olduğumuzu bir kez daha en açık bir halde ifade etmiştir. Bunun son olarak örneği de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yapmış olduğu konuşmadır. Katliamlara, haksızlığa, sömürüye karşı hukukun ve adaletin hakim olduğu bir dünya için, hakim olması ihtiyaç duyulan bir dünya için tüm vicdanlara Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsünden seslenmiştir. Ben bu ülkenin bir evladı olarak Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum.
Biz haktan ve haklıdan yana olmayı milletimiz için, ülkemiz için bir onur meselesi olarak görüyoruz. Bunun AK Parti için önemi başından bu yana ifadesinde makes bulmuştur. O da güçlülerin değil, milletin davası olmuştur. Bu dava Edirne’den Gazze’ye kadar, Gazze’den Arakan’a kadar gönül köprüsü kuranların, dünyanın neresinde bir mazlum var ise onun gözyaşını silme derdinde olanların davasıdır.
Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler kürsüsünde seslendirdiği suretiyle Sezai Karakoç’un o görkemli ifadeleriyle söylersek eğer: ‘Onlar sanıyorlar ki biz sussak sorun kalmayacak. Biz sussak tarih susmayacak, tarih dahi sussa hakikat susmayacak.’ Nitekim dünya sussa da en başından bu yana mazlum ve mağdur halkların o mağduriyetini, o mazlumiyetini ifade eden Cumhurbaşkanımız ve Türkiye olmuştur. Ben Cumhurbaşkanımızla birlikte tüm AK Partili, tüm Cumhur İttifakı’na dahil olan partiler de dahil olmak suretiyle bu gür sedayı vermeye devam edeceğimizi buradan yeniden ifade etmek isterim” diye konuştu.
“2026 YILI TARIMSAL ÜRETİMDE ÇOK GÜZEL BİR YIL OLDU”
Türkiye’nin tarımsal hasılada ulaşmış olduğu seviyeye değinen Yumaklı, “Doğal tüm bunların da bir sonucu oluyor normal olarak. Bu ülkenin tecrübeli ve kadimden gelen informasyon ve deneyimiyle üreten üreticilerinin, çiftçilerinin oluşturmuş olduğu tarımsal hasıla 2025 yılı sonu itibarıyla 83.2 milyar dolara ulaşmış durumda. 24 yıl öncesini düşünürsek eğer Türkiye dünyada tarımsal hasılada 12. sıradaydı, şu anda 7. sırada. Bu başarıda emeği olan tüm üreticilerimize, tüm çiftçilerimize, tüm sanayicilerimize, sektörün tüm paydaşlarına buradan canıgönülden teşekkür ediyorum.
2026 yılı ise tarımsal üretimde hamdolsun oldukça güzel bir yıl oldu. İklim şartları da bizlere destek oldu hamdolsun ve sektörün de altyapısının kuvvetli olması ile beraber bu yılki bitkisel üretim beklentimiz 140 milyon tonu aşmış durumda. Bu sayı Cumhuriyet tarihimiz süresince ulaştığımız en yüksek rakamdır; bunu da altını çizerek ifade etmek isterim. Doğal bugünlerde yeni üretim sezonu için çiftçilerimiz, üreticilerimiz hazırlıklarına da başladı bir taraftan. İnşallah yeni devrin de aynı 2026’da olduğu şeklinde verimli bir yıl olmasını arzuluyorum” ifadelerini kullandı.
“5,3 MİLYAR DOLARLIK FİNANSMAN PAKETİ”
Dünya Bankası ile imzalanan finansman anlaşmasına ilişkin informasyon veren Yumaklı, “14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Cumhurbaşkanımızın duyurmuş olduğu bir gelişmenin bir adım daha öteye taşındığını buradan sizlerle paylaşmak isterim. Dünya Bankası tarafınca sağlanacak bir kaynakla Türkiye Ziraat-Besin Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi’nin bu yıl başlayacağını Cumhurbaşkanımız ifade etmişti. Bu finansman paketi için dün itibarıyla Dünya Bankasıyla artık kati bir netice olarak imzalar atılmış oldu. Bu projeyle besin ve ziraat sektörüne yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağız. Bu niçin mühim? Evet, biz üretiyoruz sadece hep ifade ettiğimiz şeklinde eğer katma kıymetli bir ürüne dönüştürmezseniz aslen bir potansiyeli de heba etmiş olmuş olursunuz.
Biz bu mevzuda bilhassa üretim planlaması 2024 senesinde yürürlüğe girdi, hayata geçti; şimdi bunun ikinci adımını, doğrusu üretmiş olduğumuz ürünlerin üretiminin de katma kıymetli hale getirilmesinin de planlaması aşamasına geçmiş durumdayız. Bu finansman desteğinin ziraat ve besin alanında yapılacak tesis, inşaat ve makine-ekipman yatırımlarına verileceğini söylemek isterim. Ve doğal ki normal olarak bizim öngördüğümüz vizyon ve uygulanacak doğrultu çerçevesinde.
Doğal temel gayemiz üreticilerimizin üretmiş olduğu ürünlerin pazarlama problemi yaşamayacağı, ürünlerinin doğru yerde ve doğru endüstri tesisinde işleneceği bir sistemin hayata geçirilmesi buradaki temel gayemiz. 10 yıl süresince devam edecek bu proje ve 5.3 milyar dolarlık bir rakamı ihtiva ediyor. İnşallah Dünya Bankası tarafınca onaylanan ilk 750 milyon doların çağrısını bu yıl bitmeden yapmak istiyoruz. Projenin müracaat şartlarını ve detaylarını TKDK kurumumuz yürütücü olarak devam edeceği için açıklayacak inşallah” diye konuştu.”
