Arıların sayısal kabiliyetleri, son yıllarda biyoloji dünyasında sıkça tartışılan bir mevzu oldu. Bazı uzmanlar, önceki deneylerde arıların sayısal beceri sergilemediğini, bir tek görsel desenler arasındaki farkları ayırt ederek başarıya ulaştığını savunuyordu. Sadece İtalya’daki Trento Üniversitesi’nden nörobilimci Mirko Zanon ve Avustralya’daki Monash Üniversitesi’nden zoolog Scarlett Howard liderliğindeki ekip, bu tartışmayı sonlandıracak bir emek harcama yürüttü. Araştırmacılar, arıların bilişsel kabiliyetlerini değerlendirirken insan merkezli bakış açısını bir kenara bırakarak, dünyayı arıların bakış açısından çözümleme etmeye odaklandı.
Daha ilkin meydana getirilen mühim çalışmalarda arılara, sayısal değerlerle eşleştirilmiş semboller öğretilmiş ve arkasından belirli sayıda biçim içeren kartlarla kontrol edilmişlerdi.
Sciencealert’ın aktardığına gore; arılar eğitim aşamasında yüzde 75-80 oranında başarı gösterse de, eleştirmenler bu başarının “sayı saymaktan” ziyade, görsel karmaşıklığa dayalı bir yöntemle sağlandığını öne sürmüştü. Arıların görüşü insanlara kıyasla daha kaba ve düşük detaylı olduğundan, eleştirmenler arıların aslen sayıları değil, “daha dolu” yada “daha karmaşık” görünen kartları seçmiş olabileceğini savunuyordu.
Bilim adamları bu eleştirileri temel alarak, önceki deneylerde kullanılan görselleri arıların görme kapasitesini esas alan bir matematiksel modelle tekrardan inceledi. Meydana getirilen değerlendirmeler, daha çok nesne içeren görsellerin arıların gözünde kesinlikle “daha karmaşık” yada “daha detaylı” görünmediğini ortaya koydu. Şu demek oluyor ki arılar, görsel ipuçlarını kullanarak testi yanıltıcı yöntemlerle geçmek için ihtiyaç duyulan görsel veriye haiz değildi.
Bu durum, arıların görsel karmaşıklık yerine direkt sayısal miktara tepki verdiği sonucunu güçlendirdi. Proceedings of the Royal Society B dergisinde piyasaya sürülen bulgular, bir hayvanın zekasını değerlendirirken, dünyayı bir tek kendi perspektifimizden değil, o canlının görme ve idrak etme kapasitesiyle değerlendirmenin ne kadar eleştiri bulunduğunu bir kez daha kanıtladı.
