5 Ocak 2020’de kalmış olduğu yurttan ayrıldıktan sonrasında tekrar haber alınamayan Gülistan Doku’yla ilgili gelişmeler, yakın arkadaşı Rojvelat Kızmaz’ın vefat etmesiyle ilgili sual işaretlerini de artırdı.
Kadının ailesi, bugün Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunmuş oldu. Avukat Sümeyye Gültekin Aykut, “kovuşturmaya yer yok” sonucu verilen dosyalar için tekrardan soruşturma açılması ve bu hükümlerin kaldırılmasını talep ettiklerini duyurdu.
Hem Gülistan hem Rojvelat dosyasında ciddi ihmaller bulunduğunu söyleyen Aykut, yitik başvurularına karşın arama çalışmalarının geciktiğini, kamera kayıtları ve tehlikeli sonuç verilerin zamanında incelenmediğini, kapsamlı bir soruşturma yürütülmediğini savundu.
“GÜLİSTAN DOSYASINDAKİ GELİŞMELER, BU DOSYANIN YENİDEN ELE ALINMASINI DA ZORUNLU KILIYOR”
Ek olarak sorumluluğu bulunan şahıs ve kamu görevlileri hakkında etkin işlem yapılmadığını ileri sürdü:
“Bugün geldiğimiz aşamada Gülistan Doku dosyasındaki yeni gelişmeler ve soruşturmanın genişletilmesi yönündeki adımlar, Rojvelat Kızmaz dosyasının da tekrardan ele alınmasını mecburi kılmaktadır.”
AİLESİNİN İDDİASI: GEÇ KALINMASAYDI ROJVELAT HAYATTA OLABİLİRDİ
Rojvelat Kızmaz 9 Şubat 2024’te evden çıktı ve tekrar kendisinden haber alınamadı. İlk etapta “Arkadaşlarının yanına gitmiştir, döner” diye düşünen ailesi, altı saat sonrasında yetkili kurumlara can güvenliğinden kaygı ettiklerini bildirdi.
Kadının cansız bedeni üç gün sonrasında, Hasankeyf Ilısu Baraj Gölü’nde bulunmuş oldu. Soruşturma “intihar” denilerek kapatıldı.
Aile Rojwelat’ın üç gün süresince muntazam aranmadığını, eğer erken harekete geçilseydi şu an hayatta olabileceğini söylüyor.
Gazeteci ağabey Mehmet Kızmaz, otopsiye giren adli tıp uzmanı doktorun kendilerine net olarak “Pazar gününe kadar yaşamış” söylediğini ileri sürüyor:
“Doğrusu üç gün süresince bir kurtuluş, bir yardım eli beklemiş. Bedeli de kıyafetlerinin bulunmuş olduğu yerde değil, suyun akış yönünün tersi yönünde 35 metre arkasında, suyun direkt metrelerce derinlikte olduğu yerde de değil, suyun 3 adım sonrasında derinleştiği yerden çıkarıldı.
3 gün süresince orada aç karna soğukta kalıp kendinde olmama halinden ve içinde bulunmuş olduğu ruh haliyle suya birkaç adım atmak, düşünmek isteyip ayağı kaymış olabilir. Yada suyun üç adım sonrasında derinleştiğini bilmeden yürümüş yada suya düşmüş olabilir.”
Aile o dönem sürecin yeteri kadar kırılgan yürütülmediğini öne sürerek suç duyurusunda bulundu.
Sadece başsavcılık “müracaat anından itibaren WhatsApp grupları üstünden koordinasyon sağlandığını, Şehir Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kayıtlarının incelendiğini ve arama faaliyetlerinin zamanında yapıldığını” anlatarak “kovuşturmaya yer yok” sonucu verdi.
GÜLİSTAN’LA ARKADAŞLIĞI
Ailesinin anlattığına gore Rojvelat ve Gülistan yakın arkadaşlardı. Kimi süre okul harçlığı çıkarmak için beraber çalışıyorlardı, kimi zaman ısınmak için aynı sobanın önünde oturuyorlardı.
Ağabey Kızmaz, Gülistan’ın kaybolmasının kardeşinin üstündeki etkilerine dair şu tahmini yürütüyor:
“Bu şekilde bir arkadaşınızın başına ‘belirsiz bir şeyler’ geliyor ve senelerce bulunmuyor. Ne kadar etkilenirdiniz diye sormaya bile gerek yok. Gülistan’ın başına gelenler yaşanmasaydı, Gülistan bulunsaydı su, Roj’un bilinçaltında kalmaz, hep sudan bahsetmez, travma yaratmazdı.”
Ayrıca 26 yaşındaki hanıma hayatındaki değişimler ve çocuk gelişimi mezunu olmasına rağmen öğretmen olarak atanamamasının getirmiş olduğu strese bağlı olarak “karışık anksiyete” ve “depresif bozukluk” tanısı konduğu biliniyor.
Antidepresan tedavisine başlandığı, psikoloğa yönlendirildiği ifade ediliyor.
