1950’li yıllarda köylerde oluşturulan Kur’an kurslarında dini eğitim almaya başladığını özetleyen Önder, o dönemlerde yaşanmış olan zorluklara karşın Kur’an-ı Kerim okumayı öğrendiğini söylemiş oldu. Uzun seneler hususi demir çekme fabrikalarında ustabaşı olarak çalışan Önder, emekli olduktan sonrasında Hicaz’a giderek hac görevini yerine getirdi.
Medine’de bir sabah namazı esnasında duyduğu Türkçe sesin kendisini etkilediğini belirten Önder, burada İstanbul’un tanınmış hafızlarından Fatih Çollak ile tanıştığını ve sohbetleri esnasında hafızlık mevzusunda kendisinde büyük bir talep oluştuğunu dile getirdi.
“Dünyada hafızlık kalksa benden kalkmaz”
Koronavirüs salgını sebebiyle sokağa çıkma engellemelerinin başladığı dönemde zamanını değerlendirmek istediğini ifade eden Önder, Kur’an-ı Kerim’i ezberlemeye karar verdiğini belirtti. Üç yıl süresince kendi imkanlarıyla emek harcayarak hafızlığını tamamladığını özetleyen Önder, 87 yaşlarında Ankara’da meydana getirilen sınava katıldığını ve başarı göstermiş bulunduğunu söylemiş oldu.
Herhangi bir kursa gitmeden kendi başına çalıştığını vurgulayan Önder, “Kendi imkanlarımla okudum. Ankara’da sınav oldu, Tanrı’ın izniyle kazandık. Oradaki hafızlar da bana fazlaca destek oldular. Yavaş yavaş okumayı öğrendim. Kendime güveniyorum. Dünyada hafızlık kalksa benden kalkmaz. Kur’an-ı Kerim’i ezberleyen hafızlardan biri benim, dedim. Oldukça sevindiler” diye konuştu.
Yaşlarının ilerlemesi sebebiyle ezber sürecinin ara sıra zorlaştığını sadece azimle çalışmaya devam ettiğini belirten Önder, hafızlığını tamamlamaktan büyük mutluluk duyduğunu açıkladı.
