Türkiye, tarımsal üretimde son yılların en dikkat çekici değişimlerinden birini yaşıyor. Ziraat ve Orman Bakanlığı ile Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine nazaran, 1 Ekim 2025 ile 30 Eylül 2026 arasındaki su senesinde metrekareye averaj 741,6 kilogram yağış düştü. Bu miktar 2025 senesinde 422,5 kilogramdı. Böylece bir yılda metrekare başına 319,1 kilogram daha çok yağış kaydedildi. Uzun seneler averajı olan 573,4 kilogram yüzde 29 aşıldı. Türkiye, son 66 senenin en yüksek yağış seviyesine ulaşırken, tarımsal üretimde de mühim toparlanma başladı. Sadece TÜİK’in 23 Ekim’de açıklamış olduğu son üretim tahminleri, yağış rekorunun her ürüne aynı seviyede yansımadığını ortaya koydu.
SEBZE ÜRETİMİ AZALDI
TÜİK’in 2026 yılı ikinci bitkisel üretim tahminine nazaran, tahıl ve öteki bitkisel ürünlerin üretiminde yüzde 17,3, meyve grubunda yüzde 60,8 artış planlanıyor. Buna karşılık sebze üretiminin yüzde 0,8 azalarak 33 milyon tona gerileyeceği öngörülüyor. Tahıl üretiminin ise yüzde 30,9 yükselerek 44,8 milyon tona erişmesi tahminler içinde.
BUĞDAYDA ARTIŞ
En dikkat çekici toparlanmalardan biri buğdayda yaşanıyor. Geçen yıl 18 milyon ton olan üretimin 2026’da 24,8 milyon tona çıkması planlanıyor. Bu, ortalama 6,8 milyon tonluk artış anlamına geliyor. Arpa üretiminde de yüzde 66,7 yükseliş öngörülürken, mısır ve patateste düşüş planlanıyor.
İKİ ÜRÜNDE YÜZDE 97 ARTIŞ
Meyve üretiminde ise oldukca daha çarpıcı bir tablo ortaya çıkıyor. TÜİK’e nazaran kiraz üretiminin yüzde 289,7, elmanın yüzde 97,4, şeftalinin yüzde 109,2, portakalın yüzde 76,4, limonun yüzde 65, fındığın ise yüzde 62,6 artması planlanıyor. Sadece bu yükselişlerin tamamı bolca yağmurdan kaynaklanmıyor. 2025 senesinde yaşanmış olan zirai don, birçok meyve bahçesinde ağır üretim kayıplarına yol açmıştı. Dolayısıyla bu yılki yüksek artış oranlarının mühim bir kısmı, geçen senenin düşük üretim seviyesinden toparlanmayı yansıtıyor.
Türkiye genelindeki 741,6 milimetrelik yağış, her bölgenin aynı oranda su almış olduğu anlamına gelmiyor. Yağışlar Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu’da normalin yüzde 45 üstüne çıkarken, bazı Trakya ve Karadeniz kesimlerinde normalin altında kaldı.
GIDADA YÜZDE 27,6 ZAM!
Aslolan dikkat çekici çelişki üretimle fiyatlar içinde yaşanıyor. TÜİK’in 5 Ekim’de açıklamış olduğu son tüketici enflasyonu verilerine nazaran, besin ve alkolsüz içecek tutarları senelik yüzde 27,62 terfi etti. Ziraat ürünlerinin genel üretici tutarları yüzde 12,93 artarken, sebze, kavun-karpuz, kök ve yumru ürünlerini kapsayan gruptaki üretici fiyat artışı yüzde 61,07’ye ulaştı. Üstelik kuru soğan üretiminin bu yıl yüzde 30,8 azalacağı tahmin ediliyor. Türkiye üstün dereceli yağış alırken bazı ürünlerde üretim düşüyor, bazı ürün gruplarında ise fiyatlar hızla yükselmeye devam ediyor.
AYNI BEREKETİ GETİRMEDİ
Yağışların artması, bazı bölgelerde sulama ihtiyacını azaltarak çiftçiye avantaj sağlayabiliyor. Sadece elektrik, mazot, gübre, işçilik, hasat ve nakliye giderleri devam ediyor. Üstelik ürün tarladan çıktıktan sonrasında depoya, hale ve markete ulaşana kadar yeni maliyetler ekleniyor. Dolayısıyla son veriler Türkiye tarımında iki değişik tabloyu ortaya koyuyor. Bir yanda yüzde 76 artan yağışlar, yüzde 37,9 büyümesi beklenen buğday üretimi ve yüzde 60,8’lik meyve üretimi artışı bulunuyor. Diğer yanda ise yüzde 27,62 yükselen besin tutarları, yüzde 61’i aşan sebze grubu üretici fiyat artışı ve üretimi azalan temel ürünler var.
