İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin, Avrupa Birliği’nin dış sınırları korunmadığı takdirde Schengen sisteminin tehlikeye girebileceği yönündeki açıklamasından sonrasında gözler Türkiye’nin durumuna çevrildi. Avrupa Birliği bugün 27 ülkeden, Schengen Bölgesi ise 29 ülkeden oluşuyor. Schengen üyelerinin 25’i AB ülkesi. İzlanda, Norveç, İsviçre ve Lihtenştayn ise AB üyesi olmadan Schengen sisteminde içeriyor. Ortalama 450 milyon kişinin iç sınır kontrolleri olmadan gezi etmiş olduğu bölgenin geleceği, düzensiz göç baskısı sebebiyle tekrardan tartışılıyor. Meloni’nin mesajının merkezinde ise AB’nin dış sınırlarının daha kuvvetli korunması ve insan kaçakçılığı güzergahlarının kesilmesi bulunuyor. Bu yaklaşım güç kazanırsa Türkiye açısından en mühim risk, Avrupa’ya yönelen düzensiz göç hareketlerinin AB sınırlarına ulaşmadan Türkiye ve çevre ülkelerde tutulmak istenmesi olacak.
İKİNCİ ÜLKE TÜRKİYE
Öte taraftan “Türkiye, Schengen sisteminin en yoğun vize trafiğinin yaşandığı ülkeler içinde bulunuyor. Avrupa Komisyonu’nun 28 Mayıs 2026’da açıklamış olduğu 2025 yılı verilerine nazaran, Türkiye’den 1 milyon 268 bin 376 Schengen vizesi başvurusu yapılmış oldu. Türkiye böylece Çin’in arkasından dünyada en fazla Schengen başvurusu meydana getirilen ikinci ülke oldu. Başvuruların 1 milyon 72 bin 54’ü vizeyle sonuçlanırken 183 bin 196 müracaat reddedildi. Türkiye’den meydana getirilen başvurulardaki ret oranı ortalama yüzde 14,6 oldu. Başka bir ifadeyle 2025 senesinde Türkiye’den meydana getirilen ortalama her 7 Schengen başvurusundan biri negatif sonuçlandı. Türkiye açısından öteki mühim mevzu ise ülkeler arasındaki büyük fark. 2025 verilerinde Almanya’ya Türkiye’den 217 bin 627 müracaat yapılırken ret oranı yüzde 21,1’e ulaştı. Fransa’da yüzde 15,2, İtalya’da yüzde 14,8 seviyesinde gerçekleşen ret oranı; Hollanda’da yüzde 9, İspanya ve Romanya’da ortalama yüzde 7,4 oldu.
Türk vatandaşlarına son bir senelik dönemde 1 milyondan fazla
GÖÇ BASKISI ARTACAK MI?
Meloni’nin açıklamalarının arkasından uzmanlardan gelen değerlendirmelerde Türkiye açısından dikkat çekilen en mühim başlıklardan biri de göç ve vize baskısının aynı anda artabileceği ihtimali. AB’nin dış sınırlarını daha sıkı denetim etmeye yönelmesi halinde Türkiye için iki yönlü bir baskı ortaya çıkabileceği, bir yanda Avrupa’ya ulaşamayan düzensiz göçmenlerin Türkiye’de kalma süresinin uzaması, diğer yanda Türk vatandaşlarının Schengen başvurularında güvenlik, ekonomik yeterlilik ve geri dönüş kriterlerinin daha sıkı uygulanması riski de gündemdeki başlıklar içinde.
KİLİT ÜLKE TÜRKİYE
AB ile Türkiye içinde 2016’da oluşturulan göç mekanizmasının temelinde ise Türkiye üstünden Yunan adalarına geçen düzensiz göçün azaltılması ve geri kabul sistemi bulunuyor. Bu süreçte Türkiye, Avrupa’ya yönelen göçün sınırlandırılmasında kilit ülkelerden biri haline geldiği biliniyor. Avrupa’nın yeni dönemde dış sınır güvenliğini Schengen’in devamı için temel şartlardan biri olarak öne çıkarması, Ankara üstündeki “göçü Avrupa sınırlarına ulaşmadan durdurma” baskısını daha da artırabileceği de belirtiliyor.
ÖNEMLİ GÜNDEM OLACAK
Kamuoyu Araştırmacısı Volkan Tebrizcik ise, Meloni’nin son açıklaması üstünden şunları söylemiş oldu: “Meloni’nin sözleri yalnızca İtalya’nın sınır politikasıyla sınırı olan bir çıkış olarak görülmüyor. 29 ülkeli Schengen Bölgesi’nin korunması adına Avrupa’nın dış sınırlarını daha sert kapatması, Türkiye’nin hem düzensiz göç yükünü hem de uzun süredir tartışılan vize sorununu daha tehlikeli sonuç hale getirebilir. Ankara açısından önümüzdeki devrin en mühim başlıklarından biri de AB ile göç iş birliği sürerken Türk vatandaşlarının vize süreçlerinin kolaylaştırılması mevzusunda iyi mi bir karşılık alınacağı olacak” dedi.
