Yunanistan, Kıbrıs Rum Yönetimi ve Mısır, yarın Mısır’ın El Alamein kentinde üçlü bir zirve düzenleyecek. Gündemdeki mevzular içinde bölgesel gelişmeler ve Mekke Paktı’nın yer alması planlanıyor. Ortadoğu’da güvenlik dengeleri tekrardan şekillenirken, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan içinde kurulan Mekke Müdafa Anlaşması’nın Mısır’ı da içine alıp almayacağı bir süredir tartışılıyor. 7 Ağustos’ta imzalanan antak kalma, üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış kabul edilmesini öngörüyor. Sadece anlaşmanın tam askeri uygulama mekanizması kamuoyuna açıklanmış değil. Reuters, anlaşmanın bilhassa İran’la yaşanmış olan bölgesel gerilimler sonrasında ortak caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçladığını ve Mısır’ın ihtimaller içinde yeni üyeler içinde değerlendirildiğini bildirdi.
MEKKE PAKTI KURUMSALLAŞIYOR
Anlaşmanın imzalanmasının arkasından süreç hız kazanmıştır. 31 Ağustos’ta İstanbul’da ilk Stratejik Siyasal ve Müdafa Komitesi toplantısını gerçekleştiren Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, işbirliğini kurumsallaştırma sonucu aldı. Suudi Arabistan’da bir sekretarya kurulması ve bu yapının ilk üç senelik dönemde Pakistanlı bir genel yazman tarafınca yönetilmesi kararlaştırıldı. Taraflar ek olarak müdafa sanayii, ortak üretim, teknoloji ve askeri kapasitenin geliştirilmesi mevzusunda işbirliğini artıracak.
MISIR NEDEN KRİTİK?
Mısır’ın iştirakı ittifakın ağırlığını mühim seviyede değiştirebilir. Kahire, Arap dünyasının en büyük askeri güçlerinden birine haiz olmasının yanı sıra Süveyş Kanalı, Kızıldeniz ve Akdeniz arasındaki stratejik konumu sebebiyle bölgesel güvenlik denkleminde merkezi bir role haiz. Ek olarak Mısır’ın Gazze, Libya, Sudan ve Kızıldeniz dosyalarında direkt güvenlik çıkarları bulunuyor. Kahire’nin Riyad ve Ankara ile ilişkileri de son dönemde yoğunlaştı. Mısır Dışişleri Bakanlığına gore Mısır, Suudi Arabistan ve Türkiye haziran ayında Gazze, Sudan, Libya, İran ve Afrika Boynuzu başta olmak suretiyle bölgesel meseleleri görüşmek suretiyle üçlü toplantı gerçekleştirmiş oldu.
ASIL ENGEL ANAYASA
Sadece Mısır açısından sorun yalnızca siyasal irade değil. Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati, ülkesinin anlaşmaya katılma ihtimalini değerlendirirken anayasal ve hukuki yükümlülüklerin dikkate alınması icap ettiğini söylemiş oldu. The National’ın aktardığına gore Kahire, ortak müdafa taahhüdünün hangi koşullarda askeri müdahaleye dönüşebileceğini bilhassa inceliyor. Mısır Anayasası’nın 152. maddesi, cumhurbaşkanının ülke sınırları haricinde harp yada muharebe görevi için silahlı kuvvet göndermesini Ulusal Müdafa Konseyi’nin görüşü ve Temsilciler Meclisi üyelerinin üçte ikisinin onayına bağlıyor. Ek olarak sulh ve ittifak anlaşmalarının onaylanmasında referandum mekanizması da devreye girebiliyor.
DENGE DEĞİŞECEK
Öte taraftan Internasyonal Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS), Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye içinde son dönemde ortaya çıkan yakınlaşmanın Ortadoğu güvenlik mimarisinde yeni bir yapılanmaya işaret ettiğini değerlendiriyor. Buna gore ülkelerin ortak güvenlik kaygılarının arttığı, sadece İran politikalarındaki farklılıkların ve ittifakın kurumsal yapısının hemen hemen gelişme aşamasında olduğu belirtiliyor.
YUNAN VE RUM LİDERLERİN GÜNDEMİNDE
Kıbrıs Rum kesimi lideri Nikos Christodoulides, 8 Eylül’de Mısır’ın El Alamein kentinde yapılacak Kıbrıs-Yunanistan-Mısır üçlü zirvesinde Mekke Anlaşması’nın gündeme gelip gelmeyeceği sorusuna, “Bölgedeki tüm gelişmeler normal olarak görüşülecek” yanıtını verdi. Christodoulides, Mısır adına konuşmak istemediğini belirtirken, bölgede yaşanmış olan gelişmelerin zirvede ele alınacağını söylemiş oldu. Yunanistan Başbakanı Kriyakos Miçotakis ise 6 Eylül’de Selanik’te gazetecilere yapmış olduğu açıklamada, yakında Suudi Arabistan’ı ziyaret etmeyi planladığını ve Mekke anlaşmasının Yunanistan’ın Riyad ile ilişkilerinde hiçbir şeyi değiştirmediğini söylemiş oldu.
