Mallorca’nın Real Madrid ile oynadığı maç, adeta Paskalya Diriliş Pazarı’nın erken bir kutlaması gibiydi. Mukaddes Cumartesi’de Mallorca, Real Madrid’i yenik ederek (2-1) düşme hattından çıkmayı başardı.
Bu “dirilişin” simgesi ise son bir haftada takımda en fazlaca zorluk çeken isim olan forvetleri, liderleri Vedat Muriqi oldu. Avrupa’yı şaşırtan bir performansla, neredeyse düşme hattındaki bir takımda 19 gole ulaşarak Mbappé’nin bir tek dört gol peşinde bulunuyor.
Muriqi son iki haftada zor günler geçirdi. Ilkin Elche karşısında uzatma dakikalarında bir penaltı kaçırdı; bu gol atılsa ekip yenilmeyecek ve düşme hattı haricinde kalacaktı. Arkasından ulusal ekibi Kosova ile Dünya Kupası’na katılma düşsel vardı. Slovakya’yı (bu maçta gol de attı) geçtikten sonrasında, Pristina’da kendi taraftarı önünde Arda Güler’in de formasını giydirilmiş olduğu Türkiye ulusal takımına yenildiler.
Muriqi ülkesinden yıkılmış halde döndü. O maçtan sonrasında yedek kulübesinde başını öne eğmiş, moral olarak çökmüş şekilde görüntülendi. Maç sonrası röportajında da duygulandı. Üstünden fazlaca azca süre geçmişti fakat Muriqi, tüm Mallorca ekibi benzer biçimde mükemmel bir performans sergileyerek Real Madrid’i yenik etti. Maça düşme hattında süregelen Mallorca, uzun süre Manu Morlanes’in golüyle önde götürmüş olduğu karşılaşmada Militão’nun eşitlik golüyle sarsıldı. Sadece ekip dağılmadı.
Oldukça garip bir pozisyonda, atak ağırlıklı bir dizilişle oynayan Mallorca’da Virgili, Tchouameni’ye karşı kafa ile topu aşırdı; Antonio’nun pasıyla top Mateo Joseph’e ulaştı. Joseph sol kanattan muhteşem bir orta yapmış oldu ve Muriqi sol ayağıyla denetim edip sağ ayağıyla kusursuz bir vuruşla golü attı. Zayıf ayağıyla attığı bu gol, bu sürem ilk değildi.
Golün arkasından köşe direğine koşan Muriqi, sahada gözyaşlarına boğuldu ve ekip arkadaşları onun üstüne atladı. Golcü oyuncu, yaşamış olduğu duyguları şöyleki söyledi:
Bu haftaki acıların bir tek futbol kaynaklı olmadığını, hayatındaki derin izlerin de hâlâ onunla bulunduğunu açıkça beyan etti. Minik yaşta babasını kaybettikten sonrasında ailesinde organik bir önder haline geldi. Çocukluğunda savaşın ağır neticelerini görmüş oldu, insanların kaybolduğuna şahit oldu ve yokluk içinde büyüdü.
“İÇİMDE ARTIK YAŞAMAK İSTEYEN KÜÇÜK BİR ÇOCUK VAR, O ÇOCUK ÇOK ACI ÇEKTİ”
Muriqi duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“Son iki haftam duygusal olarak fazlaca zordu. 94. dakikada penaltı kaçırdım, Elche’de bir puanı kaybettik. Hayatımın en büyük hayalini, ulusal takımımla Dünya Kupası’nda oynamayı kaybettim. Burada da 88. dakikada 1-0 öndeyken gol yedik ve sürem benzer biçimde başladı fakat fena bitiyor diye düşündüm. Fakat aniden Mateo bana asist yapmış oldu ve o gözyaşları, bu hafta yaşadığım her şey içindi, Kosova ile yaşadıklarımdan sonrasında. Fazlaca mutluyum. Evet, dışarıdan sert ve kaba görünebilirim fakat içimde artık yaşamak isteyen minik bir çocuk var; bu sebeple o çocuk yeterince acı çekti.”
