Okul Yemekleri Koalisyonu İzmir Şubesi, 7 Ağustos’ta faaliyete geçmesi nedeniyle bir basın toplantısı düzenledi.
Gıda Mühendisleri Odası, İzmir Tabip Odası, Birlikte Yaşıyoruz Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Vakfı (BAYETAV), Veli-Der (Aile Birliği) ve Çağdaş Eğitim Derneği üyeleri, Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nde bir araya geldi.
ANKA haber ajansının haberine göre Bircan Yalçın, ortak açıklamasına Türkiye’de genç yaşta yetersiz beslenmenin yaygınlığına dikkat çekerek başladı.
“Okulda olan ve gün boyu aktif olan çocukların öğle yemeğinde kalorisi ve besin değeri yeterli besinleri tüketmesi gerekiyor. Özel okullar ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı birkaç devlet okulu öğrencilere öğle yemeği verirken, devlet okullarının neredeyse hiçbirisi öğrencilere öğle yemeği vermiyor. yapamaz.”
Çocuk sağlığı ve geleceği üzerinde ciddi ve kalıcı olumsuz etkileri olan beslenme yetersizliği sorununun çözülmesi, sağlıklı ve başarılı bir neslin yetiştirilmesi açısından büyük önem taşıyor. Her çocuğun temel hakkı olan sağlıklı beslenmenin güvence altına alınması, başta siyasi otoriteler olmak üzere ilgili kamu kurumlarının sorumluluğundadır.”
Yalçın, yetersiz beslenmeyi Türkiye’deki genç nesillerin karşı karşıya olduğu “gizli bir tehlike” olarak tanımladı. “Sadece hamur işi ve meyve suyuyla okula giden çocuklar gizli bir tehlikeyle karşı karşıya. Yetersiz beslenme, yalnızca çok az yemek ya da hiç yememek değil, aynı zamanda besin değeri düşük gıdaları tüketmek anlamına da geliyor.”
Koalisyona göre çocuklukta yetersiz beslenmeyle ilişkili yaygın sağlık sorunları arasında zihinsel engellilik, öğrenme güçlükleri, görme sorunları ve diş sorunları yer alıyor. Bu nedenle, okuldaki çocuklara ücretsiz okul yemekleri ve temiz içme suyu sağlanmasının derhal başlatılması ve genişletilmesi zorunluydu.
Koalisyon, “her çocuğun fiziksel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve sosyal gelişimi için yeterli yaşam standardına sahip olma hakkını” tanıyan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne atıfta bulundu.
Koalisyon, Türkiye’nin 1995’ten bu yana imzacısı olduğu bu maddeye dayanarak devlet yetkililerine, tüm çocuklara okul saatlerinde ücretsiz kaliteli yemek ve temiz içme suyu sağlamanın sosyal devletin görevi olduğunu hatırlattı.
“Bu nedenle, başta siyasi otoriteler olmak üzere tüm tarafların yetersiz beslenmeyle mücadelede sorumluluk alması ve devlet okullarında ücretsiz beslenmeye öncelik vermesi gerekiyor.”
Yalçın, hükümetin bu konudaki girişimlerinin de kısa ömürlü olduğunu hatırlattı. Son yıllarda okullarda bir adet ücretsiz ve sağlıklı öğüne yönelik ısrarlı talepler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın anaokulu öğrencilerine ücretsiz yemek sağlanmasına yönelik bir program uygulamasına yol açtı.
Ancak bu program, 6 Şubat 2023 depreminden sonra depremden etkilenen bölgelerdeki okullar hariç, yalnızca bir dönem sonra durduruldu.
Yalçın, Türkiye Okul Yemekleri Koalisyonu’nun siyasi otoritelere baskı yapmak ve okullarda bir öğün bedava yemek ve temiz içme suyu sağlanmasını sağlamak amacıyla kurulduğunu ileri sürdü.
Türkiye’de artan gıda enflasyonu, sağlıklı ve dengeli beslenmeyi halk açısından giderek daha pahalı hale getirerek beslenmeye bağlı hastalıkların ortaya çıkmasına neden oluyor.
Gıda enflasyonu dünya ortalaması Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nde (OECD) yüzde 4,2, Avrupa ülkelerinde yüzde 2 olurken, Türkiye’de yüzde 70,4 oldu.
Sendika hesaplamalarına göre Türkiye’de sağlıklı ve dengeli beslenmenin maliyeti günlük 600 liraya (18,6 dolar) yaklaştı. Bu miktar 566,75 lira olan net günlük asgari ücretin üzerine çıktı.
