Kılıç, TRT Haber’de canlı yayında yapmış olduğu açıklamada, Ankara’nın ABD ile İran arasındaki mevcut gerilimi derin kaygıyla izlediğini ve bilhassa Türkiye’nin hem İran’ın komşusu hem de tüm taraflarla angaje olma kapasitesine haiz bir NATO üyesi olarak konumu göz önüne alındığında sükunetin sağlanması için çalıştığını söylemiş oldu.
“Türkiye, İran’daki herhangi bir iç karışıklığın yada siyasal probleminin İran’ın kendi meselesi bulunduğunu daima açıkça ortaya koymuştur” dedi. “Dış askeri müdahalenin pozitif netice vermeyeceğini devamlı vurguladık. Diplomasiyi ve diyaloğu teşvik etme çabalarımız devam edecek.”
İran’la sınırı paylaşan NATO üyesi Türkiye, hem ABD’li hem de İranlı yetkililere ulaştığını söylemiş oldu.
Ankara, Tahran’ın iç meselelerini kendi başına halletmesine izin verilmesi icap ettiğini söyleyerek, herhangi bir istikrarsızlığın bölgenin şu anda yönetme kapasitesini aşacağı mevzusunda uyardı.
Kılıç, Türkiye’nin genel dış politikasının Gazze’den Suriye ve Somali’ye kadar bölge genelinde insani ve istikrar sağlayıcı bir yaklaşıma dayandığını belirterek, Ankara’nın sürdürülebilir sulh ve güvenliği savunmaya devam edeceğini ekledi.
Suriye mevzusunda ise Türkiye’nin, birleşik, istikrarlı ve güvenli bir Suriye’nin bölgesel sulh için koşul olduğu yönündeki uzun süredir devam eden tutumunu yineledi. Pek oldukca ülkenin artık Türkiye’nin daha önceki yıllardaki uyarılarını kabul ettiğini ve Ankara’nın Suriye’nin kuzeyinde yeni bir devletçik yada ayrılıkçı oluşumun ortaya çıkmaması yönündeki görüşünü kabul etmeye başladığını belirtti.
Kılıç ek olarak, Türkiye’nin çatışmalara arabuluculuk yapma mevzusundaki diplomatik rolünün altını çizerek, Rusya ile Ukrayna arasındaki İstanbul görüşmeleri ve Karadeniz tahıl girişimini Ankara’nın karşıt tarafları masaya getirme becerisinin örnekleri olarak gösterdi.
“Türkiye birleştirici ve güvenilir bir erkek oyuncu olabileceğini gösterdi” dedi. “Gayemiz daima anlaşmazlıkların tırmanmak yerine diyalog kanalıyla çözülebileceği bir ortam yaratmaktır.”
Türkiye’nin Gazze’nin durumunu her internasyonal platformda gündeme getirmeye devam edeceğini, Filistinlilere destek vermeye ve saldırıların sona ermesi çağrısında bulunmaya kararlılığını sürdüreceğini ekledi.
