Görüşmenin arkasından ortak basın toplantısında konuşan Fidan, görüşmelerin ikili ilişkiler, Türkiye-AB ilişkileri ve her iki ülkeyi etkileyen bölgesel ve küresel gelişmeler üstünde yoğunlaştığını söylemiş oldu.
“Şu anda önümüzde birçok hedef var. Bunlardan biri gümrük birliği anlaşmasının güncellenmesi, diğeri ise vize serbestisinin hayata geçirilmesi.”
Fidan, Ankara ve Paris’in NATO’daki rolleri sebebiyle Avrupa’nın güvenliği mevzusunda sorumlulukları paylaştıklarının altını çizdi. “Her iki ülkenin de NATO ve Avrupa güvenliğinde oynadığı mühim roller göz önüne alındığında, burada da yapabileceğimiz fazlaca şey bulunduğunun, belirli mevzuları tartışmak için daha sık bir araya gelmemiz icap ettiğinin altını çizdik” dedi.
Türkiye ile Fransa arasındaki işbirliğinin siyasal, ekonomik ve güvenlik alanlarına yayıldığını, her iki tarafın da ticari ve ekonomik bağları daha da genişletmek için çalıştığını kaydetti.
Fidan, görüşmelerde başta Suriye, Gazze, İran ve Akdeniz güvenliği olmak suretiyle bölgesel gelişmelerin ön plana çıktığını söylemiş oldu. Terörle mücadeleyi ortak öncelik olarak nitelendirerek, Suriye’de DEAŞ’la kesintisiz mücadelenin sağlanmasının önemine vurgu yapmış oldu.
Bakanlar ek olarak Rusya-Ukrayna savaşı da dahil olmak suretiyle küresel güvenlik mevzularını da gözden geçirdiler. Fidan, görüşmelerin son diplomatik çabaları ve Türkiye’nin Ukrayna’da barışı ilerletmeyi amaçlayan Gönüllüler Koalisyonu’na potansiyel katkılarını kapsadığını söylemiş oldu.
Barrot, Fransa’nın Türkiye’nin koalisyona katılımını desteklediğini ve pozitif baktığını belirterek, Rusya’ya yönelik baskının devamlı olması çağrısında bulunmuş oldu. Rusya’nın enerji gelirlerini kısma ve bilhassa Karadeniz’deki yasa dışı petrol sevkiyatına karşı koyma çabalarının ele alındığını söylemiş oldu.
Gazze mevzusunda ise Türkiye’nin ateşkesin garantörleri içinde yer aldığını söyleyen Barrot, istikrarın korunması ve siyasal geçişin desteklenmesi mevzusunda Ankara ve Paris’in mühim sorumlulukları bulunduğunu altını çizdi.
Barrot, “Gazze’deki siyasal geçiş sürecinde Türkiye ve Fransa’nın mühim rolleri var” diyen Barrot, insani yardımların güvenli koridorlardan sivillere ulaşmasının sağlanması icap ettiğini altını çizdi. Her iki ülkenin de New York deklarasyonu çerçevesinde Filistin-İsrail çatışmasına iki devletli çözümü desteklediğini söylemiş oldu.
Neredeyse 14 senedir devam eden iç savaşın arkasından toparlanmaya çalışan Suriye’deki gelişmeler de ele alınırken, Barrot, kendi deyimiyle süratli ilerlemeye dikkat çekerek, Ankara ile Paris içinde devamlı koordinasyonun önemini bir kez daha teyit etti.
Cenup Kafkasya da gündemin bir öteki mevzusuydu. Barrot, Fransa’nın Ermenistan ile Azerbaycan ve Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşmeyi desteklediğini belirterek, sınırların tekrardan açılmasının ve bölgesel bağlantıların güçlendirilmesinin uzun vadeli refahın anahtarı bulunduğunu altını çizdi.
NATO işbirliğinin detaylı olarak ele alındığı görüşmede Barrot, Türkiye’nin temmuz ayında NATO zirvesine ev sahipliği yapacağını hatırlattı. He said France is ready to participate in alliance exercises, including a potential drill in Greenland, and emphasized the importance of close coordination within the alliance.
Barrot, ekonomik ilişkilerin de geliştiğine dikkat çekerek, iki ülke arasındaki ticaretin 23 milyar avroyu (27,41 milyar dolar) aştığını ve yüzlerce Fransız şirketinin Türkiye’de etkinlik gösterdiğini söylemiş oldu.
Barrot, bazı konulardaki görüş ayrılıklarına karşın Türkiye ve Fransa’nın diyalog ve iş birliği yöntemiyle ortak zemin bulmak için devamlı çalıştıklarını belirterek, ikili ortaklığın yoğun ve stratejik bulunduğunu belirtti.
