Yetkililer, COP31 öncesinde görüş alışverişinde bulunmak suretiyle Sıfır Atık Vakfı tarafınca 6-8 Şubat tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen üç günlük hazırlık tatilinde Türk heyetiyle bir araya geldi. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında bu senenin en mühim iklim zirvesi olan COP31, Türkiye’nin başkanlığı ve ev sahipliğinde Türkiye’nin Akdeniz kıyısındaki Antalya’da gerçekleştirilecek.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 üst düzey iklim şampiyonu Samed Ağırbaş’ın başkanlığını yapmış olduğu toplantı, üst düzey danışmanları, BM Sıfır Atık Danışma Kurulu üyelerini ve COP31’in kilit paydaşlarını zirveye yönelik bir yol haritası belirlemek suretiyle bir araya getirdi.
BM Sıfır Atık Danışma Kurulu Üyesi ve Hollanda merkezli Waste Transformers CEO’su Lara van Druten, COP31 şehirler ve mahalli yönetimler hususi danışmanı İklim Üst Düzey Şampiyonu Neil Khor ve COP31 İklim Üst Düzey Şampiyonu Pazarlama, İletişim ve Paydaş Iştirakı hususi danışmanı Atıf Ikram Butt, COP31’e yönelik beklentilerini Anadolu Ajansı’na (AA) söyledi.
Druten, inzivanın COP31’in mümkün olmasıyla birlikte etkili olmasını sağlamaya destek olmak için değişik perspektifleri bir araya getirdiğini söylemiş oldu.
Sıfır atık ile iklim değişikliği arasındaki bağlantının altını çizerek, mevzunun COP31 gündeminde belirgin bir halde yer almasını sağlamak için çabaların sürdüğünü söylemiş oldu.
Besin israfıyla bağlantılı emisyonların altını çizen Druten, milyonlarca insan aç kalırken, küresel olarak üretilen gıdaların minimum üçte birinin israf edildiğini söylemiş oldu. Besin kıymet zincirlerinde düzeltim yapılmasının hem sera gazı emisyonlarını azaltabileceğini hem de atık, su ve kaynak yönetimine ilişkin COP31 öncelikleriyle uyumlu hale getirilebileceğini ekledi.
Druten ek olarak Ağırbaş’ın {özel sektör} ve sivil toplumdan paydaşları bir araya getirme çabalarının COP31’in temel kuvvetli yönleri içinde olacağını söylemiş oldu.
COP31’in iklim eylemine potansiyel katkısı hakkında görüşünü paylaşan Druten şunları söylemiş oldu: “Seneler süresince birçok COP zirvesi düzenlendi ve bunların ana zayıf noktalarından biri, tartışmaları anlamlı etkiye haiz somut, ölçeklenebilir projelere dönüştürmenin, yalnız bunun hakkında konuşmak yerine sahada gerçek bir değişiklik sağlamanın zorluğu oldu.”
BM-Habitat’ın eski genel başkanı Neil Khor, geri çekilme sırasındaki görüşmelerin vakfın hedeflerini COP süreciyle uyumlu hale getirmeye ve COP31 öncesinde Ağırbaş’ı desteklemenin yollarını belirlemeye odaklandığını söylemiş oldu.
BM-Habitat’taki vazife süresi süresince COP sürecini yakından takip eden Khor, “Sürecin temel unsuru iklim politikasını sahada eyleme dönüştürmektir.” dedi.
Vakfın, COP31 öncesinde hem azaltım hem de uyum çabalarının itici gücü olarak sıfır atıkla iklim taahhütlerini uygulamak için dünya çapındaki mahalli paydaşlarla ortaklık yapmayı hedeflediğini ekledi.
Khor, ülkenin ev sahibi rolüne atıfta bulunarak, “Antalya güzel bir kent ve Türkiye’nin uzun zamanı ve misafirperverlik geleneğinden yararlanarak paydaşları bir araya getirmek için kuvvetli bir ortam sağlıyor.” dedi.
Khor, COP zirvelerinde milyonları etkileyen sorunların ele alındığını sadece her insanın Türkiye’ye gezi edemediğini kaydetti. Ağırbaş, COP31 kapsamında hayata geçirilecek dijital platformun daha geniş bir katılıma olanak tanıyacağını ve dünya çapındaki bireylerin iklim taahhütleri vermesine olanak sağlayacağını söylemiş oldu.
Türkiye ve Avustralya’nın COP31 gündemini tartıştıklarını ifade eden Erdoğan, şunları ekledi: “Türkiye’nin, sıfır atık alanında, çevreye yalnızca tabiat perspektifinden bakmakla kalmayıp, daha da önemlisi Emine Erdoğan’ın bunun yaşam ve yaşamla ilgili olduğu felsefesini ve öğretilerini öne çıkaracak yeni bir fikir biçimi, yeni bir emek harcama biçimi getirme fırsatına haiz bulunduğunu düşünüyorum.”
Şimal ile cenup içinde köprü oluşturmak
Khor ortaklık çağrısında bulunmuş oldu ve şunu ekledi: “Bir ülke ne kadar kuvvetli, büyük yada varlıklı olursa olsun, bu zorluğun üstesinden tek başına gelemez.”
BM Çevre Programı Kamu Savunuculuğu ve İletişim Kısmı eski başkanı Atif Ikram Butt, “tüm küresel topluluğun” “ortak bir zemin bulması ve taahhütlerimizi ve sözlerimizi eyleme dönüştürme zamanının geldiği mevzusunda aynı fikir olması” icap ettiğini altını çizdi.
Dünyanın, dönüştürücü sonuçlar elde etmek ve 2030 hedeflerine uyum sağlamak açısından eleştiri bir dönem olan Paris Anlaşması’nın kati uygulama aşamasına doğru ilerlediğini söyleyen Butt, “Türkiye, COP31’de tarafları Paris’te belirlenen hedeflere ulaşmak için bir rota üstünde anlaşmaya varmak suretiyle bir araya getirerek Şimal ve Cenup içinde bir köprü görevi oynayabilir.”
Butt, Ağırbaş’ın üst düzey iklim şampiyonu ve Sıfır Atık Vakfı başkanı olarak ikili görevi göz önüne alındığında, COP31 sürecinin Türkiye’ye sıfır atık mevzusundaki liderliğini internasyonal düzeyde sergileme ve iklim eylemine anlamlı katkıda bulunma fırsatı sunduğunu ekledi.
