ABD Başkanı Donald Trump geçen hafta Washington’un İran’a doğru giden bir “birliği” bulunduğunu sadece Tahran’a protestocuların öldürülmesi yada nükleer programının tekrardan başlatılmasına karşı uyarılarını yenileyerek bunu kullanmak zorunda kalmayacağını umduğunu söylemiş oldu.
Tahran bu ayın başlarında hükümet karşıtı protestolara sert müdahalede bulunarak binlerce kişinin ölümüne ve tutuklanmasına yol açtı. Yetkililer huzursuzluktan İran’ın düşmanları ABD ve İsrail ile bağlantılı “silahlı teröristler ve isyancılar”ı görevli tuttu. İnsan hakları grupları protestoları 1979 devriminden bu yana görülen en büyük protestolar olarak tanımlıyor.
El Cezire’ye konuşan Fidan, Türkiye’nin İran’a yönelik her türlü dış müdahaleye yada saldırıya karşı bulunduğunu yineleyerek “savaşı tekrardan başlatmanın yanlış olacağını” söylemiş oldu.
Fidan, “Amerikalı dostlara tavsiyem, İranlılarla olan dosyaları birer birer kapatın. Nükleerle başlayın, onu kapatın, sonrasında ötekini, sonrasında ötekini” dedi.
“Eğer hepsini bir paket halinde koyarsanız İranlı dostlarımızın sindirmesi oldukça zor olur” dedi. “Kimi zaman bu onlar için aşağılayıcı görünebilir. Bunu yalnız kendilerine değil bununla birlikte liderliğe de açıklamak oldukça zor olacak.”
Haziran ayında ABD, Gazze’deki cenk sebebiyle İsrail ile artan bölgesel gerilimlerin ortasında İran’ın nükleer tesislerini vurdu. Tahran’ın barışçıl amaçlı olduğu söylenen nükleer programına ilişkin müzakerelerde oldukça azca ilerleme kaydedildi.
İran’la sınırı paylaşan NATO üyesi Türkiye, hem ABD’li hem de İranlı yetkililere ulaştığını söylemiş oldu.
Ankara, Tahran’ın iç meselelerini kendi başına halletmesine izin verilmesi icap ettiğini söyleyerek, herhangi bir istikrarsızlığın bölgenin şu anda yönetme kapasitesini aşacağı mevzusunda uyardı.
Fidan ek olarak İsrail’in hâlâ İran’a saldırmaya çalıştığını söylemiş oldu.
