Dışişleri Bakanlığı tarafınca düzenlenen bir izahat, “Türkiye olarak, İsrail saldırganlığıyla yayılan ve güvenlik ortamının istikrarsızlaştırılmasıyla süregelen çatışma riskine devamlı dikkat çektik. ABD’nin bugün (22 Haziran) nükleer tesislerine meydana getirilen hücum, bu riski en üst düzeye çıkardı.”
Izahat, İran Dışişleri Bakanı’nın İstanbul’daki ABD’ye sert bir uyarı vermesinden kısa bir süre sonrasında geldi ve burada İslam İşbirliği Örgütü (OIC) dışişleri bakanlarının bir zirvesine katıldı.
Türk Bakanlığı, “Türkiye, ABD’nin İran İslam Cumhuriyeti’nin nükleer tesislerine yönelik saldırısının ihtimaller içinde neticeleri mevzusunda derinden kaygı duyuyor. Devam eden gelişmeler bölgesel çatışmanın küresel düzeyde yükselmesine niçin olabilir.” “Bu yıkım senaristliğinin canlanmasını istemiyoruz.”
Ek olarak, ilgili tüm tarafları “görevli bir halde hareket etmeye, derhal saldırıları durdurmaya ve daha çok yaşam ve yıkım yitirilmesine yol açabilecek adımlardan kaçınmaya” çağırdı.
“İran’ın nükleer programı mevzusundaki anlaşmazlığı çözmenin tek yolu müzakerelerdir. Internasyonal toplumu taraflar içinde diplomatik bir çözüm bulma çabalarını desteklemeye çağırıyoruz.” Dedi. Türkiye ek olarak sorumluluklarını yerine getirmeye ve “yapıcı katkılar yapma” için hazırlıklarını dile getirdi.
İran ve Tahran’ın nükleer programı üstündeki dünya güçleri arasındaki anlaşmazlığa ya da ABD’nin grevinden sonrasında devam eden İran-İsrail çatışmasına taraf olmasa da, Türkiye’nin bölgesel bir güç ve İran’ın komşusu olarak tehlikede olan oldukça şey var. Batı’daki müttefiklerinden değişik olarak, İran’ın kendini müdafa hakkını savundu ve İsrail’in şu anda İran üstündeki manzaraları olan genişlemecılık politikasını çarptı. Türk liderleri, bölgesel saldırganlığı durdurulmazsa İsrail’in bir sonraki hedefinin Türkiye olabileceği mevzusunda onlarca defa uyardı. Hakikaten de İsrail, Türkiye’yi bir rakip olarak görüyor ve 2023’ten beri İsrail saldırıları altında acı çeken Filistinlilere sarsılmaz desteği sebebiyle Türk liderliğine bağlı tehditler düzenliyor.
Hakkaniyet ve Kalkınma Partisi (AK Partisi) sözcüsü Ömer Çelik, Pazar günü bir toplumsal medya görevinde, bölgeye çatışmalar yayılırsa en fena senaryoların tetiklenebileceğini söylemiş oldu. “ABD’nin nükleer tesislerine meydana getirilen saldırılardan sonrasında bölgemizdeki çatışmaların genişleme tehlikesi ortaya çıktı” diye uyardı.
Çelik, İsrail’in tüm bölgeyi ateşe vermeye çalışan saldırganlığının hepimiz için bir tehdit oluşturduğunu söylemiş oldu. Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail’in bu ayın başlarında İran’a yapmış olduğu saldırılardan sonrasında kapsamlı bir dış ilişkiler gerçekleştirdiğini ve bölgesel ve dünya liderleriyle görüştüğünü yineledi. “Bu bağlamda, görüşme tablosunun tek çözüm olduğu vurgulandı. Başkanımız sulh diplomasisine hazır bulunduğunu ve bu seviyede görüşmelere ev sahipliği yaptığını açıkladı. Çatışmanın başlangıcından bu yana değerlendirmesi doğru oldu. Bundan sonrasında müzakereler merkezi olmalı (mevzunun çözümüne)” dedi.
Erdoğan Cumartesi günü, Orta Doğu’ya “yeni Sykes-Picot düzeni” dayatma girişimleri mevzusunda uyarırken İslam ülkeleri içinde İslam ülkeleri içinde daha çok birlik istedi ve bölgesel istikrarsızlık yaratmaya çağırdı. “Bölgemizde sınırları kanla çekilecek yeni bir Sykes-Picot siparişinin kurulmasına izin vermeyeceğiz.” Dedi.
Cumhurbaşkanı, İsrail’le olan şu anki çatışmanın ortasında İran halkının esnekliğine olan itimatı dile getirdi. Yetkili, “İran halkının, zorluklar ve kuvvetli devlet deneyimi karşısında dayanışmaları ile ümit ederim bu günlerde üstesinden geleceğinden kuşku yok” dedi. Ek olarak, İran vatandaşlarını hedefleyen İsrail bombalamalarında ve suikastlarında öldürülenlere Türkiye adına başsağlığı dileklerini dile getirdi.
İsrail’in İran’a yönelik son saldırılarını şiddetle kınadı ve İran’ın devlet terörizmi karşısında kendini müdafa hakkının organik, meşru ve yasal bulunduğunu altını çizdi. Erdoğan, İsrail’in Gazze, Lübnan, Yemen, Suriye ve İran’a yapmış olduğu grevleri “haydutluk” eylemleri olarak nitelendirdi ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu hükümetinin bölgedeki barışın en büyük barajını ortaya koyduğu mevzusunda uyardı. Ek olarak İslam ülkelerini İsrail’in Gazze’nin ötesindeki eylemlerine karşı sağlam durmaya çağırdı. Erdoğan, “İsrail’in bir tek Filistin’de değil Suriye, Lübnan ve İran’da da haydutluk eylemlerini durdurmak için daha çok dayanışma göstermeliyiz.”
Mevcut değişiklik dengeleri ve kırılgan politika periyodunun İslam dünyasının birleşmesini gerektirdiğini altını çizdi. Yetkili, bölgeyi kaosa daldıran İsrail politikalarına karşı duruşunu açıkça ifade etmesi ve üye devletleri toleransı ve dayanışmayı güçlendirmeye çağırdığını söylemiş oldu. Erdoğan, mezhep yada etnik kökene bakılmaksızın, tüm Müslümanların aynı Qibla ve kaderi paylaştığını ve ortak zorluklarla yüzleşmek için farklılıkları bir kenara bırakmaları icap ettiğini altını çizdi.
Erdoğan, BM’den sonrasında en büyük ikinci internasyonal organizasyon olan İK’nin daha etkili olması, kalkınma için bir vasıta olarak hizmet etmesi ve mevcut ve gelecekteki zorlukları ele almak için daha iyi organize edilmesi icap ettiğini altını çizdi.
Yetkili, İsrail saldırganlığının yine bölgedeki istikrarı ve barışı tehlike arzettiği bir dönemde Türkiye başkanlığının başladığını yineledi. Oldukça kutuplu bir dünyanın İslam dünyasının kendi başına bir direk olmasını, daha büyük mesuliyet almasını ve küresel ilişkilerde daha mühim bir rol oynamasını gerektirdiğini altını çizdi. Erdoğan, Müslümanların iç anlaşmazlıkları kendi bilgeliği ve iradesiyle çözmeleri icap ettiğini söyleyerek, İslam dünyasının geleceğini etkileyen her mevzuya çözüm bulma kapasitesine ve kararlılığına haiz bulunduğunu iddia etti.
Ayrıca Türkiye, çatışmanın potansiyel yayılmasına karşı uyanık kalıyor. Yetkililer, ordunun uyanık bulunduğunu ve son gelişmeler ışığında sınır güvenliği önlemlerinin mevcut bulunduğunu söylüyor. Erdoğan ek olarak son zamanlarda Türkiye’nin müdafa yeteneklerinin, son yirmi yılda uzun menzilli füzelerin geliştirilmesinden insansız hava araçlarına kadar acıklı bir gelişme kaydeden çığır açan çabaları yardımıyla mühim seviyede güçlendiğini altını çizdi.
