Konferansın oturum aralarında düzenlenen panelde konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı Burak Akçapar, “Türkiye ve ABD her zaman işbirliği içinde ve istişarede bulundu” dedi.
Akçapar, “Anlaşamadıkları konular var ama bu kanallardaki iletişim hiçbir zaman kopmadı” dedi.
Etkinlikteki olumlu atmosferden “çok keyif aldığını” belirterek, konferans salonundaki “yenilenen enerjinin” her iki ülkenin ilgili kurumlarına da yansıdığını söyledi.
Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin doğasını anlatırken “Biz NATO’nun en büyük iki silahlı kuvvetiyiz” dedi.
Aynı panelde konuşan ABD Siyasi İşlerden Sorumlu Müsteşar Vekili John Bass, Türkiye ve ABD’nin ilişkilerinde “yeni bir aşamanın eşiğinde” olduğunu belirterek, bunun “kolektif ilişkiler de dahil” “temellere” dönüşle başladığını söyledi. savunma.”
Bass, iki ülkenin ticaret, ekonomi ve iklim gibi alanlarda yeni fırsatları araştırmak için de görüşmelerde bulunduğunu söyledi.
İki NATO müttefikinin bölgesel zorlukları ele almak için birlikte çalışabileceğini ve Ukrayna’daki Rus savaşının ilk iki yılında Türkiye’nin “önemli rolünü” övdüğünü söyledi.
Bass, “Biz bu çatışmayı sona erdirmeye çalışırken Türkiye’nin oynayacağı çok önemli bir rol olacak.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden arasında olası bir görüşmeye ilişkin soruya yanıt veren Bass, Washington’un Temmuz ayında ABD’nin başkentinde yapılacak NATO zirvesi için Erdoğan’ı ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini söyledi.
Geçtiğimiz ay Erdoğan, 9 Mayıs’ta yapılması planlanan Beyaz Saray’a ilk ziyaretini yoğun gündemi nedeniyle ertelemişti.
‘Birleşme noktaları’
Ankara-Washington ilişkileri son yıllarda İsrail’in Gazze savaşı, savunma işbirliği ve terörle mücadele gibi bir dizi mesele nedeniyle kötüleşti.
Ankara, ABD’nin Filistin-İsrail ihtilafına ilişkin tutumunu, özellikle de Washington’un, Erdoğan’ın Gazze’de savaş suçları işlemekle suçladığı Netanyahu yönetimine koşulsuz desteğini uzun süredir eleştiriyordu.
Türkiye ayrıca, son kırk yılda Türkiye’de binlerce kişiyi öldüren PKK terör örgütünün Suriye kolu YPG’ye verdiği destek nedeniyle tarihi müttefikiyle ilgili hayal kırıklığını da sık sık dile getiriyor.
Türkiye’nin ABD büyükelçisine göre, iki ülkenin söz konusu anlaşmazlıkları vurgulama “lüksüne” sahip olmadığı, bunun yerine “yakınlaşma noktalarına” odaklanması gerekiyor.
Konferans kapsamında verilen resepsiyonda da konuşan Sedat Önal, Türkiye ve ABD’yi “zamana direnen” dostluk ve dayanışmayla “iki sadık NATO müttefiki” olarak övdü.
Önal, Ukrayna ve Gazze’deki savaşların yanı sıra Suriye, Irak, Libya ve Güney Kafkasya dahil olmak üzere bölgedeki diğer çatışmalara işaret ederek, Türkiye’nin dünyadaki neredeyse tüm “kriz parlama noktaları” ile çevrili olduğuna dikkat çekti.
Önal, “Bölgede ve bölge dışında barış, güvenlik ve istikrara hizmet etmek için Amerika gibi paydaşlarla koordinasyon ve iş birliği içinde faaliyet göstermemiz gereken ortam burasıdır” dedi.
“Böyle bir ortamda fikir ayrılıklarımızı öne çıkarma lüksümüz yok, yakınlaşmalarımızı artırmamız gerekiyor” dedi.
“Bu, benim buradaki görev sürem boyunca yapacağımız bir şey; ortak kaygılarımızı ilgilendiren ama aynı zamanda bölgesel barış ve güvenlik açısından da çok önemli olan konuları ele almak için yakınsama noktalarını artırmaya çalışmak.” diye ekledi.
Önal, Türkiye-ABD ilişkilerinin önemli ve güçlü bir boyutunun ekonomik ve ticari ilişkiler olduğunu söyledi.
Aynı resepsiyonda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ABD Ticaret Bakanı Gina Raimondo ile “yapıcı ve verimli bir görüşme” gerçekleştirdiklerini belirterek, ikili ticarette 100 milyar dolara ulaşma konusunda anlaştıklarını kaydetti.
“Türk-Amerikan ilişkileri yakın gelecekte yatırımdan ticarete, hizmetlerden sanayiye, mali işbirliğinden yeşil ekonomi iş birliğine kadar her düzeyde hızlanacak ve gelişecektir. Her düzeyde konuşmaya hazırız, biz konuşmaya hazırız.” Bolat, “İlerlemeye hazırız” dedi.
