İran’da yüksek enflasyon sebebiyle süregelen protesto gösterileri ülke genelinde sürerken ABD Başkanı Donald Trump, toplumsal medya hesabından yapmış olduğu açıklamada, “İran, barışçıl protestocuları vurup şiddetle öldürürse, ABD onların yardımına koşacaktır. Silahlarımız hazır, ateş etmeye hazırız” sözleriyle Tahran’ı tehdit etti. Trump önceki gün yapmış olduğu açıklamada da “İran’ın tekrardan insanları öldürmeye başlaması” halinde ABD tarafınca “oldukca sert şekilde vurulacağını” söylemiş oldu. İran Dışişleri Bakanlığı’ndan meydana getirilen açıklamada ise “ABD’li politikacıların İran halkını kurtarmak için ortaya koyduğu girişimlerin geçmişini incelemek bile ABD’nin İran halkıyla ne seviyede dayanışma içinde bulunduğunu idrak etmek için kafi. ABD’nin müdahalesi karşısında sert yanıt verilecektir” ifadelerine yer verildi. Trump’ın İran’ı tehdit etmesi ise partisi Cumhuriyetçiler içinde infiale niçin oldu. Trump’ın ikinci Başkanlık döneminde ilk kez Cumhuriyetçiler ve Demokratların ağır topları “yeni harp istemiyoruz” söyleminde ortak tutum takındılar.
Uzmanlara gore Trump’ın İran’a yönelik askeri tehditleri, protestoları gerekçe göstererek müdahaleyi meşrulaştırma çabası olarak değerlendirilirken, Washington’un krizlere karşı giderek daha saldırgan bir dil benimsediğine de işaret ediyor.
MAGA CEPHESİNDE ÇATLAK
Trump’a en yakın adlar içinde yer edinen Temsilciler Meclisi üyesi Marjorie Taylor Greene, İran’a yönelik askeri tehditlerin “Ilkin ABD” (America First) çizgisine aykırı bulunduğunu savundu. MAGA hareketinin başlıca mimarı kabul edilen, Trump’ın eski Baş Stratejisti Steve Bannon ise Trump’ın söylemini “eski neocon reflekslerin geri dönüşü” olarak tanımladı. Bannon’a gore İran’a müdahale, ABD’yi uzun seneler sürecek yeni bir Ortadoğu çıkmazına sürükleyebilir. ABD Kongresi’ne yakınlığıyla malum ve Kurultay kulisleri paylaşan The Hill gösterim organı da sağ popülist çevrelerde, Trump’ın, tabanının harp karşıtı tutumunu göz ardı etmiş olduğu yönünde eleştirilerin yükselmeye başladığını iddia etti.
BAŞKANLIK YETKİLERİNE AYKIRI
Cumhuriyetçi Parti içinde merkez sağda yer edinen mühim adlar de Trump’a açık itirazlarda bulunuyorlar. Senatör Rand Paul, İran’a yönelik herhangi bir askeri hamlenin Kurultay onayı olmadan yapılamayacağını altını çizdi. Temsilciler Meclisi üyesi Thomas Massie ise toplumsal medya üstünden yapmış olduğu açıklamada, ABD’nin başka ülkelerin iç krizlerini “askeri güçle çözmeye çalışmasının” geçmişte ağır bedeller doğurduğunu hatırlattı. Bu adlar, Trump’ın tehdit dilinin ABD Anayasası’na ve Başkan’ın harp yetkilerine aykırı bulunduğunun altını da çiziyorlar.
Cumhuriyetçi Parti içinde Trump’a en yakın olan adların dahi İran’a yönelik tehdit diline tepki göstermesi, “Ilkin ABD” söylemiyle, yeni bir dış harp içinde derin bir çelişki yaşandığını gözler önüne seriyor.
DEMOKRATLARDAN ORTAK TEPKİ
Demokrat Parti cephesinden de Trump’ın açıklamalarına sert tepki geldi. Bağımsız Senatör Bernie Sanders, İran’a yönelik tehditlerin “sorumsuz ve tehlikeli” bulunduğunu belirterek ABD halkının yeni bir savaşı finanse edecek durumda olmadığını söylemiş oldu. Temsilciler Meclisi üyesi Ro Khanna ise ABD’nin İran’daki protestoları askeri müdahale gerekçesine dönüştürmesinin internasyonal hukuka aykırı olacağını beyan etti. Demokratlar, Trump’ın söyleminin bölgesel savaşı tetikleyebileceği uyarısında da bulunuyorlar.
İRAN: “KARŞILIK VERİRİZ”
Tahran ise ABD’nin ihtimaller içinde müdahalesine karşı askeri ve siyasal tüm seçeneklerin masada bulunduğunu deklare etti. İran Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, geçmişte Irak, Afganistan ve Libya’da yaşananların Washington’un “insani müdahale” söyleminin gerçek yüzünü ortaya koyduğunu dile getirdiler. ABD’li politika bilimcilere gore Trump’ın tehdidi, İran’daki protestolardan oldukca ABD iç siyasetindeki derin bölünmeleri açığa çıkarmış durumda.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
