ABD’de 3 Kasım ara seçimlerinde Demokratların Temsilciler Meclisi ve Senato’da çoğunluğu kazanmasının arkasından Beyaz Saray’daki seçim gecesine ilişkin çarpıcı kulis detayları ortaya çıktı. İngiliz Daily Mail gazetesinin Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı haberine nazaran Trump, kabine üyeleri ve Cumhuriyetçi Parti yöneticileri seçim neticelerini Beyaz Saray’ın Doğu Salonu’nda izlerken toplantıya katılmadı. Başkan, üst kattaki hususi konutunda Hususi Kalem Müdürü Susie Wiles ve yakın danışmanı Natalie Harp ile beraber kaldı. Seçim neticeleri Cumhuriyetçilerin aleyhine döndükçe salondaki yetkililer ayrılmaya başladı. Gazetenin görüştüğü isimsiz kaynaklar, Trump’ın sonuçlara öfkelendiğini ve Beyaz Saray’da görevden almaların açıkça konuşulduğunu öne sürdü.
Demokratların Kongrenin iki kanadında çoğunluğu kazanılmış olduğu seçim gecesinde Trump’ın Beyaz Saray’daki hususi konutunda kalmış olduğu, bakan ve danışmanların ise seçim toplantısını terk etmiş olduğu ileri sürüldü. Yönetimde görevden alma tartışmaları başladı. (Reuters)
TRUMP ÜST KATTA, BAKANLAR DIŞARIDA
Daily Mail’in haberine nazaran seçim gecesi Beyaz Saray’ın Doğu Salonu’nda tv ekranları kuruldu, konuklar için yiyecekler hazırlandı. Sadece Trump toplantıya katılmayarak hususi konutunda kaldı. Eşi Melania Trump’ın da yanında bulunmadığı bildirildi. Demokratların kazanımlarının belirginleşmesi üstüne ilkin üst düzey danışmanlar, arkasından bazı kabine üyeleri salondan ayrıldı. Akşamın erken saatlerinde görüşmede bulunan Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ilerleyen saatlerde görülmediği aktarıldı. Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kazandığının saat 22.00’ye doğru açıklanmasıyla salonun büyük seviyede boşaldığı, bazı çalışanların yakındaki barlara gittiği ve hazırlanan yiyeceklerin masalarda kalmış olduğu açıklandı. Trump’a yakın bir kaynak, Başkan’ın Fox News yayınını izlerken neredeyse asla konuşmadığını öne sürdü. Bir başka yetkili hususi konuttaki havayı “son aşama karanlık” olarak tanımladı. Trump ise toplumsal medya platformu Truth Social’da Fox News’i seçim yenilgisinden görevli tuttu ve kendisinin aday olması halinde Cumhuriyetçilerin büyük farkla kazanacağını savundu. Oysa Trump seçim kampanyası süresince Cumhuriyetçi seçmenlerden sandığa kendi adı pusuladaymış benzer biçimde gitmelerini istemişti. Beyaz Saray’dan bir yetkili ise Hearst tv grubuna yapmış olduğu açıklamada hükümetin yenilgi karşısındaki tutumunu mücadeleci olarak nitelendirdi.
TÜM OKLAR RUBIO VE HEGSETH’E YÖNELDİ
Seçim gecesinin arkasından Beyaz Saray’daki tartışmaların merkezine İran savaşı yerleşti. Daily Mail’e konuşan üst düzey bir yetkili, İran savaşı olmasaydı seçim sonucunun değişik olacağını savunarak Trump’ın Müdafa Bakanı Pete Hegseth’i görevli tutabileceğini öne sürdü. Başka bir Beyaz Saray yetkilisi Dışişleri Bakanlığı’na işaret ederken Cumhuriyetçi Parti’nin mühim bağışçılarından biri Rubio’nun siyasal geleceğinin açıkça tehlikeye girdiğini iddia etti. Haberde İran’daki askeri operasyonların Amerikan vergi mükelleflerine maliyetinin 47 milyar doları aştığı, benzin fiyatlarının galon başına 4,15 dolara ulaşmış olduğu açıklandı. Washington Post’un 4 Kasım tarihindeki seçim değerlendirmesi de yüksek yaşam maliyetlerinin, İran savaşının ve gümrük vergilerinin Cumhuriyetçilerin yenilgisinde etkili bulunduğunu ortaya koydu. Daily Mail’in 5 Kasım’da yayımladığı yeni haberde ise Trump’ın yakın danışmanlarına Hegseth’in görevde kalıp kalmaması icap ettiğini sordurulmuş olduğu ileri sürüldü. Aynı habere nazaran Başkan Yardımcısı JD Vance de yenilginin başlıca nedenini İran savaşı olarak gösterdi.
BEYAZ SARAY’DA TASFİYE İDDİALARI
Seçim yenilgisi, Trump’ın en yakın emek harcama arkadaşlarından Susie Wiles’ın konumunu da münakaşaya açtı. Daily Mail’e konuşan kaynaklara nazaran Wiles, eylül ayında bile Cumhuriyetçilerin seçimleri kazanacağını söylüyor, seçim stratejisti Chris LaCivita ise perşembe günleri meydana getirilen toplantılarda Trump’a pozitif yönde değerlendirmeler sunuyordu. Haberde seçim sabahına kadar Beyaz Saray’da Kongrenin iki kanadında da iskemle artırma planlarının konuşulmuş olduğu iddia edildi. Yenilginin arkasından bazı çalışanların Wiles’ın yerine Trump’ın ilk döneminde personel yönetiminden görevli John McEntee’nin getirilmesini istediği aktarıldı. Eski personel yöneticisi James Blair de başarısız seçim stratejisinin sorumluları içinde yayınlandı. Washington Post ise 16 Ekim’de, seçimlerden haftalar ilkin yayımladığı araştırmada Beyaz Saray’daki güç mücadelesini gündeme taşımıştı. Gazetenin 20 çalışan, danışman ve Trump’a yakın isimle yapmış olduğu görüşmelere nazaran Stephen Miller, Bill Pulte ve Lee Zeldin benzer biçimde adlar Wiles’ın ihtimaller içinde ayrılığı sonrasında etkili konumlar elde etmeye hazırlanıyor. Daily Mail’in seçim sonrasındaki haberinde ek olarak Trump’ın eski personel yöneticisi ve Hindistan Büyükelçisi Sergio Gor’un, Rubio’nun ihtimaller içinde ayrılığı durumunda Dışişleri Bakanlığı için adının geçmiş olduğu ileri sürüldü.

