ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik stratejisi, Beyaz Saray’da son devrin en mühim iç tartışmalarından birine dönüştü. İngiliz The Independent gazetesinin haberine bakılırsa Trump, geçtiğimiz hafta ulusal güvenlik ekibindeki bazı üst düzey isimlerle İran mevzusunda sert görüş ayrılıkları yaşadı. Haberde, Başkan’ın bilhassa İran savaşının yönetimi ve İsrail’le yürütülen koordinasyona ilişkin bazı değerlendirmeler sebebiyle öfkelendiği iddia edildi. Beyaz Saray ise bu iddiaları reddederek Trump’ın herhangi bir “patlama” yaşamadığını savundu. Habere bakılırsa tartışmaların merkezinde, İran’a karşı iyi mi bir yol izleneceği bulunuyor. Yönetim içinde bir grup diplomatik temasların sürdürülmesini savunurken, öteki kanat İran üstündeki askeri ve ekonomik baskının artırılmasını istiyor. Trump’ın ise her iki seçeneği de masada tuttuğu sadece nihai karar mevzusunda danışmanlarından değişik değerlendirmeler yapmış olduğu ifade ediliyor.
Değerlendirmelere bakılırsa Trump hem iç siyasal dengeleri hem de Orta Doğu’daki müttefiklerinin beklentilerini aynı anda yönetmeye çalışıyor.
İLİŞKİLERDE ÇATLAK İDDİASI
İran mevzusu yalnızca Beyaz Saray içindeki görüş ayrılıklarını değil, Washington-Tel Aviv hattındaki ilişkileri de etkiliyor. Reuters’ın aktardığı bilgilere bakılırsa Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun son görüşmesinde İran’a karşı izlenebilecek tüm seçenekler detaylı şekilde masaya yatırıldı. Dış ilişkiler, ekonomik baskının artırılması ve askeri operasyon ihtimali değerlendirilen başlıklar içinde yer aldı. Sadece İsrailli üst düzey bir yetkili, Netanyahu’nun direkt yeni bir hücum talep etmediğini, bunun yerine değişik stratejik tavsiyeler sunduğunu söylemiş oldu. Axios’un haberine bakılırsa ise Netanyahu, İran mevzusunda diplomatik çözüm ihtimaline oldukça mesafeli yaklaşırken, ekonomik ve askeri baskının sürdürülmesini korumak için çaba sarfediyor. Trump ise ihtimaller içinde bir askeri tırmanışın küresel enerji piyasalarına tesirini de dikkate alarak daha davranışlarında ölçülü davranmaya çalışıyor. Daha ilkin piyasaya çıkan başka bir haberde ise Trump’ın bilhassa İran’ın yer altındaki nükleer tesislerine ilişkin haber alma bilgilerinin kamuoyuna sızdırılmasından rahatsız olduğu ve bunun Netanyahu yönetimine yönelik memnuniyetsizliğini artırdığına dikkat çekmişti.
GÜVENLİK EKİBİ GÜNDEMDE
İran politikası tartışmalarında Müdafa Bakanı Pete Hegseth de dikkat çeken adlardan biri olarak öne çıkıyor. Son aylarda İran mevzusunda oldukça sert açıklamalar icra eden Hegseth, ABD’nin gerekmesi halinde askeri enerjisini kullanmaktan çekinmeyeceğini birçok kez dile getirdi. Daha ilkin İsrail ziyaretini iptal etmesi de Washington’ın İran politikasındaki belirsizliklerin göstergelerinden biri olarak yorumlanmıştı. Trump yönetimi içinde ise İran’a yönelik askeri seçeneklerin kapsamı mevzusunda tam bir düşünce birliği bulunmadığı belirtiliyor. Başkan’ın bazen diplomatik çözüm mesajları vermesine rağmen, İran’ın Amerikan üslerine yönelik saldırıları sonrasında oldukça daha sert açıklamalar yapmış olduğu görülüyor. Son olarak Trump, İran’ın ABD hedeflerine yönelik saldırılarının karşılıksız kalmayacağını belirterek “oldukça sert” karşılık verileceğini söylemişti.
Gerilimin küresel enerji piyasalarını ve ABD’nin dış politikasını direkt etkileyebileceği ifade ediliyor.
DİPLOMASİDE İNCE DENGE
Uzmanlara bakılırsa Washington’da yaşanmış olan tartışmalar, İran harbinde yalnızca taktik farklılıklarından ibaret değil. ABD yönetimi bir taraftan İran’ın nükleer faaliyetlerini sınırlandıracak diplomatik kanalları tamamen kapatmak istemezken, öteki taraftan İsrail’in güvenlik kaygılarını da dikkate almak zorunda kalıyor. Son günlerde İran ile dolaylı diplomatik temasların tamamen sona ermediğine ilişkin açıklamalar da yapılıyor. Sadece tarafların temel mevzularda hâlâ oldukça uzak pozisyonlarda bulunmuş olduğu ve itimat krizinin derinleştiği belirtiliyor.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
