Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası(TCMB), 2025 senesinde enflasyon hedefinin tutmaması üstüne hükümete açık mektup gönderdi.
Banka, 1211 sayılı Merkez Bankası Kanunu’nun 42. maddesi gereğince, 2025 yılı enflasyon hedeflerinden sapılmasının nedenlerini ve izlenen politikalardan söz eden mektubu açık mektubu Gömü ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e sundu.
Mektupta enflasyon görünümünde bozulmaların besin tutarları öncülüğünde olduğu ifade edildi.
TCMB’nin mektubu şöyleki;
“1211 sayılı Merkez Bankası Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca, enflasyon hedefine ulaşılamaması halinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) hedeften sapmanın nedenlerini ve alınması ihtiyaç duyulan önlemleri Hükümet’e yazılı olarak bildirmesi ve kamuoyuna açıklaması gerekmektedir.
2025 yılı enflasyonu, hedef çevresinde konulmuş olan belirsizlik aralığının üstünde gerçekleşmiştir.
Bu mektupta, söz mevzusu sapmanın sebepleri ile enflasyonun tekrardan hedef patikasına yaklaştırılması amacıyla uygulanan ve uygulanacak politikalar özetlenmektedir.
2025 senesinde Enflasyonu Belirleyen Unsurlar 2024 yılı haziran ayında başlamış olan dezenflasyon süreci 2025 senesinde da devam etmiş; sıkı parasal duruş, finansal koşullardaki sıkılık ve talep koşullarındaki dengelenme bu süreci desteklemiştir. Bununla beraber arz yönlü gelişmeler, fiyatlama davranışlarındaki katılıklar ve beklentilerin hedeflerle tam uyumlu seyretmemesi dezenflasyonun hızını sınırlamıştır.
Küresel emtia tutarları senenin ilk yarısında enflasyon görünümünü desteklemiş; enerji ve tarımsal emtia fiyatlarındaki gerileme pozitif katkı elde etmiştir. Jeopolitik gelişmelere bağlı enerji fiyat oynaklığı ve bazı metal fiyatlarındaki artışlar dönemsel maliyet baskıları oluşturmuştur. Küresel arz zincirlerindeki normalleşme ve taşımacılık maliyetlerindeki düşüş bu tesirleri kısmen dengelemiştir.
Yurt içi arz koşullarında bilhassa kuraklık ve don hadiseleri besin tutarları kanalıyla enflasyon üstünde yukarı yönlü baskı yaratmıştır. Bitkisel üretimdeki düşüşler üçüncü çeyrekte fiyat dalgalanmalarına niçin olmuş; bu gelişmeler beklentiler üstünden dezenflasyon sürecini geçici olarak yavaşlatmıştır.
Besin fiyatlarındaki bu oynaklık, enflasyonun ana eğiliminde geçici bozulmalara yol açarken senenin son aylarında ılımlı seyreden hava koşulları ile beraber bu etkilerin kısmen zayıfladığı izlenmiştir. 2025 senesinde döviz kuru gelişmelerinin enflasyon üstündeki tesiri geçmiş dönemlere kıyasla daha sınırı olan kalmıştır. Türk lirasındaki görece istikrarlı seyir ve talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde kalması kur geçişkenliğini sınırlandırmıştır. Geçmiş enflasyona endeksleme eğiliminin kuvvetli olduğu kira ve eğitim şeklinde hizmet kalemlerinde fiyat artışları yüksek seyretmiştir. Bu kalemlerde geçmiş dönemde uygulanan tavan fiyat düzenlemelerinin arkasından gözlenen telafi edici fiyat ayarlamaları da senelik artış oranlarının yüksek gerçekleşmesine katkı elde etmiştir. Bununla beraber bilhassa kira enflasyonunda düşüş yıl sonuna doğru daha belirgin hale gelmiştir.
Hizmet grubunda fiyat artışlarının genele yayılan bir görünüm arz etmesi, çekirdek enflasyon göstergelerindeki gerilemeyi yavaşlatmıştır. Yönetilen ve yönlendirilen fiyatlarda yıl içinde meydana getirilen ayarlamalar da enflasyon üstünde etkili olmuştur. Bilhassa tütün ürünleri, organik gaz ve şebeke suyu kalemlerindeki fiyat gelişimleri öne çıkmıştır.
Talep koşulları yıl genelinde dezenflasyonist seviyelerde seyretmiştir. Zelzele sonrası konut inşaatına bağlı faaliyetler ile bazı dayanıklı tüketim kalemlerindeki eğilimler sebebiyle talepteki dengelenme kademeli gerçekleşmiştir. Enflasyon beklentileri bir çok kesim için yıl süresince gerileme eğilimi göstermekle beraber, hedeflerin üstünde seyretmeye devam etmiştir. Bu durum dezenflasyonun hızını sınırlamıştır. Enflasyon beklentilerinde gözlenen iyileşme, para politikasının orta vadeli etkinliğini desteklemiştir. Sadece, beklentilerdeki iyileşme hızının sınırı olan kalması dezenflasyon sürecinin sürekliliği açısından önemini korumuştur. 2025 senesinde mali disiplinin korunması ve para politikası ile sağlanan kuvvetli eşgüdüm, dezenflasyon sürecine mühim katkı elde etmiştir. Bütçe açığının millî gelire oranı yüzde 2,9 olarak gerçekleşmiştir.
Genel olarak değerlendirildiğinde, 2025 senesinde enflasyonun hedefin üstünde gerçekleşmesinde fiyatlama davranışlarındaki katılık, beklentilerin hedeflerle uyumunun sınırı olan kalması ile dönemsel arz şokları etkili olmuştur. Buna karşılık, sıkı parasal duruş, finansal koşullardaki sıkılık ve talep koşullarındaki dengelenme dezenflasyon sürecini desteklemiş; senenin son çeyreğinde enflasyonun ana eğiliminde belirgin bir iyileşme sağlanmıştır.
Fiyat İstikrarını Sağlama Yolunda İzlenmekte Olan Para Politikası Stratejisi TCMB, 2025 yılı süresince para politikası duruşunu, enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilimi ve beklentileri göz önünde bulundurarak dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirlemiştir. Bu çerçevede para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla verilmiştir. TCMB, ocak ve mart aylarında siyaset faizi olan yedi gün vadeli repo ihale faiz oranını toplamda 500 baz puan indirerek yüzde 42,5 seviyesine getirmiştir. Mart ayı ortasında finansal piyasalardaki gelişmelerin enflasyon görünümü açısından oluşturabileceği riskleri sınırlamak için, gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 46’ya yükseltilmiştir. Ek olarak yedi gün vadeli repo ihalelerine bir süre ara verilmiş ve fonlama gecelik borç verme faiz oranından yapılmıştır.
Nisan ayında TCMB, finansal piyasalardaki gelişmelerin enflasyonun ana eğilimi üstündeki etkilerine dikkat çekmiş ve siyaset faizini yüzde 46’ya; gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 49’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 44,5’e yükseltmiştir. Bununla beraber, bir haftalık repo ihalelerine tekrardan başlanacağını duyurmuştur. TCMB, siyaset faizini haziran ayında durağan(durgun) tutmuş, takip eden dönemde ise toplam 800 baz puanlık indirimle 2025 yılı aralık ayı itibarıyla yüzde 38’e düşürmüştür. TCMB, 2026 yılı ocak ayında sınırı olan bir indirim ile siyaset faizini yüzde 37 seviyesine getirmiştir. Piyasa mekanizmasının işlevselliğini çoğaltmak, makro finansal istikrarı güçlendirmek ve parasal aktarım mekanizmasını desteklemek amacıyla TCMB makroihtiyati siyaset uygulamalarına 2025 senesinde da devam etmiştir.
Makroihtiyati siyaset çerçevesinde, kur korumalı mevduat hesaplarının sonlandırılması ve Türk lirası mevduat payının artırılmasına yönelik uygulamalar parasal aktarımı desteklemiştir. Kredi gelişimleri yakından izlenmiş; öngörülen patikadan sapma riskine karşı lüzumlu tedbirler devreye alınmıştır.
TCMB’nin temel amacı fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir. Enflasyon görünümünde belirgin bir bozulma olması hâlinde para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin haricinde gelişmeler olması durumunda ise ilave makroihtiyati adımlar devreye alınacaktır. Enflasyon ve para politikasına dair gelişmeler ile orta vadeli tahminlerimizi kapsamlı bir halde ele alan ve 12 Şubat tarihinde İnternet sitemizde piyasaya çıkan “2026 Enflasyon Raporu-I” ile kısa ve orta vadede enflasyon hedefine ulaşmak için uygulanacak para politikasını daha detaylı olarak açıklayan “2026 Para Politikası” metni ilişikte bilginize sunulmaktadır.”
